Sayın Gül siyaset dışına itiliyor

Bu anlayışla siyaseti düzenleyenlerin asıl amacı, deneyim sahiplerinin etkisi dışında sadece yeni gelenlerle siyaset yapmaktır.

AK Parti’de adaylık başvuru işlemleri bitti, başvuru süresi de kapandı.

Adaylık başvurusunda bulunanlar arasında ben “Abdullah Gül” adını aradım; haberciler atlamış olamazlar, Sayın Gül AK Parti aday adaylığına başvurmamıştır.

Sürenin bittiği Cuma günü habercilere adaylıkla ilgili şunları söyledi Sayın Gül:

“Herkes biliyor ki ben AK Parti’nin kurucusuyum. Kurucusundan da öte, kuruluş sürecini, o zamanki yenilikçi hareketle birlikte, herkes hatırlar, sonra da partinin bütün Türkiye'deki reformcu çalışmalarını, Türkiye'deki yapısal değişiklikleri hep beraber yaptık. İçeride, dışarıda büyük başarılar hep elde ettik. Cumhurbaşkanı olduğum süre içerisinde partiler üstü durmaya gayret ettim. Cumhurbaşkanlığı bitince de nihayet partime döndüğümü söyledim. Bu şu anlama geliyor: Tabii ki de arkadaşlarımın başarısının, arkadaşlarımın her bakımdan Türkiye'ye daha çok başarılı hizmetler yapmalarını hep destekleme anlamındadır.”

Sayın Gül; AK Parti’nin kurucuları arasında olduğunu, yenilikçe hareketin önünde ve yapısal değişikliklerin yapıcıları arasında bulunduğunu, cumhurbaşkanlığı bitince Partisine döndüğünün altını çizmektedir.

Fakat bu sözlerden, bundan sonrası için ne yapılacağı, ne amaçlandığı anlaşılmamaktadır.

Sayın Gül’ün yakın geleceğiyle ilgili iki soru sorulabilir:

İlki, Sayın Gül 5 Haziran seçimine aday olarak katılmak istemekte midir?

Diğeri, adaylık başvuru süresi içinde başvurmayan bir kişi, aday listesine konulmasına Ak Parti Tüzük ve Yönetmelikleri izin verir mi?

Sayın Gül’ün önümüzdeki seçimde milletvekili olmak istememesi, siyasal hayattan çekildiği biçimde anlaşılabilir. Eğer böyleyse, kendisine ve halkına haksızlık yaptığını söylemeliyim.

Böyle değil de, siyaseti bir dönem sonrasına erteliyorsa, iyimserlik olarak yorumluyorum. Çünkü bugünkü temel yapımız önümüzdeki dört yıl içinde değişmeyecekse, önümüzdeki seçimde milletvekili olmayacak bir kişinin, siyasal hayata girmesi için, 2019’yılını beklemesi gerekecektir.

Hangi partide olursa olsun, Meclis hayatı sürerken siyasal hayatta bir partinin başında veya içinde siyasal hayatta etkin aktör olmanın koşuludur mecliste olmak.

Doğal süreç içinde, Haziran’da milletvekili seçilmeyenler arasından bir kişinin, ülkede reform çabasına girmesi ve başarısı söz konusu olamaz.

Doğal süreç terk edilip, şu veya bu biçimde her türlü değişim hareketi ise kendi koşullarını ve kadrosunu getirecektir; o koşulları öngörerek siyaset yapılamaz.

Açıkçası, Sayın Gül Haziran'da seçime katılmayacaksa, 2019’u beklemek zorundadır.

Diğer soruya geçersek; AK Parti Genel Merkezi’nin, Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) vereceği aday listesine, partiye süresi içinde başvurmamış bir kişinin yazması konusu da tartışılabilir! Parti aday listelerinin YSK’na verilme süresinin son günü, 7 Nisan’dır.

Sayın Gül’ün aday listesine yazılması için, öncelikle milletvekili olma isteğinin ortaya çıkması gerekir; çünkü AK Parti Genel Merkezi’nin henüz böyle bir kararı yoktur; hatta Genel Merkezin böyle bir karar vermek istemediği de söylenebilir.

Genel Merkez, sanki önemsiz bir konuymuş gibi davranıyor; Sayın Gül’ün istemediği gibi bir algı yaratmak istiyor!

5 yılı başbakan ve dışişleri bakanlığında olmak üzere,16 yıl milletvekilliği, 7 yıl cumhurbaşkanlığı yapmış yetişkin bir siyaset adamının meclis dışında bırakılmasını seyrediyoruz.

3 dönem kuralıyla çocukların inanabileceği bahanelerle AK Parti, birçok deneyimli insanı da siyaset dışına itiyor.

Bu durum, siyasal hayatımızda 40 yıldır süren hoyratlığın bir örneğidir.

Bu anlayışla siyaseti düzenleyenlerin asıl amacı, sonraki dönemde de milletvekili olmak için lidere bağlı kaldığını gösterecek, sadece yeni gelenlerle, deneyim sahiplerinin etkisi dışında siyaset yapmaktır. Yeni kişilere sözde imkân vermek isteyenlerin memleketi ne hale getirdiğini 35 yıl önce, sonra bir kez de 20 yıl önce gördük, yaşadık.

Son yıllarda yaşanılan hoyratlığın cezasını, önümüzdeki dönemde, önce AK Parti ve sonra da millet çekecektir.