Terörle korkutma! 

Bütün milletin, tek adam yönetiminde çökeceği anlaşıldı!

Yıllardır, terör ve paralel yapı diyerek, halka korku salınıyor. Terör ve paralel yapı halkı korkutmak için kullanılan korku kuklalarıdır!

Sayın Erdoğan özellikle son üç yıldır, korku bebeklerinin bazen birini, bazen ikisini birden halka uzatarak seslenmektedir; "İşte bunlar, terör ve paralel yapı, bütün dünya arkalarında; mücadelem onlarla, onlar olmasa, her şey iyi olacak, büyüme hızımız yükselecek, kardeşçe yaşayacağız…"

Gerçek ise, hukuk devletinin dikta hevesiyle tahrip olması sonucu ekonominin zayıflaması, güven ve huzurun giderek zayıflaması, kaybolmasıdır.

Dün yine bir toplantıda, “Terör örgütü ve onunla aynı çizgide olmaktan hicap duymadığını gördüğümüz güya siyasetçi, güya medya mensubu, güya sivil toplum kuruluşu temsilcisi bir güruh, milletimizi birbirine düşürmeye çalışıyor” diye konuşuyordu.

Aynı saatlerde yardımcısı, "Paralel-PKK ittifakını çökertmek, bunlarla eş zamanlı mücadele etmek, terörle mücadeleden netice alabilmemiz için şart" diye devletin sözde birinci görevini duyurdu!

Terör-paralel diye halkı korkuttuklarını sanıyorlar.

Oysa korkutabildikleri milletvekili ve milletvekili olmak isteyenlerdir; menfaat uzmanlarıdır; siyasal güç bekleyenlerdir!

Bir halka daha var çevrede: Korkmuş görünenler! “Teröre hayır, kardeşliğe evet!” toplantısı düzenletenler! Masa etrafında toplananlar değil, onları “düzenleseniz iyi olur!” diye zorlayanlar.  

Kardeşliğe evet toplantısı yaptıranlar, Meclis’te seçmenin yüzde 95,3’ünü temsil eden partilerin hepsinin teröre karşı olduğunu bilmiyor mu? O halde bu miting kime karşıdır?

Korku salmak isteyenler olmasa, terörün, bir günde bitirilebileceğini bilmeyen kim kaldı? Bitirilmesini herkesin istediğini bilmeyen mi var?

Bu miting halkı korkutmak için yapılıyor!

Bu toplantıyı düzenleyenler, terörü kullanmak isteyenlerin var olup olmadığını, varsa kimin veya kimlerin terörü kullanmak istediğini, terörle birlik olduğunu, açık yürekle ve yüksek sesle söylemelidirler!

Terörden canı yanmayan kim kaldı ki, istesin terörü?

Hayatı özgürlüğe bağlı gazeteciler mi?

İş adamları mı?

Geleceğe umutla bakmak isteyen gençler mi?

Yaşlılar mı?

Askerde, poliste, dağda, içerde olanların anaları mı istiyor terörü?

Kim?

Asıl şu soruları haykırmalıyız terörü kullanmak isteyenlere karşı:

Kim başlattı terörü?

Evet, üç yıllık siyasal hayatın gerçek olaylarını sıralayarak soralım; kim başlattı terörü?

Bu soruların cevaplarını artık halk biliyor.

Korkakların araya girmesine gerek yok!

Artık, kimin gerçekleri söylediğini, kimin halkı kandırmak istediğini biliyor halkımız!

Halk siyasal hayatımızdaki büyük boşluğu bile bile, oyunu kime vermeyeceğini biliyor!

Oyunun amacı fark edildi, oyun bitmek üzere olmalı!

Bütün milletin, tek adam yönetiminde çökeceği anlaşıldı!