Sağlık projesi

Bu hükümetin deneyimsizliğinin göstergelerinden biri de; hizmet hevesiyle incelemeden, yapamayacağı işleri yapacakmış gibi ilan etmesidir.

Bu hükümetin deneyimsizliğinin göstergelerinden biri de; hizmet hevesiyle incelemeden, yapamayacağı işleri yapacakmış gibi ilan etmesidir.
Pazartesi günü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra, hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, Sağlık, Milli Eğitim, Sosyal Güvenlik bakanlıklarına bağlı bütün hastanelerin, 1 Temmuz'dan itibaren tüm sigortalılara hizmet vermeye başlayacağını ilan etti. Açıkçası bu beyandan 29 gün sonra, SSK kartıyla devlet hastanelerine gidenler hizmet alacaklardır!
Binden fazla kurumdan, 50 binden fazla doktordan, 100 binden fazla sağlık personelinden, 8 milyondan fazla SSK ve Bağ-Kur iştirakçisinden bahsediyoruz!
Sosyal güvenliğin bir çatı altında toplanması ve genel sağlık sigortasının oluşturulması projesinin adını 'toplanma projesi' olarak kısaltacağım.
Toplanma projesi bütün yurttaşlarımızı ilgilendirmekte, çok büyük kaynakların kullanımını gerektirmektedir. Bu projenin tasarlanmasından, uygulamanın başlamasına kadar geçecek süre, günler ve haftalarla değil, aylarla ölçülebilir.
Örnek olarak benzer bir projeyi ele alalım: Nüfus kayıtlarının merkezde toplanması projesi (MERNİS), 1972'de çıkan bir kanuna dayanarak 1976 yılında başladı, 1980, 1987 ve 1997 yıllarında proje yenilendi. Önce 2001 yılında, sonra 2002 yılı kasım ayında internetten vatandaşlık kimlik numarasının alınabileceği ilan edildi. Gecikmenin esas nedeni, proje tamamlanmadan, bir şeyler yapılmaya başlanmasıydı.
Toplanma projesine 1 Temmuz'da başlanacağına karar verdikleri gün, bakanların önünde bir uygulama takvimi bulunduğunu sanmıyorum. Çünkü, bu yılın başlarında Sosyal Güvenlik Bakanı Başesgioğlu'nun, proje fizibilitesinin ilk üç ayda bitirileceğini, uygulamaya gelecek yılın ilk ayında başlanacağını söylediğini hatırlıyorum.
Fizibilitesi yeni bitirilen bir projenin uygulama tarihinin 6 ay öne alınabilmesi, mümkün ve doğru değildir. Benim ölçülerime göre, toplanma projesinin 1 Temmuz'da uygulanmasına çalışmak kaynak ve zaman israfıdır.
Böyle işlerde, bütün proje ayrıntılı biçimde hazırlanıp, iletişim sistemleri, finansmanı, örgütlenmesi düşünülüp eğitimi planlanmadan, pilot projeye de geçilemez.
Pilot bölge seçildiği bildirilen İstanbul, Ankara ve İzmir de, 1 Temmuz'da uygulama başlatılmaya çalışılırsa, devlet hastanelerinde sağlık hizmetleri kalitesinin bugünkünün de gerisine düşeceği görülecektir.
Hükümetin, bir projede uygulamaya geçiş süresini kısaltması da ayrı bir projedir. Kaynaklara, personele, iş akışına bakarak yeni bir proje yapılır, sürenin ne kadar kısaltılabileceği bulunur. Emirle süre kısaltanlar, yüzlerce örnekte yaşadığımız gibi, halkın parasını çarçur ederler.
Diğer taraftan, hizmet verilecek yerin farklı disiplinlere bağlı olmasının sağlık hizmetini ne kadar etkileyeceğini bilmeliyiz. Sağlık sorununu, teçhizat, altyapı ve personelle ilgili eksiklik, yani 'kaynak' tanımlar. Sağlık hizmetlerine ayıracağımız kaynağı büyültmeden; hizmeti nereye taşır, nereden başlatırsanız başlatın, sonucun fazla değişeceği sanılmamalıdır.
Eğer Türkiye sağlık hizmetlerine ayıracağı kaynağı artıramıyorsa, hizmetin verileceği yeri değiştirerek sonuç alınamaz. Toplanma projesi, doğru tasarlanıp düzenlemek koşuluyla, israfı azaltır, hız sağlar, ama toplam hizmetin miktarını ve kalitesini çok artırmaz.