Demokrasi zayıfsa yalanlar artar!

Her yalan demokrasiyi zayıflatmak için ona inanmayanlarca uydurulur; Demokrasi zayıfladıkça yalan uydurmak kolaylaşır.

"En iyi 10 yalan listenizi yaptınız mı?" diye  soran Ezgi Başaran'ı dün herhalde okudunuz;

O'nun çekici ve öğretici yalan listesini özetleyeyim.

İşte yalanlar: "1)Türkan Saylan, Protestan misyoneridir ve PKK’ya öğrenci yetiştirir,  2)Kabataş’ta başörtülü bacımıza saldırdılar,  3)T... ’i PKK öldürmeye çalıştı, 4) Cami’de bira içtiler,  5)PKK ...'e suikast düzenleyecekti, 6) ... ’a suikast düzenlenecekti,  7)Roboski katliamı,8) ....'ın cebinde patlayıcı vardı, 9) .... 'ın elinde molotof vardı, 10)Fatih ve Beyazıt camileri bombalanacaktı... "

Bu yalanlar kamuoyuna duyurulurken açıklanan sözde deliller, her yalan özetinden sonra sıralanıyordu:

"Delil diye ortaya konulan dijital belgelerin sahte olduğu, hiçbir şey bulamadılar, siyasi baskı uygulandı, sürüldü, yine de iddiayı teyid etmedi çünkü öyle bir şey olmamıştı, iddia çöktü,  bu suç ‘olağan şüpheliye’ yıkılmaya çalışılmıştı, ...’in cebinden çıkanın çatapat olduğu görülmüştü, "Aa kumpas’mış, filan" dendi!. "

Her yalandan ve uydurma delilden sonra sonucu özetlemiş sevgili Ezgi: "Soruşturma kapandı, yıllar sonra dava düştü, ortada ne bir soruşturma var, ne kanıtlanmış PKK ilintisi veya planı, yıllar geçti, dava askeri savcılığa sirayet etti, konu kapandı, bu iftirayı atan için soruşturmaya gerek görülmedi."    

Her yalan, kamuoyunda belirli bir algı yaratılmak için uyduruluyordu. Masalı yazan, sahneyi seçen, habercilere yayan ekipler değişiyor; bir süre sonra ortaya çıksın veya çıkmasın, her yalanı Ezgi Başaran, şöyle bir cümle ile bitirmişti."O vakit gereken algı yaratılmış, görev tamamlanmıştı."

Gerçekte, her zaman "gerekli görülen algı" yaratılmamış ama çoğunda geçici bir zaman için halk telaşlandırılmıştır.

Okuyuculara, "Siz de kendi listenizi hazırlayın" tavsiyesinde bulunuyor genç yazar!

Şimdi ben, yaşlanmış hafızamla, kendi yalan listemi hazırlamaya kalksan neler aklıma gelecek kim bilir; bir liste hazırlamaya cesaret edemiyorum doğrusu. Düşünün bir kere, Ezgi'nin 10 yıllık listesinde bu korkunç yalanlar olduğuna göre, benim 60 yıllık listemde neler vardır, ne kadar unutsam herhalde bir yazıya sığdıramam.

Hemen söyleyeyim, 60 yıl geçmiş olsa da, yalan uyduranların yaratıcılıklarında bir gelişme olmadı; hep kaba saba yalan uydurdular! Kaba dediğime bakmayın, ödenen bedel ağırdır; ölümler, yıkımlar, yangınlar ve saire...

6/7 Eylül olaylarını hatırlarsınız, kişisel veya kurumsal suçlusu bulunamadı. On binlerce yurttaşın ekonomik yıkımına neden oldu, vatandan koptu yüz binden fazla insanımız, kafasında bitti o vatan o günlerde, ilk fırsatta gitti. Devlet seyirciydi, siyaset adamı utangaç, hatta suskundu, adeta yoktu!

Ders mi aldık, gerçek suçluyu tanımlayıp bulabildik mi? Hiçbirini yapamadık, hatta yüzleşemedik bile o yalanlarımızla...

Bir başka yalan, 1957 seçimlerinde söylendi: İstanbul'da darbe hazırlığı yapanlar vardı? Sivil ve askeri soruşturma başlatıldı, beş on kişi kısa süreli tutuklandı, muhalefet partisi örgütünden seçilmiş olanlar gece yarıları sorguya alındırlar, benim hatırladığım 38 sanık vardı. Yalanın amacı çıkarılmak istenen antidemokratik yasalara ortam hazırlamaktı; soruşturma darbeye kadar sürdü, bir şey çıkmadı. Ezgi'nin yazdığı gibi, "gereken algı yaratılmak isteniyordu". Ama yaratılamadı istenen algı, tam tersi oldu.

Soruşturmayı, Emniyet Müdürü yapıyordu, hiç bir sorusunun aslı astarı olamazdı.  

Bunun dışında, korkutmak, sindirmek amaçlı, üç beş yalan hatırlıyorum şimdi;  antidemokratik kanunlar için zemin hazırlanmak isteniyordu. .

Darbe sonrasında da, devrilen iktidar mensuplarını küçültmek için uydurulan yalanlar, gençleri yanlarına çekmek için , demokrasi karşıtı darbecilerin uydurduğu yalanlar aklıma geliyor şimdi!

Bu yalanlar geçildi ve darbeden 17 ay sonra yeni anayasayla seçim yapılabildi.

O günlerden bu günlere kadar, halkı bir yerlere çekmek için yalan olaylar sahneye konulmaya devam ediyor. Darbeciler, koalisyon hükümetleri, askerler, güvenlik güçleri yalan haber uydurmaya şöyle veya böyle yardım ediyorlar.

70'lere girerken uydurulan yalanları hatırlayanlar vardır. Benim hatırladıklarımdan biri Dev Genç etrafında uydurulanlardır.

1980'e yaklaşırken yazılan yalanlar çeşitlendi. 1984'te Kürt Hareketinin başlattığı yalan - gerçek yarışı düne kadar sürdü.       

Demokrasi hastalandığında artıyor yalanlar, güçlendiğinde azalıyor.

Her yalan demokrasiyi zayıflatmak için demokrasiye inanmayanlarca uydurulur; değişik sorumlular yalan uyduranların yanında bulunurlar. Demokrasi zayıfladıkça yalan uydurmak kolaylaşır, yaratılmak istenen algı genişler, etkisi derinleşir!

Bugün yok mu; dünkü haber listesine bakın, yalan dediğinizi işaretleyin; bir-iki ay geçince gerçeği görür, kendinizi değerlendirebilirsiniz!