Tek yol değişim

Bu hizmetleri, bu yerel yönetimler mi yapacak? Yetkiler bugünkü belediyelere bırakılınca... Yağma ve soygun, işler bizden uzaklaşınca</br>önlenmez.

Bu hizmetleri, bu yerel yönetimler mi yapacak? Yetkiler bugünkü belediyelere bırakılınca... Yağma ve soygun, işler bizden uzaklaşınca
önlenmez. Ulusal birlik tehdit altında! Merkezin tasfiyesi mi, reform mu? Hesap sorulamayacak! Önce önlemleri alalım...
Endişeleri özetleyen bu ibareler dünkü gazetelerin, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı (KYT) üzerine, haber ve yorumlarından alınmıştır.
İktidar partisinin görüşü tasarı ve gerekçesinde yazılıdır: 'Sadece yönetim yapımızı değil, yönetim paradigmamızı da değiştirmeliyiz.'
Mayıs ayından beri tartışılan KYT üzerine ana muhalefet partisinin görüşü henüz söylenmedi. 'Muhalefete muhalefet' yapmayalım, CHP'nin projesi de herhalde bir-iki gün içinde ortaya konulacaktır.
Tartışılan konuyu tanımlamaya çalışalım: Sanıyorum konumuz, kamu yönetiminde 200 yıldır veya diyelim 80 yıldır, uyguladığımız sistemi değiştirme gereği ve biçimidir.
KYT'nin yanlış ve eksiklerini yazanlar da, açıkça sistemin devamını savunmuyorlar; kamu yönetiminin bugün olduğu gibi sürmesini isteyeni okumadım.
1920'den beri, İdare-i Kura ve Nevahi Kanun Layihası (Köylerin ve kasabaların yönetimi kanun tasarısı) gibi, birçok tasarı TBMM'ye gönderilmiş ama yasalaşamamıştır. Bakan, milletvekili, vali, müsteşar ..., kamunun bir yerinde, yukarıda veya bir uçta, görev almış herkesin, başarısız yönetim reformu girişimleriyle ilgili bir anısı vardır. Bu kez KYT öncekilerin kaderini paylaşmamalı, sonuç alınmalıdır.
Pek çok eksiği bulunan KYT'yi, yol boyunca tuzaklar beklemektedir.
Gerçekten taşlı, engebeli ve uzun bir yolun başındayız. Zorlukları yenebilecek, engelleri aşabilecek miyiz? Yeni bir kamu yönetim yapısına kavuşmamızı zorlaştıran nedenlerden önemli bulduklarımı sıralamak istiyorum:
Yüzlerce kanun ve yönetmelikteki, yönetimi biçimlendiren hükümler ve bu hükümlerden bahisle çıkarılacak zorluklar en büyük engeldir. Her reform düzenlemesi yürürlüğe girince bir süre, onun özüne ve maddelerine aykırı hükümleri bulunan birçok yasayla birlikte yaşar. KYT'nin de bazı hükümleri; belediyeler, il özel idareleri, kamu muhasebesi, eğitim, sağlıkla ... ilgili birçok yasanın pek çok maddesiyle çelişmektedir. Doğru olan eskisiymiş gibi, eski hükümler öne çıkarılarak, KYT'nin ilke ve kuralları yıpratılacaktır.
Devletimize yerleşmiş 'memur' anlayışı, KYT'nin karşılaşacağı önemli engellerden bir diğeridir. Bu tasarı yasalaşırsa, sayısı milyonu geçen
'memur' yerel yönetimlere devredilecektir? İşte size maaşı, görev tanımı, denetlenmesi ... ile, genel kurallarla çözümlenemeyecek, hemen her memur için ayrı, yüz binlerce sorun!
Hizmetlerin ve memurların yerel yönetimlere devrinin parasal sonuçları da vardır. Reformun üç yıldır uygulanan Ekonomik İstikrar Programı'na vereceği zararın azaltılması ayrı bir konudur.
Toplumumuzun etnik yapısından çıkarak, yerinden yönetimin karşısına geçenler de çoktur. Eğer toplumsal yapımızda sorunlar varsa, bunların çözümü de yerinden demokratik yönetime geçerek bulunabilir.
Engelleri saymaktan, Anayasa'dan çıkacak zorluklara değinecek yerim kalmadı.
Ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, bütün bu güçlük ve engeller, bizi kamu yönetim reformundan vazgeçirmemelidir.