Yanardağ

Hocam Zeyyat Hatipoğlu'yla seyrek de olsa buluşuyoruz. Evvelki akşam, Mustafa Aysan ve Naci Erdem'le birlikte güzel bir akşam geçirdik.

Hocam Zeyyat Hatipoğlu'yla seyrek de olsa buluşuyoruz. Evvelki akşam, Mustafa Aysan ve Naci Erdem'le birlikte güzel bir akşam geçirdik. Selamlaşmanın sıcaklığı, aylardan beri konuşamadığımızı gösteriyordu.
Hatipoğlu, günlük gelişmeleri ve bilimsel yayımları izlemeyi sürdürüyor; çalışıyor, okuyor, incelemeye ve yazmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde, 19 kitaplık bir dizi yayımı topluca dağıtıma verilecekmiş. Bunların içinde, düzeltilip genişletilen eski kitaplar olduğu gibi, son
bir yılda yazılanlar da var.
Aysan'ı Radikal'deki yazılarından tanıyorsunuz. Mühendis Naci bey, ortak dostumuz.
Hatır sorma faslını çabuk geçip, gelişmeleri görüşmeye başladık.
İki güvenilir iktisatçımızın değerlendirmelerinin ve yargılarının birleşmesi sık karşılaştığım bir durum değildi, ama evvelki akşam, birinin söylediğini, diğeri onayladı; 'Her zaman olmaz, ama bugün görüşlerimiz birleşti' dediler.
Genellikle güçsüz yanları ve yanlışlıkları gösteren Zeyyat bey söze, "Ekonomi 25 yıldır olmadığı kadar iyidir" diye başladı. Ben sorgular gözlerle bakarken, Mustafa bey "Evet, ben de aynı şeyi düşünüyorum, 1986'dan beri ilk kez" dedi.
Zeyyat beyin, Aysan'ın da onayladığı görüşlerini, şu cümlelerle özetleyebilirim:
"Bugünkü dolar kuru (1 dolar=1 milyon 400 bin TL.) düşük değildir. (1970'ten günümüze, kurları ve enflasyonu dikkate alarak hesaplamış).
Şubat 2004'te Hazine'den 30-35 katrilyon lira çıkacak. Bunun, ekonomiye zarar vermeden karşılanması programlanmalıdır.
2004'te enflasyonu yüzde 8'e indirmek mümkündür.
Enflasyonla büyüme arasındaki ilişki değişmiştir. Enflasyon düşerken milli gelirin düşme ihtimali vardı, şimdi yok.
8 milyar dolarlık cari açığı ekonomi kaldırır.
İç borcun küçülmesi programlanabilir.
Reel faiz hala yüksektir. Yüzde 7-8'e indirilmelidir.
Kamu kesimi açığını azaltmak öncelikli işimizdir.
Ne pahasına olursa olsun harcamaları kısmak lazımdır.
Harcamalar kontrol edilmezse milli gelir düşer.
Ekonomimiz ve siyasal hayatımız, patlamaya hazır yanardağa benzer; siyasal sorun çıktığında patlar. Merkez Bankası bilançosu bunu düşündürmektedir.
Hükümet-YÖK, hükümet-Genelkurmay, hükümet-IMF ilişkileri politik sorun çıkarabilecek alanlardır.
Kıbrıs olayı şu veya bu biçimde çözülmelidir.
İşler tersine dönerse, bir daha yıllarca bu günlere gelemeyiz."
Zeyyat beyin görüş ve yargıları üzerinde konuştuk, tartıştık.
Bütün bu doğrular, ekonomimizin bıçak sırtında olduğu gerçeğini değiştirmiyor, tam tersine, işimizin güçlüğünü gösteriyor!
Gelir dağılımı kabul edilemez ölçüde bozuktur, kamu yönetimi hantal ve eskimiştir, yolsuzluk devleti tehdit eder ölçüde yaygındır. Böyle bir toplumda duyarlı dengeleri korumak zordur. Zeyyat beyin, 'Patlamaya hazır yanardağ' benzetmesi herhalde bu durumu anlatmaktadır.
Enflasyonu yüzde 5'in altında tutarak büyümeye süreklilik kazandırmak için gerekli temel reformları gerçekleştirmeliyiz. İktidarın gerekli reformları tanımladığını, bunlara karşı duran güçleri ve yapıları tanıdığını henüz söyleyemiyorum!