Muhalefetten bir umut mu?

Bütçe görüşmeleri dün başladı. </br>Bakan Unakıtan'ı, Anavatan Partisi Başkanı Erkan Mumcu'yu televizyondan izledim.

Bütçe görüşmeleri dün başladı.
Bakan Unakıtan'ı, Anavatan Partisi Başkanı Erkan Mumcu'yu televizyondan izledim. Yazıma Baykal kürsüye çıktığı dakikalarda başladım; ilk 10 dakikasında yenilik yoktu.
Bakan ve Mumcu'nun konuşmalarına bağlı değerlendirmemin özetini başta söyleyeyim: Beklediğimi dinledim ve olması gerekeni bulamadım, ama Erkan Mumcu bir umut ışığı yaktı.
Beklediğim, Maliye Bakanı'nın memurların hazırladığı metni araya mizah katarak okuması; parti liderlerinin de, iktidar politikalarını kelimeler ve sayıları çekiştirerek eleştirmesiydi.
Bakan Unakıtan sosyal yardımlardan bahsederken basılı konuşma metnini bırakıp, laf atan muhalefete, "Yoksullara yardımı bile tenkit edenlerden bu millete ne fayda gelecek ya..." diye seslendi. Bu sözler bakanın eleştirilere vereceği cevabın renkli olacağını gösteriyordu.
Erkan Mumcu, doğru cümleler kurarak etkili konuştu: İktidar, IMF ve Dünya Bankası'nın para babalarının çok kazanması için hazırladığı programı uygulamaktaydı, ama milli iradenin verdiği düzeni değiştirme görevini yapmıyordu. Göstergeler yurttaşın cebine yansımamıştır, kalkınma sayıları inandırıcı değildir.
Mumcu sordu ve cevapladı: İstikrar kime yarıyor? Para babalarına. Neymiş mali disiplin? Vatandaşı zincirli köleliğe bağlayan anestezi!
Sözlerinin sonunda Anavatan lideri, bütçe görüşmeleri kapanırken kendilerinin ekonomik projelerini ve politikalarını anlatacağını söyledi ve başka konularda da takındığı meydan okuma tavrını takınarak ekledi: "Vizyonu olan varsa kürsüye gelsin!" Herhalde Baykal'ı programını açıklamaya davet ediyordu.
Maliye Bakanı'nın teknik hazırlığı okuması, muhalefetin de polemik yapması, siyasal hayatımızın gelişen bir alışkanlığıdır.
Öncelikle değişmesi gerekenlerden biri de bu alışkanlıktır; bütçe görüşmelerinde artık geleceği konuşmaya başlamalıyız.
Bana göre bütçe görüşmelerinde olması gereken, Maliye Bakanı'nın önümüzdeki yılın sorunlarını gizlemeden sunması; muhalefetin de iktidar karşıtı ekonomik ve toplumsal politikalarını anlatmasıydı.
Açılıştaki konuşmasının içeriği daha çok polemiğe dönük olan Mumcu vaadini tutar ve büyük projesini bütçenin sonunda anlatırsa önemli bir gelenek başlatılmış olacaktır. Sözlerinden, iktidara geldiklerinde neyi nasıl yapacaklarını bütçede görülen kaynaklarla ilgilendirerek anlatacağını anladım.
Eğer Mumcu, bu vaadini yerine getirir, ülkemizin sorunlarının tanısıyla kalmayıp, çözüm projelerini tutarlı biçimde Meclis kürsüsünden halka sunarsa, çok önemli bir eksiğimiz giderilme yoluna girilecektir. Böylece, seçmen oyunu, iktidarın işleri kadar muhalefetin programını da tartarak belirlemeye başlayacaktır.
Bu yol açılırsa, en az 30 yıllık bir özlemim karşılanacaktır. Ben Mumcu'nun kapanış konuşmasını gerçekten merak ve heyecanla bekleyeceğim. Düş kırıklığına uğramamak istiyorum.
Beklentimin ölçülerini yazayım da sonra mızıkçılık yapmış olmayayım: Mumcu, Anavatan 2006 başında iktidar olsa, neyi, nasıl yapacağını, olmayan kaynakları varsaymadan, tutarlı biçimde ve tek anlama gelecek kelimelerle anlatmalıdır. Bir başka ölçü, projelerinde kapsam birliği olmalı, yani sağlık ele alınıp eğitim göz ardı edilmemeli; örneğin savunma ve çevre konularının maliyetlerinin bilindiğine, hiç değilse, işaret edilmelidir.