Demirel'in 'tartışalım' dedikleri...

Salı günkü yazımda, sayın Demirel'in, Murat Yetkin'le yaptığı söyleşiye değinmiştim. Bugün de o konuyu sürdüreceğim.

Salı günkü yazımda, sayın Demirel'in, Murat Yetkin'le yaptığı söyleşiye değinmiştim. Bugün de o konuyu sürdüreceğim.
Söyleşide benim ilgimi çeken Demirel'in, devletin yönetilemediğini, bunları tartışmadığımızı, sistemin bugün de yetmediğini anlatmasıydı.
Demirel'in sözlerinden bazılarını tekrar okuyalım:
"En önemli unsuru parlamento kararına dayanmadan seçime gidebilmesinde görüyorum", "Türkiye serbest seçimi yapmayı öğrenmiştir. Sıra, temsilde adaleti sağlamaya geldi", "Türkiye'de bütün düşünürlerin devletin daha istikrarlı hale gelmesi için ne yapılması gerektiğini düşünmeleri lazım.
Bu tabloyla çok gidemeyiz."
Evet, 'Bu tabloyla çok gidemeyiz!'
Siyaset adamlarımızın ve aydınlarımızın tasarladıkları ve dillendirdikleri bir 'Türkiye projesi' olmalıdır.
Son yıllarda devletin yeniden yapılanmasını ele alan birçok kitap yayımlandı. Daha dün, Hasan Cemal, "Siyaset kadroları, demokratik istikrar konusuna ne kadar hazırlıklı?" sorusunu bugünkü yazısında cevaplayacağını bildiriyordu. Ben de, bir grup arkadaşla geliştirdiğimiz projemizden bazı bölümleri zaman zaman okuyucularıma yansıtıyorum.
Bireysel çabalar tartışmanın bütün ülkeye yayılmasına yetmez. Demirel'in işaret ettiği böyle bir tartışmayı iktidar partisi ve ana muhalefet partisinin projelerinin açıklanması sağlayabilir. AKP'nin 'acil eylem planı' görevini bitirdi; iktidar partisi şimdi, temel sorunlardan başlayan bir ilkeler demeti açıklayıp tartışmaya açmalıdır.
Oysa AKP, ufak tefek işleri öne çıkarmayı yeğliyor. Dünkü Cumhuriyet'te tanıtılan, Anayasa değişiklik önerisi ihtiyacı karşılamaktan çok uzaktır. Emine Kaplan'ın haberine göre, parti kurullarında Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun hazırladığı, Anayasa'nın 52 maddesinin değişmesini öngören taslak üzerinde çalışılıyormuş.
Haberde açıklanan öneriler, Demirel'in dile getirdiği, daha fazla birlikte gidemeyeceğimiz tabloyu değiştirecek değil, Anayasa'nın az da olsa var olan tutarlılığını bozacak niteliktedir.
Burhan Kuzu, ülke ve toplumun ihtiyacından hareket etmek yerine, partisinin geçici olan durumunu güçlendirmeyi amaçlayarak işe başlamış görünmektedir. Öneride, değişmesi ya da kaldırılması gereken maddeler de bulunmaktadır ancak bugünkü konumuz böyle ufak tefek değişiklikler değildir.
1987'den bu yana 9 kanunla, Anayasa'nın 'Başlangıç' metni ve 60 maddesi değişti, ama ülkemiz Demirel'in deyimiyle 'yönetilemez' olmaktan çıkmadı. İktidar partisi ve onun Anayasa Komisyonu Başkanı artık temel değişim gereği olan konular üzerinde kafa yormalıdır.
Örnek olarak, temel değişim konularından birine, Demirel'in 'Sıra adalete geldi' dediği halkın temsili konusuna bakalım: Milletvekili Seçimi Kanunu'nun, illere düşen milletvekili sayısını hesap yöntemiyle ve yüzde 10 barajla seçilen Meclis halkı temsil etmemekte; oyun yüzde 46'sı Meclis dışında kalmakta, yüzde 36 oyla sandalyelerin yüzde 66'sı alınmaktadır. Böyle bir Meclis'in itibarı ne kadar olabilir?
Yönetim sistemi için ne düşünüyorsunuz? Eğitimden, sağlıktan, altyapıdan eşit yararlanma hakkı nasıl sağlanacak? Tartışılması gereken konulardan sadece bazılarıdır!
Not: Bundan sonra yazılarım, pazartesi ve perşembe günleri yayımlanacak. Bilgilerinize sunarım.