Türkiye'de Kürtler ne kadardır? (2)

Ciddi araştırmalarla, Türkiye'de 2013 başlarında, 13 ile 14,2 milyon arasında Kürt yaşadığı bulunmuştur.

Geçen haftaki yazımda, KONDA araştırmalarında, bu yıl başında nüfusu 75 milyon 630 bin kişi olan Türkiye’de, 13 milyon 400 Kürt yaşadığını belirtmiştim. (Radikal, Türkiyeli Kürtler Ne kadar?, 18 Nisan)

Sabah yazarı Sayın Hasan Celal Güzel, bu yazımı ele aldığı iki yazısında özetle şu hususları yazdı (21, 22 Nisan 2013):
“Yayımlanan araştırmada ulaşılan 13 milyon 400 bin rakamı (nüfusun yüzde 17.7’sine tekabül ediyor) tümüyle gerçek dışıdır. ... Türkiye’deki Kürt nüfusu yaklaşık bir misli fazla gösterilmiştir... Aslında Erdem’in 2006 araştırmasında bulduğu Kürt nüfusu oranı yüzde 7.67’dir ve doğrudur... Erdem anadil üzerinden değerlendirme yapmıştır. ... Zazalar, ayrı bir dile ve etnik kimliğe sahip olmasına rağmen Kürt gibi gösterilmiştir.”

Sayın Güzel bu gözlemlerini yazdıktan sonra ‘2013 yılı itibariyle Türkiye’deki Kürt nüfus oranının yüzde 8 ile 11 arasında bulunduğu; Kürt sayısının da 6 ile 9 milyon arasında değişebileceği hesaplandığı’ kanısını ilave etmiştir.

KONDA, Kürt nüfusunu belirlediği üç araştırmasının raporlarını yayımlamıştır. İlk araştırmada 48 bin kişiyle konuşulmuştu ve diğerlerinin denek sayıları 10 binin üzerindeydi. Birçok yerde söylediğimiz ve yazdığımız gibi verilerimiz araştırmacılara açıktır.

Sayın Güzel, ‘Kürt nüfusunu yüksek gösterme gayretleri’ ile açıklanabilecek KONDA araştırmalarının ‘kendi içinde çelişkiye düştüğünü’ yazdıktan sonra, ‘anadilin sorulduğu 1965’teki nüfus sayımında, anadili olarak Kürtçeyi beyan edenlerin toplam nüfusun yüzde 7.07’sine tekabül ettiğini’ ve son seçimlerde ‘PKK destekçisi ırkçı-bölücü partilerin, toplam oyun yüzde 4.17 ile yüzde 6.58’i arasında’ oy almalarını görüşlerine kanıt olarak göstermiştir.

Sayın Güzel’in bu kanıtları gerçekten geçersizdir. Bizim, Kürt nüfusunu kendimize özel nedenlerle, -yüksek veya düşük- ‘gösterme gayretimizin’ olabileceği iması, aslında araştırmacılık dışında bir iş yaptığımızı iddia etmektir; bu, kabul edilemez, insafsız bir iddiadır. 1965 sayım sonuçlarının, bugünkü Kürt nüfusuna ait veri olarak söylenmesi, bu konudan uzaklaşmaktır.

BDP’lilerin son iki seçimde aldıkları oy oranı da Kürt seçmenin (nüfusun değil seçmenin) yarısı çevresindeki bir değeri kabaca gösterebilir, fakat bu değerlere güvenilmesi doğru değildir.

Çok değişik çevreler eskiden beri Kürt sayısı hakkında bulgu yayımlamaktadır. Hepsi -KONDA’nınki de dahil-, tartışılabilir. Zazalarla Kürtleri, bir sosyolojik varsayım olarak, aynı grupta topladığımız doğrudur. Zazaların Kürtlerin yüzde 10’u mertebesinde olduğu bilinmektedir.
Diğer verileri kontrol edip düzeltmek için KONDA’nın, diğer göstergelerle birlikte anadil verilerini de kullandığı doğrudur; bunda bir yanlışlık olamaz.

Aşağıdaki tabloda, TÜİK’in 2000 ile 2010 arası nüfus projeksiyon sayıları ile Adrese Dayalı Kayıt Sistemi’yle bulunan 2007 sonrası nüfuslarının karşılaştırılmasını görüyorsunuz. Görüldüğü gibi, nüfus tahminleri çok yanılmıştır. KONDA’nın üç araştırmasının toplam Kürt nüfus oranı ile o yıllarda geçerli nüfus sayısına göre Kürt nüfus sayılarını milyon olarak bir tabloda özetledim.

Bu tablodaki sayıların, en çok yüzde 6 fazla veya en çok yüzde 3 az olabileceğine inanıyorum. Yani, Sayın Güzel’in dediği gibi, Kürt nüfusu bir misli fazla ‘yazılmış değil’; büyük emekle yapılan araştırma sonucu, Türkiye’de 2013 başlarında 13 ile 14,2 milyon arasında Kürt yaşadığı ‘bulunmuştur’.