Parçalı değil, yeni anayasa

Başbakan Yardımcısı Şahin'in, NTV'den Nermin Yurteri'ye söylediğine göre hükümet, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun hazırladığı Anayasa'da yeni değişiklik teklifini ele almıştır.

Başbakan Yardımcısı Şahin'in, NTV'den Nermin Yurteri'ye söylediğine göre hükümet, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun hazırladığı Anayasa'da yeni değişiklik teklifini ele almıştır. Metin dünkü Bakanlar Kurulu gündemindeydi. Sayın Şahin, her söylediğinde bir parmağını bükerek, düşündükleri değişiklikleri Nermin hanıma sayıyordu:
1- Cumhurbaşkanı'nın tek başına yaptığı işlemlerin, Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu kararlarının, tayin terfi ve emeklilikle ilgili işlemler dışında Yüksek Askeri Şûra kararlarının yargı denetimine alınması,
2- Orman vasfını kaybetmiş arazi satışının serbest bırakılması,
3- Memurlara grev ve toplu sözleşme hakkı tanınması
4- YÖK ile ilgili düzenleme.
Anayasa değiştirilmeye 1987'de başlandı; bugüne kadar dokuz kanunla, 57 asıl ve iki geçici maddesiyle başlangıç metni ele alındı ve bir madde üç kez, yedi madde ve başlangıç metni ikişer kez değiştirildi.
Yeni değişiklik önerileri karşısında durumumu belirttikten sonra Anayasa'da temel değişiklik ihtiyacını tekrarlamak istiyorum:
Sonuncudan başlayayım; YÖK ile ilgili düzenlemenin ne olduğu belli değil. Eğer, 130 ve 131'inci maddeler yürürlükten kaldırılmayıp, metinleri değiştirilecek veya maddeye bir iki cümle eklenecekse ben bu girişimin yanında değilim.
Cumhurbaşkanı'nın tek başına yaptığı işlemlerin -sayısının azaltılması düşünülebilir- yargı denetimine alınmasını sakıncalı buluyorum. İlgili Anayasa maddeleri 105 ve 125'in değiştirilerek, Cumhurbaşkanı'nın genel hükümler içine alınmasının, rejimin temel ilkeleriyle çelişeceğine inanıyorum.
Yüksek Askeri Şûra ve Yüksek Hâkimler Kurulu kararlarını yargı denetimine almadan önce, Danıştay'ın yargı yetkisine açıklık kazandırmak gerekir. Anayasa'nın 125'inci maddesindeki, 'Hukuka uygunluk' deyimi, idarenin takdir hakkını da kapsayacak mıdır? Kararların özü mü, yöntemi mi yargı denetimine alınacaktır? Daha açık sorayım; idari yargı, işin özünü ele alıp, kararı veren kişi veya kurulun takdir hakkının hukuka uygunluğunu da irdeleyecek midir; yoksa inceleme karar alma sürecindeki yöntemle sınırlı mı olacaktır? Bu soru cevaplarının tartışılması gerekir!
Anayasa'nın 169'uncu maddesine göre, 'Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.'
Bu fıkranın değiştirilmesinin tehlikeli sonuçları olabilir. Değiştirildikten sonra, yeni madde metninin ne anlama geleceği ve kullanım sınırları belirlenmeli, bu sınırların dışına çıkılmaması hukuki belgelerle garanti altına alınmalıdır.
İlke olarak, memur sendikalarına toplu sözleşme ve grev hakkı verilmesinin yanındayım.
Bu hususlarda asıl söylemek istediğim şudur: Yenileşmeyi engelleyen bugünkü Anayasa bütünüyle ele alınmalı ve yeniden yazılmalıdır. Parça parça değiştirilerek, yeni sorun düğümleri oluşturmaktayız. Bir fıkra, bir cümle ekleyelim veya değiştirelim, ama hızla yeni Anayasa'yı tartışmaya başlayalım. Bu tartışmayı her köy kahvesine, her yurttaşın kafasına taşımaya çalışalım; böylece bütün yurttaşların benim devletim diyeceği yeni siyasal düzenimizi kuracak Anayasa'yı hazırlayabiliriz.