Resmî Gazete'yi okumak

Dünkü Hürriyet gazetesinde, bütçe görüşmelerinde siyasal hayatımız bakımından öğretici bir atışmanın haberi vardı.

Dünkü Hürriyet gazetesinde, bütçe görüşmelerinde siyasal hayatımız bakımından öğretici bir atışmanın haberi vardı. Ben haberle yetinmeyip, tutanağı okudum. Görüşmeyi özetledikten sonra, çıkardığım dersi yazacağım.
Cumartesi günü 'gelir bütçesi' görüşmelerinde CHP adına konuşan Oğuz Oyan "Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadığına göre yürürlükte değil, siz, nasıl olur da bu kanun kapsamında bütçe dışına çıkarılan 12 kuruluşun bütçesini görüşmezsiniz! Bu, hukuksuzluktur sayın bakan!" demiş. Sayın Oyan'ın, yürürlükte olmadığını iddia ettiği kanun, 22 Aralık'ta Meclis'ten geçmiş Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda değişiklik yapan kanundur. Anamuhalefet sözcüsü, kendinden emin soruyordu: "Cumhurbaşkanı bunu
15 günlük sürenin sonuna kadar tutar da, 2006'nın ilk haftasında imzalarsa, ya da bütçe iki gün sonra buradan geçtikten sonra imzalarsa ne olacak?"
Oysa kanun o sabahki Resmî Gazete'de yayımlanmış, Meclis'e de, görüşmeler başlamadan sadece 2-3 saat önce gelmişti.
Maliye Bakanı, Oyan'ın talihsizliğini yüzüne vurmadan edememiş: "Değerli hocam, sabah kahvaltısından önce Cumhuriyet gazetesi okuyacağına, biraz da Resmî Gazete'ye bak be kardeşim ya! Şimdi, ben ne yapayım yani?!"
Bakan Okutan, avını elinde tutan avcı iftiharıyla siyaset dersi de vermiş: "Siz, burada, gelip siyaset yapıyorsunuz; bütçeyi konuşuyorsunuz; adam, ara sıra da bakar şu Resmî Gazete'ye ne olmuş diye. Laf atmak değil, gelin de okuyun biraz yani. Ciddî muhalefet lazım millete..."
Maliye Bakanı'nın bu sözü son aylarda sık sık dile getirilen endişelerin ve arayışların nedenini de özetlemektedir.
Sayın Oyan'ın karşılaştığı, Resmî Gazete izlenmediği zaman başa geleceklerden sadece biridir. Kanunlar, Bakanlar Kurulu kararları, yönetmelikler, tebliğler.. okunmadan hükümet politikaları öğrenilemez; bu politikalara karşı politikalar oluşturulamaz, gazete haberlerine ve dedikodulara mahkûm kalınır.
Resmî Gazete izlemeden doğru bilgilere dayanan muhalefet yapılamayacağının örneği Oyan'ın bahsettiği kanundur. Kamu Mali Yönetimi Kanunu, sonrasında çıkarılıp yayımlanan kanunlar, yönetmelikler, Bakanlar Kurulu kararları, mali sistemimizde temel değişiklikler yapmıştır.
Yeni mali sistem hakkında halkın ne kadar bilgisi vardır? Halk bu bilgiyi kimden beklemektedir? Anamuhalefet partisi yeni mali sistem hakkında halka ne söylemiştir, hatırlıyor musunuz? Ben anamuhalefetin ne dediğini bilmiyorum.
Resmî Gazete'yi izlemek sadece okumak değildir. Okumakla birlikte katlanılacak zahmet, yine cumartesi günü yayımlanan bir maddelik yönetmelikte görülmektedir.
Maddeyi okuyalım: "6/8/1999 tarihli ve 23778 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Aday Memurlarının Yetiştirilmelerine Dair Yönetmelik'in 34'üncü maddesinin ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır."
Anladınız mı? Ben anlamadım. Kim anlatacak? Anamuhalefet! Uygulamaları ve neyin getirildiğini önce o anlayıp, politika belirleyecek ve halka anlatacak!
Bugünkü anamuhalefet bu zahmete katlanacağına, 'açık öğretim liseleri' konusunda olduğu gibi, ezbere konuşmayı yeterli görüyor. Umarım, aldıkları oyu da yeterli göreceklerdir!