Kamu yönetimi ve CHP

Dün Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, gazetecilere 'kamu yönetimi temel kanun tasarısı'nı (KYT) anlattı.

Dün Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, gazetecilere 'kamu yönetimi temel kanun tasarısı'nı (KYT) anlattı. Sayın Dinçer'i Bilgi Üniversitesi'ndeki çalışma toplantısında ve geçen cumartesi de, Marmara Üniversitesi Mezunlar Derneği'nin sempozyumunda dinlemiştim.
Dün söylediklerinde, benim için önemli olan, bir hafta içinde KYT'nin Meclis'e sunulacağıydı. Bu tip reform girişimleri, her aşamasında geri dönme tehdidiyle karşı karşıyadır, Meclis'e sunulması bir aşamanın geçilmesini göstermesi bakımından önemlidir. 1920 sonrasının, İdare-i Kurâ ve Nevahî Kanun Lâyihası gibi, komisyondan geçip Meclis'te, hem de harp sırasında, iki yıl görüşüldükten sonra tarihe gömülen tasarılar da vardır; 1946 ve 1961 sonrasındaki çalışmalar gibi, çeşitli engel ve bahanelerle Meclis'e bile varamayanlar da...
Dinçer'in söylediğine göre, KYT, Meclis'e varmak üzeredir. Reform yolunda bir aşama geçildiği gibi, tasarının Meclis'te görüşülmeye başlamasıyla, halkın konuyu daha iyi tanıması sağlanacak, tartışma geçiş kesimlere yaygınlaşacaktır.
Marmara Üniversitesi Mezunları Derneği'nin düzenlediği, ilgi azalmadan yedi saat süren sempozyumda, Ömer Dinçer'den sonra CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen konuştu. Söylediklerinden bir kısmının, CHP'nin görüşü olabileceğine ihtimal vermediğimden, kendi adına mı, partisi adına mı konuştuğunu sordum; cevabı, "Evet, CHP adına konuşuyorum" oldu! Bir toplantı sırasında, söylenmek istenenle anlaşılan arasında fark olabilir; yanlış anlamış, yanlış düşünüyor olabilirim. Zaten şimdi amacım, Öymen'in söylediklerini tartışmak değil; kamu yönetiminin yeniden yapılanması ve tasarı hakkında CHP'nin görüşlerinin pek bilinmediğine işaret etmek istiyorum.
Önümüzdeki hafta içinde KYT, Meclis'e geldiğinde, CHP'nin politika önerilerini geç de olsa herhalde öğrenebileceğiz. Ben CHP'nin kamu yönetimi politikalarına çok önem veriyorum. Çünkü, bu görüşler tartışmanın genişlemesini sağlayabilir ve sınırlarını belirleyebilir; daha doğrusu ben, bu tartışmalarda CHP'nin belirleyici, olmasını istiyorum.
Tabii bir politikanın belirleyiciliğini ve tanımlayıcılığını yalnızca açıklayanın adı değil, içeriği sağlar. 80 yıllık ömrünün önemli bir kesiminde CHP, ülkenin ve halkın hedeflerini tanımlamış ve belirlemiştir. CHP bugün de, peşinden koşulan görüşlerin ve politikaların sahibi olmalıdır!
Son yıllarda CHP, halkın hedeflerini belirleyemediği için herkes, sol partiler üzerine kuram ve görüş geliştirmeye, CHP'nin niteliğini anlamaya çalışıyor. Oysa halkın aradığı sol-sağ değildir; halk bugün 2004 için hedef aramakta, o hedeflere giden yolları ve o yollarda kullanılacak araçları görmek istemektedir.
CHP'nin bu hedefleri, yolları ve araçları söylemesi için, önce bunlara ihtiyaç duyması; ihtiyacını düşünmeye başlaması, düşüncelerini örgütüyle paylaşması, sonra bulacağı tutarlı politikaları halkına söylemesi, yaygınlaştırması gerekir.
Bugünkü CHP, halkın aradığı yol üzerinde mi? Halkı bu yollara ikna edecek durumda mı? Önümüzdeki hafta, KYT üzerine söylediklerini anlayınca, 'Bu yol üzerinde mi?' sorusunu cevaplayabileceğiz; gerisini konuşmak kolay, sonra tartışırız!