Yeni kanunlar: Ne önce, ne sonra yeterli bilgi verildi

Yeni çıkan önemli kanunlar hakkında, Meclis'teki görüşmelerin öncesinde ve sonrasında kamuoyu yeterli ölçüde bilgilendirilmedi.

Son aylarda TBMM hızlandı, bir ayı kapsayan bütçe görüşmeleri öncesinde ve sonrasında önemli yasalar çıkarıldı. 

Seçim öncesi Meclis hızlandı
Halkoylamasından sonra, geçen hafta sonuna kadar çıkan 97 kanunun 74’ü uluslararası anlaşmaların onaylanmasıyla ilgili. Bütçe dönemini göz önüne alırsak, geri kalan 23 yasanın birçoğu toplum hayatını biçimlendiren hukuksal belgelerdir. Bunlar arasında;
Kişilerin ekonomik ilişkilerini yeniden düzenleyen Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu;
Yargıyı, dolayısıyla halkı derinden ilgilendiren Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu, Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Bazı Kanunlarda (Yargıtay, Danıştay ve diğer yargı kurumlarıyla ilgili) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun;
Devlet bürokrasisini düzenleyen Sayıştay Kanunu, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, ‘Torba Kanun’ denilen Vergi Kanunları ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun bulunmaktadır. 

Basının ilgisi
Önce bir ihmalimizi yazmak istiyorum: Halkı yakından ilgilendiren bu kanunların raporları bakanlıkların internet sayfalarına konulmuştu. Sonra Meclis komisyonlarına geldiğinde, metinler Meclis internet sayfasında yayımlandı ve komisyon görüşmeleri de açık yapıldı, ama basınımız bence yeterli yer vermedi. Haber, ‘bilgi vermek’ yerine, ‘insanın köpeği ısırması’ olarak tanımlandı.
Bugün bile, bu yasaların birçoğu güncel haber değerindedir; daha uzun yıllar da bu kanunlar, haber değeri olan olayların çıkmasına neden olacaktır. 

Kanunlardaki hatalar
Çok veya az maddeli olsun, kanunların hazırlanması ve Meclis komisyonlarında görüşülmesi sırasında yanlışlıklar uzmanların ve milletvekillerinin dikkatiyle önlenmeye çalışılır, ama sık sık olmasa da yazım ve istenmeyen anlam hataları olabilir. Son zamanlarda çıkan, madde sayısı bin beş yüzlere varan kanunlarda bunlardan ne kadarının bulunduğunu tahmin etmek zordur.
Hataların bir kısmı, seçimler öncesi her iktidar partisinin, değişik çevrelerin baskısı ve seçmenleri memnun etme isteğiyle çok sayıda tasarıyı kanunlaştırmaya çalışmasından doğar. Bu acele içinde, hele komisyon başkanları ve uzmanlar bunaldıklarında pek çok hata yapılabilmektedir. Özellikle ‘Torba Kanun’ benzeri, bütününü denetlemek zor olan kanunlarda maddi ve anlamsal hatalarla karşılaşılır. Böyle kanunlara her bakan bir madde eklemek ister.
Diğer bir hata nedeni de, özellikle engelleme yapılan kanunlarda, içtüzüğün işletilmesine öncelik verilmesi, metinlerin geldiği gibi çıkmasına çalışılmasıdır. 

Abesle iştigal
Kanunlar yorumlanırken, kanun koyucu yersiz madde yazmaz anlamında, “Vâzı-ı kanun abesle iştigal etmez” denilir, o maddenin nasıl anlaşılması gerektiği anlatılır.
Bunun son örneği, Türk Ticaret Kanunu’nda görüldü. Ticaret Kanunu Tasarısı yıllar öncesinde komisyona geldiğinde, eskiden yazılan tasarı güncelleştirilmeden bölümler halinde görüşülmeye başlanmış ve geçici 5’inci madde eski haliyle, önce komisyon raporundaki metinde ve sonra da yürürlüğe giren metinde kalmıştır. Resmi Gazete’de yayımlanan bu maddeyi aynen aşağıya alıyorum:
“Geçici Madde 5- Bu kanunda geçen (Türk Lirası) ibaresi karşılığında, uygulamada, 28/1/2004 tarihli ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Para Birimi Hakkında Kanun hükümlerine göre ülkede tedavülde bulunan para (Yeni Türk Lirası) olarak adlandırıldığı sürece bu ibare kullanılır.”
Bu örnekteki Türkçe hatasını görmezliğe gelirsek, maddenin gereksiz (abes) olduğu açıktır. Yeni Türk Lirası kullanılırken hazırlandığı anlaşılan madde, kanun yürürlüğe girdiği zaman ‘abes’ maddeye örneklerden birini oluşturmuştur.
 
Cumhurbaşkanının kanunları yayımlaması
Değineceğim bir başka konu, cumhurbaşkanının (CB) kanunları yayımlama zamanıyla ilgilidir. Anayasanın 89’uncu maddesine göre, “Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kabul edilen kanunları on beş gün içinde” yayımlar. Sadece bu madde okunarak, on beş günün, kanunun Meclis’te kabul edildiği tarihten başlatılmasının doğruluğunu kabul etmek gerekir. Ancak bu yorum, kanunların Meclis’ten geç gönderilmesi durumunda ne yapılacağını açıklamamaktadır.
Ticaret ve Borçlar kanunlarında on beş günün, kanunun çıkışından başlatılmayıp, CB’ye gönderildiği tarihten başlatıldığı anlaşılmaktadır. Ticaret Kanunu, 13 Ocak’ta Meclis’te kabul edilmiş, 4 Şubat’ta CB’ye gönderilmiş ve 14 Şubat’ta yayımlanmıştır. Kanun, kabul edildikten 15 gün sonra yayımlanması yerine, CB’ye gönderildikten sonraki 15 gün içinde yayımlanmıştır. Borçlar Kanunu’nda da benzer bir durum vardır.
Bu uygulamaya göre, kanunların yayımlanma süresinin hesabında, Meclis’te kabul edildiği tarihe değil, CB’ye gönderildiği tarihe itibar edilmektedir. Yani Meclis Başkanlığı, kanunları CB’ye geç göndererek yayımlanmalarını geciktirebilir. Herhalde bu durum açıklığa kavuşturulmalıdır. Meclis Kanunlar Müdür Yardımcısı Şeref İba’nın, son günlerde yayımlanan ‘Meclis Kanun Metninin Hazırlanması ve Cumhurbaşkanlığı’na Gönderme Süreci’ başlıklı makalesinde, yasaları izleyenler için yararlı bilgiler vardır.

Bir Seçim bir kitap
Bu arada, okuyucularıma yeni bir kitabı duyurmak istiyorum.  Erol Tuncer’in ‘1954 Seçimleri’ adlı kitabı yayımlandı (1). 1995’ten sonraki seçimlere ait kitaplar, her seçimden birkaç ay sonra yayımlanmıştı. 1946, 1950 ve 1954 yayımlandığına göre, dokuz kitap daha kaldı. Yılda üç kitap çıkarsa, üç yıl sonra, siyasal tarihimizin önemli bir kaynağı tamamlanmış olacaktır. Erol Bey ve TESAV çalışanları her övgüyü hak etmişlerdir. (1) Tuncer, Erol; 1954 Seçimleri; Toplumsal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı TESAV; Yayın No: 36; Yorum Basın Yayın Sanayii Ltd.Şti.; 462 s.; Ankara; 2011; (Tel: 0312 467 04 62). tesav@tesav.org.tr

.