Esad Moskova'da!

"Suriye'deki Rusya'nın", "Dünyadaki Esad'ın" güvenliğini sağlamayı amaçlayan bir sözleşme mi imzalandı.

Dünün Türkiye için çok önemli haberi, Suriye Devlet Başkanı Esad’ın Moskova’da Putin ile görüşmesiydi.

Bu ziyaretin, Esad’ın mı, yoksa Rus tarafının isteğiyle mi kotarıldığı haberden anlaşılmıyor. Ayrıntısı haberden anlaşılmayan tip sorular cevaplanmıyor.  

Böyle bir toplantı, üç yıldan beri yurtdışına çıkmayan Esad’ın inisiyatifiyle mi, yoksa, Suriye’deki girişimlerini bir anlaşmaya bağlama ihtiyacında olan Rusya’nın girişiminin sonucu mu düzenlendiği açık değil.  

Radikal’in Anadolu Ajansı kaynağına dayanan haberi, Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov’un sözleriyle sınırlı.

Esad’ın uçaktan inince doğru Kremlin’e gittiği ve toplantıya katıldığı anlaşılıyor.

Tabii iki taraftan da dışişleri bakanları, asker ve sivil üst düzey yetkililer liderlerinin yanında yer almışlardır.

Haberde görüşmenin saati belirtilmemiş ancak “yeterince uzun” sürdüğü açık olarak bildirilmiş.   

Toplantının genel görüşme başlığı, “Suriye’deki gelişmeler” olduğu özellikle yazılmış. Sonra diğer başlıklar geliyor:

Rusya'nın düzenlediği hava saldırılarının devamı, Esad güçlerinin operasyonları ve "terörle mücadele"deki işbirliği.

Kremlin’in internet sitesinde ise; Esad’ın “Rusya'ya Suriye'deki yardımlarından ötürü teşekkür ettiği ve "Ülkemizi ekonomik ve siyasi olarak yeniden inşa etmek amacıyla birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dediği kaydedilerek, iki liderin toplantı çıkışında söyledikleri birer cümleye yer verilmiş:

Esad: "Elbette her askeri eylemin ardından siyasi adım gelmesi gerektiğini biliyoruz"; Putin: "Askeri operasyonlarda alınan olumlu sonuçların, tüm etnik ve dini gruplarla siyasi güçleri bir araya getirecek uzun dönemli siyasi çözümün temelini oluşturacağız” demiş.  

Haberden anladığımı yazayım:

Rusya, Suriye’deki askeri oluşumunun devletlerarası yazılı bir mutabakata, sözleşmeye bağlanmasını; böyle bir anlaşma varsa bunun yeni durumun gereklerine göre genişletilmesini ve güçlendirilmesini istemesi gayet tabiidir.

Güncel koşullar olupbittileriyle bir ülkeye gelmiş bir devletin, geldiği ülkede daha sonra da kalabilmesi için, elinde “meşru” yetkililerle imzalanmış bir anlaşma bulunması gerekir.

Esad da geleceğini, siyasal bir güçle yapılmış bir belgeyle güvenceye alabilir. Böyle bakınca, Suriye’nin ve Rusya’nın, birbirleriyle görüşmeye ihtiyaçları açıktır.   

Son aylarda Suriye’de, askeri gücünü arttırmış ve hukuken olmasa da fiilen bazı haklar kazanmış olan Rusya’nın varlığını hukuken sağlamlaştırmayı istemesini haklı görenler gibi;  Esad’ın da, devlet başkanlığından ayrılması sonrasında hukuken sorgulanamamasını istemesini haksız bulmayanlar vardır.

Salı akşamı yapılan görüşme iki tarafın bu isteklerini karşılama mutabakatı için yapılmış olamaz mı?

Putin’e Ortadoğu’da esas oyunculardan biri olma ve Esad’a gelecekte yaşama olanağı verecek bu ikili anlaşmayı iki taraf da çantalarına koyarak görüşmeyi bitirmişlerdir sanıyorum. 

 Putin için “Suriye’deki Rusya’nın”, Esad için “dünyadaki Esad’ın” güvenliğini sağlamayı amaçlayan bu sözleşmeden hemen sonra, haberde sayılan iki madde görüşülmüş olmalıdır:  

Biri, “Rusya'nın düzenlediği hava saldırılarının devamı”, ikincisi “Esad güçlerinin operasyonları ve terörle mücadele’deki işbirliği”.

Hava saldırıları maddesine, Esad’ın, Devlete karşı mücadele eden muhalif güçlerin önemli merkezlerinin de hava saldırılarına eklenmesini” istemiş olacağını tahmin ediyorum. Rusya’nın da bu isteğe olumlu baktığını herhalde kimse yadırgamayacaktır.

Görüşmede iki taraf da, uluslar arası kurallara tamamen uygun hava saldırılarının(!) öneminin altını çizmişler, gelecekte de ihtiyaç duyulduğunda, devamına karar vermişlerdir.

Böylece, Orta Asya Türk Devletleri ile Kırım, Ukrayna benzeri Suriye oluşturma yolunda önemli mesafe alınmıştır. 

Mamafih bu görüşme ve hesaplara Batı dünyasını katmalıyız; onların bu hesaba girmeyeceği sanılmamalıdır!