İlk güven kaynağımız halkımızdır

Seçimler, geçen perşembe günü Radikal'de yayımlanan araştırma sonuçlarına yakın olarak sonuçlandı.

Seçimler, geçen perşembe günü Radikal'de yayımlanan araştırma sonuçlarına yakın olarak sonuçlandı. Gerçekte, geçen haziran ayı başından beri bu yana yaptığımız altı araştırmada KONDA'nın anketörlerinin, "Yarın seçim olsa hangi partiye oy vereceksiniz?" sorusuna deneklerin verdiği cevaplar ile dün gece sonuçlarını gördüğümüz oylar örtüşmüştür. Bu altı araştırmada, partilere oy vereceğini söyleyen deneklerin oranlarının en azıyla en çoğu arasındaki fark 5'in altındaydı. Bugün artık açıkça ve güvenerek, son iki ayda seçmenlerin oy verme eğiliminde önemli fark olmadığını söyleyebiliriz. Siyaset adamlarımızın ve özellikle siyasal konularda yazı yazanların bu sonucu dikkatle incelemeleri ve unutmamalarının kendilerine yararlı olacağını sanıyorum. Mitingler ve meydanlar da seçmenlerin en çok yüzde 2 ile 5'inin görüşünü değiştirebilmektedir.
Araştırmalar sonuçta, bilime dayalı teknikler kullanılarak yürütülür. Bizim yayınladığımız araştırma sonuçlarını benimle ilgilendirerek yorumlayanlar, teknolojiden, yani bilimden uzaklaştıklarını fark etmemişlerdir. Şüphesiz her araştırmacının uyguladığı kurallar tartışılabilir; yüzlerce insanın katıldığı çalışmalarda sapmalar olabilir. Ancak araştırma sonuçlarının çalışmaya katılanların siyasal görüşleriyle, istekleriyle ve umutlarıyla ilgilendirilmesi birçok yazarımızı yanıltmıştır.
Bu çalışmalara en uzak köyden merkezimize kadar, katkıları olan anketörlerimizin, il ve bölge temsilcilerimizin, bütün çalışma arkadaşlarımın her türlü övgüye layık çalışmalarını yazmama okuyucularımın iznini rica ederim. Gerçekten, birbirine güvenen yüzlerce insan gelişmiş teknikleri aynı standartta uygulamışlardır.
Bir başka söylenmesi gereken gerçek, üst katlarda oturan siyaset adamlarımız arasında görülen veya gösterilmeye çalışılan gerginliğin halk arasında olmadığıdır.
CHP ve MHP'nin, tehlikeler ve korkulara dayalı söylemine seçmen inanmamış, güvenmemiştir. Bu iki partinin liderinin seçmene söylediklerinin çok azına bile inanmış olsaydı, AKP'nin yüzde 35'in üstüne çıkmaması gerekirdi. Muhalefet halkımızın oy verme eğilimini belirleyen gerçek unsurun ekmek parası olduğunu bilmediğini göstermiştir. Oysa seçmenimiz,, oy vereceği partiye karar verirken yüzde 78 oranında "Ekonomik durum ve beklentileri" olduğunu söylemektedir.
Halkımız, hiç şüphe yok, her seçimde olduğu gibi, en doğru kararı vermiştir. AKP'nin önümüzdeki aylarda, bu güvene uygun davranıp davranmaması, AKP'nin başarılı olup olmaması, sorunların altından kalkıp kalkmaması, seçim sonuçlarının halkımızın siyasal nüfuz kabiliyetinin parlaklığını söndürmeyecektir.
Mensubu olduğumuz halkımızın her türlü güvene, özellikle siyasal anlayış ve deneyimine tam anlamıyla güvenebileceğimiz bir kez daha kanıtlanmıştır.
Ülkemizin önemli sorunları vardır. Bu sorunlar, siyaset adamlarımızın bilgisi, feraseti, çalışması ve doğru politikalarla çözülebilir. AKP'nin başarısı, yeni hedefler ve yeni politikalar belirlemesine ve bunlara halkı
inandırmasına bağlıdır. Diğer taraftan çağdaş, demokrat ve halkla haşır neşir olan bir muhalefet partisine ihtiyaç sürmektedir. Bu önümüzdeki günlerin başlıca konusudur.
Özetle, halk işini başarıyla bitirmiştir; sıra yeniden siyaset adamında...