Tek bankodan eczaneye

Sağlık Bakanı, partisinin il başkanları toplantısında, hastanelerdeki sıkıntıları, 4. Murat'ın yaptığı gibi, 'tebdil-i kıyafet' yöntemiyle belirlediklerini söylemiş.

Sağlık Bakanı, partisinin il başkanları toplantısında, hastanelerdeki sıkıntıları, 4. Murat'ın yaptığı gibi, 'tebdil-i kıyafet' yöntemiyle belirlediklerini söylemiş. Bakan Akdağ sözlerini, "Şimdi saptadığımız bütün bu sıkıntıları ortadan kaldırıyoruz, kısa sürede hastanelerde rahatlama sağlayacağız" diye sürdürmüş. (Hürriyet, 7 Mart)
Bu sözleri, pazar günkü Hürriyet gazetesinde yayımlanan yarım sayfalık ilanla birlikte düşünmeliyiz. 'Sigortalı vatandaşlarımızın bilgisine' başlıklı ilanda, 'Kayıtlarınızı tek bankodan yaptırabileceksiniz', 'Hekiminizden reçetenizi aldıktan sonra doğrudan eczaneye gidebileceksiniz' mesajı veriliyor.
Özetlediğim haber ve ilan bana, Sağlık Bakanlığı'nın yakın bir gelecekte bugünkünden daha büyük sorunlarla karşılaşacağı kanısını verdi. Düşüncemin yanlış olduğu anlaşılırsa okuyucularımı memnuniyetle haberdar edeceğim.
İtirazımın ilki; 350 yıl önce uygulanmış bir yöntemin, bakanlığımızda bugün de kullanılmış olmasınadır. Ankara ve İstanbul'da bulunan hastanelere gönderilen memurlar, hasta yakını gibi hareket ederek, çekilen sıkıntıları gözlemlemişler, gözlemlerini bakanlığa rapor etmişler!
Bakanlığın, hastanelerden doğru bilgi akmadığına inandığı anlaşılıyor. Eğer raporlama sistemi çalışmıyorsa, ki çalışmıyordur, bakanlık her şeyden önce, haberleşme tekniklerini işler duruma getirmeliydi. Hepimiz itiraf etmeliyiz; devlet işlerinde raporlama yok sayılacak düzeydedir, teknikler yetersizdir! Bu nedenle bakanlar ve genel müdürler, acil işlerde, hiyerarşik kuralları görmezden gelerek haberleşirler. Bu durumun çaresi, alt kademelerin verdikleri bilgilere ve basının yazdıklarına güvenmeyip, 'hasta yakını gibi hareket eden' memurlarla iş görmek değildir; doğru yol, sistemi yenileştirmek, daha açık söyleyelim, devletin haberleşme sistemini yeniden kurmaktır.
Benim bu haber ve ilandan çıkardığım asıl sonuç, hükümet işlerinde kullanılan haberleşme tekniklerindeki geriliğimizden daha önemlidir: Bakanlığın, hastaların 'tek bankodan eczaneye' gidebileceklerine inandığı anlaşılıyor, yanlışlıkların kaynağı bu inançtır.
Yanlış anlaşılmasın, 'tek bankodan eczaneye' sistemi uygulanabilirse, yanlıştır, zararlıdır demiyorum; keşke hastalar hastanelerde tek bankoya başvurarak, doktora ulaşsa ve oradan da çıkıp eczaneden ilacını alabilse. Ancak birçok nedenle, bugünden yarına 'tek bankodan eczaneye' sistemi uygulanamaz, uygulanmaya kalkıldığında çok büyük zararlarla karşılaşılır.
Bugünkü devlet mekanizmalarımızla, sağlık hizmetleri, 'Tek bankodan eczaneye' anlayışıyla yürütülmeye kalkılırsa iki şey olur:
1) Hizmetler adaletli dağılmaz, gücü yeten hizmetten yararlanır, devletin yakınlığına en çok muhtaç olan garipler hizmet alamaz! Zaten hastanelerin ve doktorların coğrafi dağılımı, sağlık hizmeti verilmesinde adaletsizlik yaratmaktadır. Bu dağılımla, hastanelerin ve yetişmiş doktorların çok olduğu büyük kentlerde, artan talep karşılanmaya çalışıldığında adaletsizlik azalmaz, artar.
2) Bugün mevcut kural ve işlemlerle, 'Tek bankodan eczaneye' sistemi uygulanamaz. Bu sistemin kurulması için, sigortalı, hastane, doktor, SSK, eczane ilişkileri çözümlenmelidir; yeterli çalışma yapıldığına dair bir belirti yoktur. Sistem kurulup denenmeden, uygulama zorlanırsa, mevcut düzen kendi kendini kontrol edemez, yolsuzluk diz boyuna çıkar, asıl çıkarcılar kurtulur, ufak memurların başı belaya girer!
Yapılması gereken; devletin gelir ve sistemlerinin, hangi düzeyde sağlık hizmeti verilmesine müsait olduğunun, hizmet dağılımında adaletin nasıl sağlanacağının belirlenmesi ve bunun açık biçimde ilan edilmesidir.