Kürt ve terör sorunları çoook farklıdır!

Hakkı (Devrim) bey, Başbakan'ın Kürt meselesi lafını 'ağız dolusu söyleyişi' hakkında, salı günkü 18 gazetede tam 50 yazı ve haberi taramış, bulduğu sonucu şöyle açıklıyor...

Hakkı (Devrim) bey, Başbakan'ın Kürt meselesi lafını 'ağız dolusu söyleyişi' hakkında, salı günkü 18 gazetede tam 50 yazı ve haberi taramış, bulduğu sonucu şöyle açıklıyor:
"Kürt meselesi denince deneklerim kesin üç dilime ayrılmış: 1. Tamam, doğru adı bu, diyenler (17 yazı); 2. Güneydoğu meselesi demeyi tercih ederim, diyenler (gene 17 yazı); 3. Öncelikle terör meselesi demekte ısrar edenler (16 yazı)" (Radikal, 17 Ağustos).
Karmaşa, hepimizin farklı farklı tanımladığımız sorunları aynı başlık altında konuşmamızdan çıkıyor. Siyaset adamları, yazarlar, bilim adamları arasında, Kürt sorunuyla terör sorununu karıştırarak konuşanlar çoğunlukta.
Ben, günümüzün 'Kürt', 'Güneydoğu', 'terör' sorunlarını aynı şeymiş gibi, birbirine karıştırarak konuşmanın, birçok yanlışlık nedeni olduğuna inanıyorum.
Bu sorunlar birbirini etkileyen ama birbirinden farklı konulardır. Bir örnek vereyim: Yükseköğretim sorunu ile üniversite yerleştirme sınavı sorunu, birbirini etkileyen, ama her bakımdan birbirinden farklı sorunlardır. Bunlar aynı raporun içinde, aynı konferansta ele alınırsa, ikisi birden çorbanın içinde kaybolur giderler; ayrı ayrı incelendiğinde, birbirine etkileri dahil, her şey daha doğru anlaşılır.
Bunun gibi, eğer 'Kürt', 'Güneydoğu', 'terör' sorunlarını birlikte düşünürseniz, hiçbirinin çaresini bulamazsınız; tanıyamazsınız ki, çözümünü bulasınız!
Salı günü, partisinin feshedileceğini açıklayan DEHAP Başkanı Tuncer Bakırhan, "Bu sorunun muhatabı Demokratik Kürt Hareketi'dir" derken aklındaki sorun, hangi sorundur dersiniz? (Radikal, 17 Ağustos) Sayın Bakırhan terör sorununun muhatabından mı, yoksa Kürt sorununun muhatabından mı bahsediyor? Acaba o da ikisini birlikte mi düşünüyor?
Günümüzdeki Kürt ve terör sorunlarının tek muhatabı var mıdır? Terör ve Kürt sorunlarının nedenleri, failleri, sorumluları, değişkenleri, kanunları birbirinden çok, ama çoook farklıdır. Terör ve Kürt sorunlarını birbirinden ayırmazsak, yarın Brüksel'de yapılacağı bildirilen açıklamanın sahipleri kafaları karıştırmaya devam ederler!
Sorunları aynı şeymiş gibi düşünmenin bir örneğini dünkü Hürriyette, Uğur Ergan'ın haberinde okuduk:
"MGK'nın 23 Ağustos'ta yapılacak toplantısına asker kanadın sunacağı PKK terörüyle ilgili (...) dosyadaki önemli başlıklar şunlar: Yasal eksiklikler terörle mücadeleyi olumsuz yönde etkiliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki sorunlardan 'Kürt sorunu' diye bahsedilmesi, yanlış anlamalara yol açtı. (...) Bölgedeki sorunlar etnisiteye değil, ekonomik ve sosyal sorunlara dayanıyor."
Bu haber doğruysa, vahim bir hata yapılmak üzeredir! 'PKK ve terör' başlıklı dosyada sadece terör ele alınmalı; eğer Kürt sorununun da MGK toplantısında görüşülmesi isteniyorsa, ayrı bir 'Kürt Sorunu Dosyası' hazırlanmalıdır.
İki farklı dosya kararı verilirse; bunları hazırlamakla görevlendirilecek uzmanlardan başlayarak, sonuç kısmında yazılanlara kadar birçok şeyin farklı olduğu apaçık görülecektir. Bu yapıldığında ordumuz, ülkemizde pek çok doğru adımın atılmasında öncülük ettiği gibi, Kürt ve terör sorunlarında da doğru yolu göstermiş olacaktır.