Meclis, Siyasal Düzenleme Planı'na karşı çıkamadı

Ak Parti Grubu liderine bağımlılığını ilan etti ve Meclis Erdoğan'ın planına karşı çıkamadı.

Dün Meclis olağanüstü bir fırsatı Kaçırdı.

CHP’nin daveti üzerine toplanan Meclis, demokratik sayasal hayatın otoriterlik yönünde yeniden düzenlenme girişimi bir ölçüde durdurulabilirdi.

Asıl kararı, önümüzdeki aylarda, muhtemelen Kasım ayında seçimde halk verecek, o seçimin sonucu, Türkiye’nin yönünü belirleyecek.

Benim inancım, Ak Parti'yi elinde tutanlar gibi değildir; önümüzdeki seçimde, bugün açık seçik ortaya dökülmüş olan, Sayın Erdoğan’ın planı seçmenler tarafından kabul edilmeyecek ve Ak Parti mağlub olacaktır.

1957 yılında sanıyorum, İnönü’nün, “Milletimiz, Güney Kore halkından daha az onurlu değildir” anlamına bir sözü vardı. Türkiye seçmeni 1950’den bu yana aldatıcı propagandanın etkisinde kalmamıştır; bu sefer de kalmayacaktır.

Dün Meclis'te HDP adına konuşan Osman Baydemir, söylenmesi gerekenleri, haklılığının gücüyle dile getirdi. Hitabetine hayran kaldım.

Onun konuşmasından bazı cümleleri dinlemeyenler için yazıma ekleyerek, Meclis'te neyin konuşulduğunun özetini anlatmak istiyorum:

“Çatışmasızlık ortamının kıymetinin ne kadar değerli olduğunu herhâlde bugün hep beraber daha iyi idrak edebiliyoruz. O hâlde yapmamız gereken tek şey, bir daha toprağa tek bir canımızın düşmeyeceği bir ortak idareyi bugün burada yaşama geçirebilmektir.

“Cumhuriyet tarihimiz boyunca yaşamış olduğumuz en büyük siyasi gelişme, 2013 Nevroz’uyla, Sayın Öcalan'ın barış manifestosuyla, deklarasyonuyla başlayan süreçtir.

“Açık ve net ifade etmek gerekirse, hükümet bir kez daha 1993'lerin ve hatta cumhuriyet tarihindeki diğer hükümetlerin refleksine, devlet refleksine geri döndü ve o geri dönüş, bir kez daha şiddeti toplumsal yaşamımızın bir parçası hâline dönüştürmek, … bir milliyetçi dalga yaratarak HDP'nin baraj altında bırakılması politikasını devreye koydu.

“Her şeyden önce iktidar olma uğruna, tek başına iktidar olma uğruna bugün Türkiye'nin dört bir yanına cenazelerin bir kez daha gitme tehlikesiyle karşı karşıyayız.

“Burada grubumun ve şahsımın amacı, savaş isteyenlerin restine restle karşılık vermek değildir.

“8 Haziran sabahından itibaren derdest edilen plan tek başına iktidar olunmadığı için ülke bir savaş sath-ı mailine çekiliyor.

“Bugün içerisinde bulunduğumuz pratiğin de kendisi, barışa suikast girişimidir, birlikte yaşama arzumuza suikast girişimidir.

“Benim buradaki hitabım daha çok sizlerin, vicdan sahibi olan siz saygıdeğer vekillerin vicdanınadır.

 “Eğer bugün başta AKP Grubu olmak üzere bu Meclis "evet" derse, Kırk sekiz saat içerisinde tek bir insanımızın hayatını yitirmeyeceği bir zemini yaratırız biz

“Gelin, bu Meclis'te öncelikli olarak, bütün saldırıların arka planını açığa çıkaracak bir Meclis araştırma komisyonunu kuralım.

“İkinci adım olarak, hiç zaman kaybetmeksizin, bir kez daha 2013-2014 ruhuna, çözüm süreci perspektifine geri dönüş için İmralı'ya uygulanan tecridi ortadan kaldıralım.

“Bizler HDP olarak, bütün Türkiye halkı bilsin ki, 78 milyonun barış içerisinde, eşitlik içerisinde, özgürlük içerisinde bir arada yaşaması için asla ve kata zalime, zalimin zulmüne teslim olmayacağız. Burada kalacağımız son saniyeye kadar duruşumuz özgürlükçü bir duruş olacak; çabamız birlikte yaşam çabası ve dilimiz barış dili olacak.

“Gelin bu, ülkeyi karanlığa sevk edecek politikalardan bir kez daha vazgeçilmek üzere hükümetin iradesini oluşturmanın çabası içerisine girelim.”

Ak Parti adına Adıyaman Kahta doğumlu Grup Başkan Vekili Ahmet Aydın konuştu. Kürt olduğunu söylemeyi ihmal etmeyen Aydın, Sayın Erdoğan’ın planından da, Baydemir’in davetinden de hiç bahsetmedi.

Dünkü Meclis'te iki hazin olay izledim, 1/Ak Parti Grubu, liderine bağımlılığını ilan etti. 2/Meclis, Erdoğan’ın planına karşı çıkamadı.

Dün ne yaptıklarını bir gün idrak ettiklerinde, çekecekleri acıya umarım dayanabilirler!