Hangi dosya, hangi masada?

Kürt sorununu, terörle farklı yerlere koyarak düşünmenin, birlikte görmekten daha yararlı olduğuna inanıyorum. Bunları ayrı ayrı düşünme gereğini, önemli gördüğüm için, yazılarımda sıkça tekrarlıyorum.

Kürt sorununu, terörle farklı yerlere koyarak düşünmenin, birlikte görmekten daha yararlı olduğuna inanıyorum. Bunları ayrı ayrı düşünme gereğini, önemli gördüğüm için, yazılarımda sıkça tekrarlıyorum. Geçen hafta sonu olayları, Kürt sorunuyla terör sorununu birlikte düşünenleri çoğalttı.
Devlet güçlerinin; önceden hazırlanıldığı açık olan molotofkokteylli, taşlı sopalı göstericileri yakalaması ve dağıtması; gösteriye gidenlerin bir kasabada halkın saldırısından korunması; göstericilerin Bursa il sınırlarını geçmelerine izin verilmemesini birbirinden ayırmadan tek başlıkta görüyoruz.
Hafta sonundaki olaylar toplumun güvenliğiyle ve huzuruyla ilgilidir. Şiddet içeren gösteri önlenmeli, içermeyenler izlenmelidir.
Dışişleri Bakanı olayları, '3 Ekim öncesi provokasyonu' olarak niteliyor! Ona göre hafta sonu olayları, dışarıdan ve içeriden 'kışkırtma' ile ortaya çıkmıştır.
Toplumsal olayları kışkırtma, tuzak, oyun ve bunlara benzer deyimlerle tanımlamak yanıltıcıdır; kışkırtma vardır ya da yoktur, karşılaştığımız toplumsal yanı ağır basan bir olaydır.
Konuştuğumuz olay, kışkırtma mıdır, değil midir? Olayın bir tarafında terör yandaşları duruyor, bunların kışkırtılmaya ihtiyaçları yok, yıllardır aynı davranış içindedirler, hareketleri için bir neden bulup bağırmakta güçlük çekmezler; bugün de yarın da aynı davranış içinde olanlar bulunacaktır.
Diğer yanda da yerel yöneticiler ve güvenlik güçleri var, toplu hareketler karşısında, anlayışı içinde ve bildiği yöntemle, görevini yapmaktadır.
Toplumsal olaylara, 'kışkırtma' ya da 'oyun' gibi bakmayıp, nesnel bakabilsek belki daha hızlı ilerleyeceğiz. Böyle yorumlamalar, olayın daha belirleyici unsurlarına bakmamızı engelliyor.
İşe ve konumuza dedektif gibi bakmak yerine; terörü güvenlik görevlilerine, Kürt sorununu da siyaset adamlarına bıraksak başarılı olabiliriz gibi geliyor bana! Bunların hiçbiri diğerinin işine karışmamalı, konular da birbirine karıştırılmamalıdır.
Terörle ilişki kurulması, Kürt sorununu esenlikli düşünmemizi engelliyor. Terör çok yakın acıların nedeni olduğu için, mesleği güvenlik olanların dışındakilerin soğukkanlılıkla ele alması zordur. Terör araya girince sağduyu bir taraflara kaçıyor! Kürt konusunu kendi başına düşünebilirsek, akıl ve gerçekleri duygularımızın önüne koyabiliriz.
Güncel olayları Kürt sorunuymuş gibi konuştukça terör olayları düşüncemizi kaplıyor, öncelik alıyor, Kürt sorununun çözümüne değil, terörün sonuçlarına ağırlık veriyoruz.
Terör dosyasında da 'Kürt sorunu' bir alt bölüm olduğu gibi; Kürt sorunu dosyasında da 'Terörün etkileri' bir alt bölüm olarak vardır. Sorun siyaset adamlarının, terör dosyasını ve Kürt sorunu dosyasını, birbiriyle karıştırmadan, ayrı masada açabilme becerisini gösterebilmeleridir.
Kürt sorununu, terör dosyasının bölümlerinden biri olarak ele alırsak, başarılı olamayız. Bunun yerine 'Kürt sorunu' dosyasını açarak, onun içindeki çeşitli bölümleri ele alıp yapacaklarımızı belirlersek, hızla yol alırız. 'Kürt sorunu' dosyasını inceleme ve çözümleme yöntemiyle 'Terör sorunu' dosyasına yaklaşım birbirinden farklıdır. İlki insan hakları ve yönetim konularını kapsar, diğeri güvenlik kurumlarının görevini tanımlar.