Unakıtan'ın görüşmeleri

Bakanların Cem Uzan'ı kabul edip konuşmalarını yadırgıyorum. Nedenini anlatayım...

Bakanların Cem Uzan'ı kabul edip konuşmalarını yadırgıyorum. Nedenini anlatayım:
Konuşulan kişinin iki vasfı var: Biri siyasal sıfatı, diğeri işadamlığı... Maliye Bakanı Unakıtan'ın ve Adalet Bakanı Çiçek'in hangi vasfı önde gördüklerini bilmiyorum, ancak, Cem Uzan'ın siyaset konuşmak için bakanların peşinde dolaşmadığı, yargıdaki çok yönlü soruşturmanın gidişini etkilemek istediği bellidir.
İki görüşme de gazetelere yansıdı. Sonra, Uzanların olduğu bilinen medya grubunun başkanı Can Ataklı'nın Unakıtan'la gece saatlerinde buluştuğu yazıldı.
Baba Kemal Uzan ve oğlu Hakan, soruşturmanın gelişmesinden endişe ettiklerinden olacak, ortadan kayboldular. Şimdi bakanlıklarda dolaşan diğer oğul Cem, babasının ve kardeşinin nerede olduklarını bilmediğini söylüyor.
Uzanlar hakkında yargının ne karar vereceğini tahmin etmek kolay görünmüyor! Yargının kararı Uzanların iş hayatının geleceğini belirleyecek; halkın kararı ise Cem Uzan ve son bir yılda, 'Yeni bir kapı açıldı, ben de gireyim' diye partisine katılanların siyasal hayatını biçimlendirecektir. Kamuoyu kanaatinin giderek Uzanların aleyhine oluştuğu, yargının kararını beklemeden, halkın kararının kesinleşmek üzere bulunduğu bellidir.
Kamuoyu işadamı-bakan ilişkileriyle, olay hakkında kararını değiştirmek için değil, hükümet üyelerini değerlendirmek için ilgilenir. Maliye Bakanı, Cem Uzan'ı kabul eder konuşursa, halk gördüklerini ve bildiklerini değiştirmez, Bakan'ın yaptığını irdelemeye başlar. Halkın çoğunluğu, kamuoyunun bildiği bir kişiyle siyaset adamı görüşünce, 'Bak bakanlar da konuşuyor, galiba görmediğimiz bir şeyler var!' diye düşünüp, o işadamı hakkında kararını gözden geçirmek yerine, onları kabul edip görüşen siyaset adamını değerlendirir.
Yıllar önce Mesut Yılmaz da, satılmaya çalışılan bir bankayı almak için 'Teklif vermek üzere hazırlanan bir işadamı' ile bir gece yarısı konuşmuştu da, 'Değerini yükseltmek için!' yapıldığı söylenmesine rağmen, bu görüşmeyi kimse normal karşılamamıştı. Sanırım, o günlerde Unakıtan da, alıcı işadamıyla ihale değerini görüşen Yılmaz'ı kınamış olmalıdır.
Bir bakan, hangi işadamını, niçin ve ne zaman kabul edip görüşür? Ölçüyü belirlemek, o ölçüyü söyleyebilmek, herkese uygulamak lazımdır.
Unakıtan, 'Ben böyle soruşturmaların tam ortasındaki kişilerin yakınını veya temsilcilerini, kabul eder görüşürüm' diyorsa, o zaman kapısında sıraya girecek olan binlerce adamla da konuşmalıdır. Bu binlerce kişi ile Cem Uzan'ın farkı söz konusu paranın büyüklüğüyse, kanun karşısındaki eşitlik ve yargının bağımsızlığı bir yana itilmiş olur!
Sık sık 'Türkiye büyük devlettir' diyenlerin, büyük devletlerde her kararı hangi organın vereceğinin belirlendiğini bilmeleri gerekir. Hem büyük olacaksınız hem de çadır devleti kurallarını uygulayacaksınız!
Uzan'ın konusu vergi mi, haksız iktisap mı, kişi güvenliği mi, kanunların uygulanmasında yanlışlık mı? Hangisiyse, devletin bunlarla ilgili organları yok mu? Var da çalışmıyor mu? Çalışmıyor da bir kişinin mağduriyeti önlenmek mi isteniyor? Haksızlığa karşı bakanın el atması gereken işler listesinde 'Uzan olayı'nın sırası nedir?
Bakanlarımız kendilerini, 'Pazarlık yapıyorlar!' suçlamasından sakınmalıdır.