Mali yönetimin geleceği

Devletin parasının nasıl toplanıp kullanılacağını düzenleyen 'Kamu Mali</br>Yönetimi ve Kontrol Kanunu' (KMYK), dünkü Resmi Gazete'de yayımlandı.

Devletin parasının nasıl toplanıp kullanılacağını düzenleyen 'Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu' (KMYK), dünkü Resmi Gazete'de yayımlandı.
'Yayımlandı ve yürürlüğe girdi' diyemiyorum, çünkü geçici maddelerle birlikte 97 madde olan kanunun, 'yayımıyla birlikte' yürürlüğe giren maddesinin sayısı 16; diğer maddeler 2005 yılı başında geçerlilik kazanacak. Kanunun getirdiği yeni düzenlemeler, örgütlenmeler ve hazırlıklar dört yıl içinde bitirilecek, yeni kurallar bütünüyle 2007 yılı sonunda uygulanmaya başlayacaktır.
KMYK'nın amacı, devletle yurttaş ilişkilerinde çok önemli yer tutan vergi toplama ve devlete iş yapanlara para ödeme, denetleme, raporlama, açıklama işlerinin yeniden düzenlenmesidir.
Bu tip yasaların kaderini 'geçici maddeler' belirler. Mevcuttan yeni düzene geçiş bu maddelerle sağlanır. KMYK'nda da, neyin ne zaman kurulacağı, yeni mevkilere ne zaman, kimin nasıl tayin edileceğini düzenleyen 14 geçici madde bulunmaktadır. Önümüzdeki üç-dört yılda yeni sistem bu geçici maddelerle kurulacaktır. Bunlar çalışmaz ve yeni kanuna ihtiyaç duyulursa, kurulmaya çalışılan sistem yaralanır ve yozlaşma başlar. Sonuçta hedef alınan yere değil, farklı yerlere varılır; yeni oldu bittilerle oluşan yozlaşmış sistem eskisinden daha sorunlu olur.
Devlet personeli, yükseköğretim, sosyal güvenlik kurumlarının başına gelenler, kuruluş kanunlarındaki 'geçici' maddelerin yeterli görülmemesi üzerine yeni kanunlar çıkarılmasından doğmuştur. Kanunları çıkaran iktidarın değişmesinden yararlanan bürokrasi, yeni kanuna zorunlu olmayan maddelerin konulmasını sağlamıştır. Bu kurumların başlangıç amaçlarından
kopmuş olmalarının başlıca nedeni, uygulamaya geçiş sürecinde ana kanunlarında yapılan değişikliklerdir. KMYK'nın böyle bir sonuçla karşılaşmaması, Maliye Bakanı'nın azmine ve iradesine bağlıdır.
Diğer bir konu, yerel yönetimlerin (Kanun 'Mahalli İdare' tamlamasını kullanmış) bu kanun kapsamına alınmış olmasıdır. Yerel yönetimlerde, mali yönetimin ve muhasebe işlemlerinin, merkezi yönetimdeki kurallarla yönetilmesi mümkün müdür? Nüfusu 10 milyon olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mali yönetimi ve mali sistemiyle, nüfusu 3 bin olan bir belediyenin parasal işlemleri aynı olamaz. KMYK'daki kuralların pek çoğunun yerel yönetimlerimiz tarafından uygulanamayacağı bellidir.
Merkezi yönetimle yerel yönetimin yapısal ve büyüklük farkı olmasa bile, yerel yönetimlerde mali yönetim ve muhasebenin düzenlenmesine, 'yerinden yönetim' ilkesi belirlenerek başlanabilir. Önce 'Yerel yönetimlerdeki yürütme birimi, başkanı kimden para alacak, kimin parasını kullanacak ve kime karşı nasıl sorumlu olacak?' sorusuna cevap aramalıyız.
Anayasa değiştirilerek, yerel yönetimler merkezin vesayetinin dışına çıkarılmalı, vergisini salabilmeli ve toplayabilmeli, hesabını da seçmenlerine vermelidir. Merkezi yönetimden alınan borçlar, kullanılan kaynaklar bakımından da merkezi idareye karşı nasıl sorumlu olacağını merkezi yönetim düzenlemelidir. Eğer bugünkü Anayasa'ya teslim olunacaksa, yerel yönetimlerin mali yönetimi ayrı bir kanunla düzenlenmeliydi.
Bence KMYK'ya yerel yönetimlerin katılması doğru olmamıştır ve korkarım, sistemin özünü zedeleyecek zorlamalara ve değişikliklere neden olacaktır.