Personel rejimi reformu

Başbakan 2004 yılı bütçesi gerçekleşme sonuçlarını, partisinin Meclis Grubu'nda açıkladı. Bütçe sayılarından çıkarak bir sorunumuza değinmek istiyorum.

Başbakan 2004 yılı bütçesi gerçekleşme sonuçlarını, partisinin Meclis Grubu'nda açıkladı. Bütçe sayılarından çıkarak bir sorunumuza değinmek istiyorum. O konuya girmeden önce, son iki yılda bütçe disiplininin korunmasına özen gösteren bütün Hükümet üyelerine teşekkür etmeliyim. Milletvekilliği yapmış olduğum yıllardan hatırlarım, bence bizim devlet idaremizde bütçe kanunlarına saygı göstermek, siyaset adamının güç işlerinden önde gelenidir; son 30 yılda devletin kesin hesaplarıyla bütçe kanunları arasındaki farklar karşılaştırmayı anlamsız kılacak düzeylere çıkmıştır.
İktidar partisi örgütü ve milletvekillerinin isteklerinin sayıca önemli bir kısmı personel tayiniyle ilgilidir; bakanların önüne konulan talePlerin diğer kısmı da, sonuçta bütçenin delinmesini gerektiren konulardır. Maliye bakanının bütçe disiplinini koruması, ciddi başarıdır. Ancak bir hususu hatırlamalıyız; iktidarların ilk üç-dört yılda bütçeye saygı gösterdikleri, sonra özellikle başbakanın olupbittileriyle bütçeyi bir yana ittikleri çok görülmüştür. Demirel ve Özal'ın dördüncü ve sonraki yıllarından bahsediyorum; zaten 2001'e bu disiplinsizliklerle varılmadı mı?
Gelelim konumuza: Aşağıdaki tablo sorunlarımızın başlangıcını gösteriyor. Gelirimiz 110 milyar YTL, giderimiz 140. Geçen yıl 30 milyar YTL borçlandık. Giderlerimizin bir kısmını borçla karşılama zorunluğu, disipline uyarsak, azalarak sürecek.
Üzerinde durmak istediğim, personele ve sosyal güvenlik kurumlarına ödemelerdir. Bu ödemelere kısaca, memur ve emeklilerin hepsini kapsamak üzere, 'Maaş' diyelim. Geçen yıl, maaşlara 52 milyar ödenmiş; bunun dışındaki bütün giderlerin toplamı 31 milyar YTL tutmuş. Sağlık harcamaları, tarımsal destek, bütün yatırımlar, devletin bütün mal ve hizmet alımları, bazı KİT'lerin zararlarının karşılanması, özetle devletin bütün harcamaları ve yaptıkları 'Diğer Giderler' başlığı altında toplanmıştır. Bütün bu hizmetler faiz dahil devlet giderlerinin yüzde 22'sidir; faiz hariç harcamaların ise yüzde 38'idir. Altyapıyı, eğitimi, sağlık hizmetlerini, özetle kamu hizmetini geliştirmek için, bu 31 milyar YTL'yi tasarruflu kullanmalı ve miktarını artırmalıyız.
52 milyar YTL tutan personele ve emeklilere ödenen maaşlar toplamının, 19 milyarı emekli maaşlarına gitmektedir. Bu miktar, faiz dahil devlet harcamalarının yüzde 40'ı, faiz dışı harcamalarınsa yüzde 62'sidir. Fakirlik sınırında maaş verdiğimiz halde bu oranlardayız. Hem personele ödenen maaşı artırmalı ve hem de bu oranları düşürmeliyiz! Pekiyi ama hangi masrafı keserek ve nasıl?


Büyütmek için tıklayınız

Sosyal güvenlikte ve idarede ciddi köklü yeniden düzenlemeler yapılsa da, bu sorun uzun yıllar sürecektir. Sosyal güvenlikte çalışmalar belli bir yere vardı; eğer kanunlaşabilirse 10-15 yıl sonra iyileşme başlayacak. Sosyal güvenlik kadar önemli ve kapsamlı sorunumuz personel rejimidir, 2003 yılı başlarında sözü edilen devlet personel rejimi reformundan geçen yıl bahsedilmedi, bakalım bu yıl ortaya çıkacak mı?
2004 yılı bütçe gerçekleşmeleri