Uyum için çalışmalı

AB uyum yasaları Meclis'ten geçti. Uygulama için başta dernekler olmak üzere toplumun her kesimine görev düşüyor.

Gazetemiz Radikal, sonuncusunun çıkmasından sonra, 'uyum yasaları'na geniş yer ayırdı: Yasaların tümünün getirdiklerini özetledi, Prof. İbrahim Kaboğlu'nun enfes bir yazısıyla, iki yabancı gazetedeki yazıların tercümesini yayımlandı (2 Ağustos). Yasaların uygulanmasından şüpheler, okuyucuların internet sayfasına yazdıkları yorumlara da yansımıştı. Dün İstanbul'da 17 sivil toplum örgütü, uyum yasalarının uygulamasına verdikleri önemi bildirdiler.
Ben bu kanunların çıkmasını, AB'ye girmeyi, onların isteklerini düşünerek değil; halkın fakirliğini görüp, anlamaya çalışarak isteyenlerdenim. Özgürlüklerle, adaletli dağılmış refah arasında yakın ilişki bulunduğuna inancım 50 yıldır artarak sürüyor. Uygulayabilir ve yaşatabilirsek, bu yasaların yaratacağı serbest tartışma ortamının, kamu yönetiminde temel değişikliğin de yolunu açacağına inanıyorum. Değiştirilmesi şart olan yönetim sistemimizi ancak özgür ortamda tartışabiliriz.
Ben yılardır, 'Siyasal hayatın tabiileşmesi' isteğini seslendirmeye çalışanlardan biriyim. İşte, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller büyük ölçüde kalktı, her şeyin tartışılmasına izin veren yasal ortam yaratıldı. Şimdi sıra o yasaların gerçekten uygulanması ve geliştirilmesine geldi.
Devlette ve toplumda, aklınıza kim, hangi kurum gelirse gelsin, yasaların uygulanması ve geliştirilmesindeki sorumlulukları farklı değildir; herkesin ve her kurumun aynı düzeyde ve aynı önemde görevi var. Yasalar hayata geçirilmezse, karmaşa uzun sürebilir.
Bu 'iş'i tanımlamaya çalışmak istiyorum:
Uyum yasaları dediğimiz, son iki yılda çıkan, 138 asıl ve beş geçici maddeden oluşan, başlıkları 'çeşitli (bazı) kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin (dair) kanun' olan, biri henüz yayımlanmamış yedi kanundur.
Uyum yasaları, 39 yasanın ve iki kanun hükmünde kararnamenin 149 maddesini değiştirmiştir. Bir veya daha çok maddesi değiştirilen kanunların sadece adlarını versem, buraya sığmaz. Listede Basın, Sayıştay, Seçim, RTÜK kanunlarından, İmar Kanunu'na kadar çok çeşitli kanunlar yer alıyor. Bazı yasa maddeleri, iki hatta üç uyum yasasında ele alınıp yeniden düzenlenmiştir. Hatta, bir uyum yasasıyla değiştirilen bir hüküm, diğer bir uyum yasasıyla tekrar ele alınmıştır.
Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Dernekler Kanunu (DK) yedi yasanın beşinde ele alınıp değiştirilmiştir. Sonuçta, TCK'nın 30 maddesi, DK'nın 29 maddesi değişmiş bulunmaktadır. TCK'nın 159'uncu maddesi üç ayrı kanunda, DK'nın 6,11,12,16'ncı maddeleri iki ayrı kanunda ele alınıp düzenlenmiştir.
Bunları, uyum yasalarının, karışık bir ortam yarattığını göstermek için yazıyorum. Ayrıntının doğru anlaşılabilmesi için yasa metinleri, son değişiklikler dikkate alınarak hazırlanıp bastırılmalı, bakanlık internet sayfalarına konulmalıdır. Değiştirilen kanun maddelerinin bir kısmını, sadece bazı memurların bilmesi yeterli görülemez; değişen veya eklenen maddelerin çoğunluğunu, bütün yurttaşlar anlamalı ki, yasaların çıkarılmasından beklenen sonuç alınabilsin.
Diğer yandan, birçok kanunda yapılmış değişikliklerin uygulanabilmesi için, yönetmeliklerin de yenilenmesi gereklidir.
Yasalar çıktı; şimdi zaman kaybetmeden onları uygulamaya koymalı, çeşitli kesimleri hedefleyen tanıtım projeleri geliştirmeliyiz. Dernekler değişik yayınlar ve toplantılarla işin bir ucundan tutmalıdır. Bu geniş çalışma alanında, hepimize düşen pek çok iş vardır.