Sokak politikası

İktidar ve muhalefet liderlerinin bir özellikleri aynı: Gazete başlıklarıyla siyaset yapmak.

İktidar ve muhalefet partilerinin başkanlarının bir özellikleri aynı: Uzun vadeli düşündüklerini söyleyerek, gazete başlıklarıyla politika yapmak. Önemli gördükleri güncel konuda halkın tutacağını sandıkları şeyleri söylerken, devlet adamlığı görüntüsünü de elden bırakmıyorlar.
CHP liderini başka zamana bırakıp, sayın Tayyip Erdoğan'ın bir sözüne değinmek istiyorum:
Bir kolordumuzun Kuzey Irak'a girerek, savaş sırasında olası yığınsal göçü ve Türkiye aleyhine 'hareketleri' önleyeceği yazılmıştı. Bu hafta başında, Irak'a girmesi planlanan askerimizin ABD komutasına gireceği haberleri gazete başlıklarındaydı.
Büyüklüğü ne olursa olsun, bir ordu birliğinin yabancı bir ülkeye girmesi, yaşadığımız koşullarda, 'savaş' dışında bir kelimeyle anlatılamaz. Başbakan ve AKP lideri Erdoğan'ın 'Savaşın hiçbir yerinde değiliz' sözünü, tarih boyunca ordularına savaş emri vermiş pek çok siyaset adamı söylemiştir, ama kimse ciddiye almamıştır.
Açık söylenmediğinden hedefimiz değişik biçimlerde anlatılıyor. Ancak, yabancı bir ülkeye askeri birlik gezmeye gitmez; sınır, ancak güçle ulaşılabilecek bir hedef için geçilir. Girdiğimiz ülkede, başka bir ülke
-ABD- çok önceleri askeri harekât başlatmıştır. Eğer biz de gideceksek, bizim amaç ve hedeflerimizle, ABD'ninkiler uyuşmuş olmalıdır.
Çünkü bir ülkede, iki ayrı devletin askeri varsa, bu devletlerin orduları farklı amaç ve hedeflerle hareket edemez. Eğer iki farklı ordu, farklı hedefler için askeri operasyon içindelerse, ilk adımda birbirleriyle karşılaşır, çatışırlar. Herhalde biz ABD'yle çatışmak için Irak'a gitmeyeceğiz. Irak'a girersek, ABD'yle aynı hedeflere varmak için orada bulunacağız. Yani, ABD'nin Irak operasyonu sırasında, biz de Irak'ta var olacaksak, Türkiye ve ABD'nin temel hedefleri aynı olacaktır.
Aynı hedefler için çalışan askeri güçlerin -farklı devletlere ait olsalar da- genel komutası aynı yerde ve merkezde olur. Merkezi komutaya bağlı hiyerarşik kademelerin ara birliklerinin komutasının, harekâtın içindeki farklı devletlerin generallerine veya subaylarına ait olması doğaldır. Genel komuta merkezindeki kurmay hizmetleri de iki devlet subaylarınca paylaşılacaktır. NATO'da, uluslararası kurumlarda, değişik ortak projelerde olduğu gibi...
"Irak'ta Türk askerine bizim subaylarımız komuta edecektir" demek, "Irak'a biz, ABD'ninkilerden farklı, kendi hedeflerimiz için gireceğiz" anlamındadır! Bu anlayış, komuta birliğinde görünen sakıncalardan daha çok tehlikeler taşımıyor mu?
AKP liderinin bunları bildiğini sanıyorum. Fakat o bilerek, "Başkalarının emir komuta etmesini, zul ve hakaret telakki ederiz" diyebilmiştir!
Tayyip bey, eğer ucuz politika yapmıyor, etrafında ne olup bittiğini bilmeden konuşuyorsa, çok tehlikeli bir maceraya sürükleniyoruz demektir. Onun bu anlamsız sözü, halka şirin görünmek için söylediğini varsaymak, ABD'den farklı amaçlar için Irak'a girmeyi istemesinden, daha hayırlıdır. Tıpkı, o anı kurtarma isteğiyle fındık üreticileri, çay üreticileri, esnaf birlikleri temsilcilerine vaatler verdiği, IMF'den bahsederken, "Bizim sosyal politikalarımız var" dediği gibi...