Seçim Kanunu'nda Değişiklik Önerisi

Seçim barajı yüzde 10'dan 7'ye inecek; bir seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısı 5-14 olacakmış.

Son günlerde Ak Parti’nin hazırladığı Milletvekili Seçimi Kanunu değişiklik önerisi çok konuşuldu.
Öneri kabul edilirse 1/Seçim barajı yüzde 10’dan 7’ye inecek; 2/Bir seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısı 5-14 olacakmış.
1-Seçim Barajı: Yürürlükteki kanuna göre, bir partinin milletvekili çıkarabilmesi için, geçerli oyların yüzde 10’undan fazlasını alması gereklidir. 2011 seçiminde bu sayı 4 milyon 294 binden fazlaydı.

Niçin yüzde 7’ye inecek de yüzde 4’e inmeyecek? Öneriyi hazırlayanların hesabı şu:
2015’te seçmen sayısı yaklaşık 52 milyon 450 bin; geçerli oy sayısı da 43 milyon 510 bin çevresinde olacak.
Baraj yüzde 7’ye inerse, bir partinin milletvekili çıkarabilmesi için en az, 3 milyon 50 bin oy alması gerekecek. Bu ise, BDP’nin 2011 seçimlerinde aldığının yarım milyona yakın üstünde bir sayı. BDP’nin bugünkü koşullarıyla barajı geçmesi için 2011’de aldığına 500 bin oy daha eklemesi gerekecek; BDP’nin oyunu yüzde yirmi arttırması kolay olmadığı düşünülüyor olmalı.
Oysa Kürt seçmenler oylarını esirgemezlerse, partilerinin yüzde 7, hatta yüzde 10 barajı geçebileceklerini görürler. Bana göre, BDP 2011’de de seçime katılsaydı barajı geçerdi; 2015’te yüzde 7’yi kolaylıkla geçer.

Ancak yüzde 7 sayısı etik ve demokratik bir sayı değildir. Yukarıdaki gibi bir hesap yapmak ahlaki değildir de onun için etik değildir. Yüzde yedi, farklı siyasal eğilimlerin Meclis’e yansımasını sağlamayacağı için de demokratik değildir.
Baraj yüzde 4 veya 5’e inerse seçim kanunlarımızın demokratik olmadığı söylenemeyecektir. Benim idealim barajın, seçmen sayısının milletvekili sayısına bölümünden fazla olmamasıdır.

2- Seçim çevrelerinin çıkaracağı milletvekili sayısının asgari ve azami sınırlarının belirlenmesi:
Çok milletvekili çıkaran illerde seçmen, adayları tanımadan sandık başına gitmekte, seçmen-aday ilişkisi gerçekçilikten uzaklaşmaktadır. Az milletvekili çıkaran illerde de nispi temsilin yararları ortaya çıkmamakta, görülmemektedir.
14’ten fazla milletvekili çıkaran dört ilimiz vardır. İstanbul, Ankara, İzmir illeri zaten 2 ve 3 seçim çevresine ayrılıyordu, bunlara Bursa eklenerek 14’ten fazla çıkaran dört ilin seçim çevreleri belirlenecektir.

2012 nüfusuna göre 5 ile 14 arasında milletvekili çıkaracak il sayısı 33, geriye kalan 44 ilde çıkaracağı milletvekili sayısı 5 ya da 6 olacak biçimde ilçeler birleştirilecektir. Her birinde 1, 2, 3 veya 4 milletvekili seçilen bu illerimizin tümünde, bugün için 125 milletvekili seçilmektedir.
2011 seçimlerinde, bu 44 ilde yazılan 8 milyon 700 bin seçmenin 7 milyon 390 bini oy vermişti. Oyların partilere dağılımı, o gün yürürlükte olan yasaya göre çıkardıkları milletvekili sayısı ile öneri kabul edildiğinde 2011 oylarıyla çıkaracakları milletvekili sayısı da tabloda görülmektedir. Tabii bu sonuç, birleşen illere, adaylara ve günün koşullarına göre değişecektir.

Özetlersem, seçim çevrelerinin çıkaracağı milletvekili sayısı iller, doğrusu ilçeler birleştirilerek 5-14 arasında düzenlenmesinin, bugünküne göre halkın eğilimini sandalyeye daha adaletli dönüştüreceği açıktır.

Ancak öneri kabul edildiğinde, 37 il milletvekili seçildiği ilin adıyla anılacak, 44 ilin milletvekili ise bir il adıyla anılamayacaktır. Önerinin, milletvekillerinin il adıyla anılmaları usulünü nasıl değiştireceğini ben de merak ediyorum.