Kanun yapımında özensizlik

Kanun yapıcılarımızın özensiz çalışmalarına bir örnek vereceğim. Geçen hafta sonunda Resmi Gazete'de yayımlanan İstatistik Kanunu'nda teknik bir hata gördüm.

Kanun yapıcılarımızın özensiz çalışmalarına bir örnek vereceğim. Geçen hafta sonunda Resmi Gazete'de yayımlanan İstatistik Kanunu'nda teknik bir hata gördüm. Nedeni belli bu hata öğreticiydi; anlatmaya çalışayım:
Cumhurbaşkanı, 3 Temmuz'da Meclis'te kabul edilen İstatistik Kanunu'nun 45 ve 56'ncı maddelerini Anayasa'ya aykırı bularak Meclis'e geri gönde 'aynen iade' yolu seçildi ve maddelerde hiç değişiklik yapmadan 10 Kasım'da kanunlaştı. Cumhurbaşkanı'nın zorunlu olarak imzaladığı Kanun, 18 Kasım'da yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Şimdi bu kanunun geçici 10'uncu maddesini okuyalım: "7.12.2004 tarihli ve 5272 sayılı Belediye Kanununun 12'nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen ... ikametgâha dayalı nüfus kayıt sisteminin kurulmasına kadar ertelenir. Ancak, aynı kanunun 8'inci maddesi hükümleri doğrultusunda işlem yapılması halinde 2000 Genel Nüfus Sayımı sonuçları esas alınır."
Oysa bu maddede sözü edilen 5272 sayılı kanun, İstatistik Kanunu'nun kabul edildiği gün yürürlükte değildi. Yani geçen hafta yürürlüğe giren bir kanunun bir maddesiyle, yürürlükte olmayan bir kanuna gönderme yapılıyordu.
Meclis Komisyonu'ndan ve Genel Kuruldan, tasarı metni aynen korunarak geçen bu maddede gönderme yapılan 5272 sayılı kanun, geçen temmuzun 3'ünde kabul edilen 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 85'inci maddesinin 'f' fıkrasıyla yürürlükten kaldırılmıştı. Bu kanun 13 Temmuz'da yayımlanarak yürürlüğe girmişti.
Sanılabilir ki, Cumhurbaşkanı İstatistik Kanunu'nu geçen temmuzda iade etmeyip yayımlasaydı bu hata olmayacaktı. Cumhurbaşkanı iade etmeseydi de yürürlükten kalkmış bir kanuna gönderme yapma hatası sürecekti. Çünkü İstatistik Kanunu'nun ilk biçiminde de, aynı gün (3 Temmuz) yürürlükten kaldırılan bir kanuna gönderme yapılıyordu.
Yürürlükten kaldırılan 5272 sayılı kanunun, İstatistik Kanunu'yla gönderme yapılan 12'nci maddesinin aynı olan bir madde, şimdi 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun içinde ve yine 12'nci madde olarak yürürlüktedir.
Böyle olması hatayı ve İstatistik Kanunu'nun geçici 10'uncu maddesinin geçersizliğini ortadan kaldırmaz. Bu geçici madde ve onun atıf yaptığı Belediye Kanunu'nun 12'inci maddesindeki hüküm (belediyelerin nüfus büyüklüğü ile ilgili hususlar) bugün boşlukta kalmıştır. Herhalde bir yasa maddesiyle durum düzeltilecektir.
Benzer hatalar hiçbir durumda olmaz ya da bu bir skandaldır demiyorum; Devlet teşkilatımızda ve siyasal kurumlarımızda teknik hataları önleyecek birimlerin özensizliğine işaret etmek istiyorum: Tasarıların incelenmesi, Başbakanlık ve TBMM'de aynı adla anılan Kanunlar ve Kararlar Daire Başkanlıklarının görevleri arasındadır. İktidar ve muhalefet partilerinin grup yönetim örgütleri vardır. Bu birim ve örgütlerde çalışan dikkatli bir memur bu hatayı önleyebilirdi, önlemeliydi.
Ayrıca partilerde, ayrıntıları önemseyen, metinleri didik didik edip inceleyen milletvekilleri vardır, olmalıdır. Kamuoyunun pek tanımadığı ancak liderlerin saygıyla izlediği bu milletvekillerinin günümüzde azaldığı anlaşılıyor.
Bu örnek bana, kanun yapma sürecinde özensizliğin eskiye göre arttığını gösterdi. İstatistik Kanunu'nu bir başka yazıda ele alacağım.