Marmaray ikmale kaldı

Halk Marmaray'da ne olup bittiğini, sorunların nasıl düzeleceğini öğrenmek istiyor.

Dün yine Marmaray’da duraklamalar oldu, içerde çekilen filmler ve yolcuların sözleri internete düştü.
Okullarda ikmale kalmayı herkes bilir; bence Marmaray projesi “ikmale kalmıştır”! Bakanlık veya TCDD değil, Marmaray proje olarak tamamlanmamış, sınıf geçememiştir. İşletmeye alınması için ikmale kaldığını kabul etmesi ve ikmal sınavını başarıyla geçmesi gerekmektedir.

Bir önceki yazımda (31 Ekim) özetle şunları yazmıştım:
“Dünya ölçüsünde göz kamaştıran büyük bir mühendislik projesi işletmeye açılmış; Boğaz ilk kez deniz altından demiryolu tüneliyle geçilmeye başlanmıştır… Marmaray, her konu gibi, tadı kaçırılan kutuplaşmanın sarmalına alınmak isteniyordu. TMMOB’nin ölçüyü kaçırarak yaptığı risk uyarısında Projeye, ‘cinayet’ demesi doğru olmamıştır.”
Yazımdaki TMMOB eleştirisinin tam haklı olmadığı görülüyor; özellikle denemelerin eksik senaryolarla başlanmasına dikkat çekilmesinin doğruluğu artık anlaşıldı.

Trenlerin hafta sonu duraklamaları ve yolcuların yakınmaları, şu iki gerçeği ortaya koydu:
1/Marmaray, eksik senaryolarla hazırlanan deneme sürüşlerine güvenilerek ve standart testler bitirilmeden, siyasal kararla işletmeye açılmıştır. 2/ Ücretsiz işletme döneminde, vagonlara binen ve inen sayısı denetlenmeden trenler hareket etmektedir!
Dün bir istasyon görevlisi, Başbakan’ın açıklamasını “İmdat freni hassas bir konudur” diyerek tekrarlıyordu. Videoda, geçiş kontrol sistemlerinin çalıştırılmadığı ve trenlere yolcu sayısı bilinmeden çok sayıda yolcu bindiği açıktı. Görevliler, günde 300 binin üzerinde yolcu taşındığını, bir kişinin on kez bindiğini yine söylediler.

Beş günden beri, işletme sorumlusu kurumun (hangisi olduğu pek açık bilinmeyen TCDD’nin, Ulaştırma Bakanlığı’nın veya büyükşehir metro işletmesinin) ciddi bir açıklamasını okumadım.

Duraklamaların görünen nedeni ve bu nedenin sistemin bütününe etkisi neydi? Kimse umursamıyor gibi, susuyor!
Kurumların bir sözcüsü yok, herkes ‘yukardan’ bir ses bekliyor. Yukardan gelecek bilgi siyasal olur, oysa halkın beklentisi arızaların, duraklamaların veya işletme hatalarının teknik açıklamasıdır.

Örneğin, imdat freni butonuna basılması konusu; her trende çekilen o kol var ve her trende yanlış kullanım olabilir! Sorun şimdiye kadar çözülmeliydi. Dün saat 15 sıralarında, Enis Tayman’ın, ‘her vagona, imdat kolunu çekenleri yakalamak üzere iki görevli konulmaya başlandığı’ haberi Radikal İnternet’e girdi. Bunun çözüme ne kadar yararı olacağı yakında anlaşılacaktır.

Veya günde 300 bin kişinin taşınması sorunu. Trenlerin taşıma gücü bu kadar yolcuyu taşımaya yetmiyorsa, sayı fazlaysa, memurların gözü önünde trenleri kaldırmayın! Binen yolcu sayısının fazlalığı da her gün duraklamayı açıklamıyor.

Sorumlusu hangi kurumsa ve onun sözcüsü kimse, halka sorunların nedenleri açıklanmalıdır. Halk ve teknik kişiler için ayrı ayrı ayrıntıda, geniş bilgilendirme programı uygulanmalıdır.

Projenin sahibi olan halk; ne olup bittiğini, sorunun nasıl düzeleceğini öğrenmek ister. Yalnız halkın değil, bundan sonraki projeler için de bu bilgiye ihtiyaç vardır.

Evet, Marmaray ikmale kaldı, niçin ikmale kaldığını, neleri eksik bıraktığını, neleri tamamlayabileceğini, neleri tamamlamaya gücünün ve zamanın yetmeyeceğini halk bilmek istiyor.

Eksiklerin halka ait özelliklerin sonucu mu oluştuğunu ya da bir iki kişinin veya yöneten kuruma ait ihmaller olmadığını halk bilmelidir! Evet proje, malzeme, imalat … her neyse; halka ait geçici veya kalıcı özelliklerden mi, yoksa kişisel veya genel karakterimizden mi bahsediyoruz. Bunları bilmemiz gerekir.

Bu soruların cevabını, yöneticiler ve siyaset adamları herhalde biliyorlar ama söylemiyorlar! Bakan veya TCDD Genel Müdürü halkın bilgilendirilmesinden sanki sorumlu değil!