Yasayla yönetim yenilenmez

Bakanlar Kurulu'nda dün, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması amacıyla hazırlanan 'Temel kanunu tasarısı taslağı' görüşüleceği sabah haberlerinde bildirildi.

Bakanlar Kurulu'nda dün, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması amacıyla hazırlanan 'Temel kanunu tasarısı taslağı' görüşüleceği sabah haberlerinde bildirildi.
Bütün sorunlarımızı kötü yönetime bağlayanlar giderek çoğalıyor. Sistemin sonucu olarak mı; yoksa yöneticilerin bilgisizliğinden ve beceriksizliğinden mi kötü yönetiliyoruz? Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu Başkanı Azmi Ateş 'Türkiye'nin iyi yönetilemediği' kanısındadır. (Akşam, 30 Haziran)
'İyi yönetilmemek' yöneticinin niteliğiyle ilgili, 'iyi yönetilememek' sistemle ilgilidir. Sayın Ateş'in hangisine önem verdiği pek açık değil! Taslak, hükümetin kötü yönetimi hem sistemle hem de yönetici nitelikleriyle ilgili gördüğü kanısını vermektedir.
Kamu yönetiminde temel değişiklikler yapmayı amaçlayan 'taslak', Radikal'de iki aydır pek çok haber ve yazının konusu olmuştur. Ben de üç yazıda bu konuyu ele almıştım.
Bugünkü yönetim sistemi, Osmanlı'dan devralınmış merkezi yönetim sistemidir. 1921'de kabul edilen 'Teşkilatı Esasiye Kanunu' ile 'yerel işlerde tüzelkişiliği ve muhtariyeti' olan iller ve yerel yönetimler kurulmasını öngörmüştü. Bu ilkeye göre hazırlanan 230 maddelik yerel yönetimler kanun tasarısı, özgün adıyla 'İdare-i Kurâ ve Nevâhi Kanun Layihâsı', komisyondan Genel Kurul'a gelmiş, uzun uzun görüşülmüştür. Ancak bu tasarı kanunlaşmadan, Cumhuriyet ilan edilmiş ve 1924 Anayasası'yla, yeniden merkezi yönetim sistemine geçilmiştir.
Hemen söyleyeyim, kamu yönetimimizi, en sade biçimde değiştirmek ve çağdaşlaştırmak için yapılacak her yasal değişiklik karşısında Anayasa'yı bulacaktır.
Bu alanda, Anayasa değiştirilmeden çıkarılacak kanun, Anayasa Mahkemesi'ne gitmekten kurtarılamaz. Bugünkü Anayasa maddelerine göre, mahkemenin çıkan kanunu iptal etmekten başka çaresi yoktur. Benim görüşüme göre taslak, Anayasa'nın 14. maddesine aykırıdır.
Halkın tartışmadığı, adı tam konulmamış ilke ve ayrıntıların yasa haline dönüştürülmesiyle bir yere varılamaz; yasa çıkar, Yüksek Mahkemeye gidilir, bir kısmı iptal edilir, mevcut sistem, bugünkünden daha da kötü uygulanarak devam eder.
Kamu yönetiminde reform isteyenler, Anayasa'yı değiştirmek istediklerini bilmeli, yeni yönetim sisteminin gereği yeni anayasa önerilerini açıklamalıdırlar.
Yeni yönetim sisteminin kurulmasını öngören bir Anayasa değişikliğini, hiçbir cumhurbaşkanı, halkoyuna taşımadan, onaylayıp ilan etmez, etmemelidir. Çünkü, devletimizin üç esas ayağından (yasama, yürütme, yargı) ikisine yeni temel oluşturacak bir anayasanın, eski düzenin ürünü olan Meclis ve Cumhurbaşkanı tarafından yürürlüğe konulması, birçok sıkıntıya neden olur!
Açıkçası, biz iki aydan beri, sonuçta halkoyuna gidilecek bir konuyu tartışmaktayız. Hangi yoldan gidilirse gidilsin halkoyu yolu açılacaktır:
Bir yol, bütünüyle tartışılmadan, Anayasa'da değişiklik yapılarak, usul tartışmaları arasında, sonuçta halkoyuna gidilmesidir.
Başka bir yol, bana göre doğru yol; bütünüyle devletimizin yeni yönetim sistemini, dolayısıyla Anayasa'nın bütününün, geniş anlamda katılım sağlanarak tartışmaya açılması, bu tartışmalar sonunda genel seçimle oluşacak Meclis'in yeni bir Anayasa yapmasıdır.
Bakanlar Kurulu'nun kararı açıklanmadan bunları yazdım, bakalım hükümet hangi yolu seçecek?