Nüfusumuzda gelişmeler

Son sayım sonuçları, bu illerimize diğer illerden gelenlerin sayısının giderek azalmakta olduğu işaretini vermektedir.

Yıl sonu nüfusumuz, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine dayanarak açıklandı. İki yıl içinde kurulan altyapıyla alınan ilk sonuçlar 2007’ye aitti. Şimdi elimizde 6 yıllık sonuçlar var.

1980’li yıllara kadar kabul edilebilir hatalarla sayım yapılabilmiş; 1990 ile 2007 arasında nüfusumuzu saydığımızı söyleyemeyiz!
Belediyelere merkezden yapılan yardımlar ve istikrarsızlık sonucu 1980 sonrası nüfus sayılarında güvenilmez sonuçlarla karşılaşılmıştır.
Nüfus sayıları, ülkemizdeki yaşam kalitesi, refah ve kalkınma bakımından önemli göstergedir. Her yılın ocak ayı sonlarında nüfus sayılarının değerlendirilmesi yararlıdır.

Son TÜİK sonuçları açıklandığı gün ‘nüfus artış hızının azaldığına dikkat çeken’ Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, doğumu teşvik etmeyi düşündüklerini söyledi. Sayın Yılmaz’ın binde 12.1 olan yıllık artış hızını az bulduğu anlaşılıyor.

Vardığımız artış hızı az mıdır, kabul edilebilir bir değer midir?

Ortalama nüfus artış hızı, büyümemizi de belirleyen önemli bir göstergedir. Ortanca yaş, ortalama yaşam süresi, bebek ölüm hızı, ölüm hızı gibi göstergeler de birbirine bağlı ve birbirinin sonucu olan diğer göstergeler de kullanılmaktadır.

Bir ülkede gelir arttıkça yaşam süresi uzar, yıllık ortalama nüfus artış oranı düşer, yaşlı nüfus artar. Avrupa ülkelerinde ve ABD’de yaşam süresi bizden uzun, doğum hızı ve nüfus artış hızı bizden düşük; gelişmemiş ülkelerde de bizden yüksektir. Bu göstergelerden üçünün Türkiye değerleri, karşılaştırma tablosunda görülmektedir.

Başbakan’ın üç çocuk tavsiyesi ciddi ise üzerinde daha çok çalışılmalıdır. Sayın Erdoğan’ın önerisi, bugünkü nüfus artış hızını binde 12’den 15-17’ye çeker. Bunu kabul ettiğimizde, 30 yıl sonra nüfusumuz 110 milyonun üzerine çıkar ama kişi başına milli gelirimiz ne olur? Nasıl olur?
Ortalama nüfus artış oranını, bugünkü ortalama Avrupa hızına düşüreceğimizi varsaysak bile, 2042 yılında nüfusumuz 90 milyonu geçecektir.
Benim kanım Türkiye’nin, ortalama nüfus artış hızını binde 6 ile 8 arasında koruyacak politikalar üretmesidir. Açıkçası, bu öneri çok laf kaldırır!

Nüfus sayılarının gösterdiği çok önemli bir veri de büyük şehirlere göç hızının azaldığı belirtisidir. Özellikle İstanbul nüfus artış hızını, Türkiye ortalamasıyla karşılaştırıldığında, eski farkın azaldığı görülmektedir. Beş büyük ilimizde de durum farklı değildir.

Nüfusumuzun üçte birinden biraz fazlası, 27 milyon kişi, beş büyük ilimizde (İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Adana’da) oturmaktadır.
Son sayım sonuçları, bu illerimize diğer illerden gelenlerin sayısının giderek azalmakta olduğu işaretini vermektedir.

Bana göre sevinmemiz gereken, birçok toplumsal sonucu olan bu verinin kesinleşmesi için, iki üç yıl daha beklemeliyiz.
İleriki yazılarımda ilçe nüfuslarına da bakarak bu konuda okuyucularıma bilgi vermeye çalışacağım.