"YOİKK" nedir? Kim biliyor?

Böyle bir siyasal ortamda, umut bağlanacak YOİKK gibi toplantılardan bir şey beklenebilir mi?

Dünkü gazetelerde haber vardı; “Yapısı değiştirilen Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK), ilk toplantısını Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan başkanlığındaki Ankara'da yaptı.”

İtiraf etmeliyim, Aralık 2001’de, 15 yıl önce bu adla, bir kurul oluşturulduğunu ilk kez duydum.

Kurulun amacı; “yatırımlarla ilgili düzenlemeleri rasyonel hale getirmek, rekabet gücünü artıracak politika önerileri geliştirmek, yatırımın her safhasında, yatırımcıların karşılaştığı idari engellere çözüm üretmek, iş ve istihdam imkanlarının yaratılmasını ve ihracat odaklı üretimin artırılmasını desteklemek, yatırım ortamıyla ilgili konuların ele alınmasını sağlamak” olarak belirlenmiş.

Dün okuduğum haber, Ocak ayı başında yenilenen YOİKK’in ilk toplantısına dairdi. Cumartesi günkü ilk toplantıya 10 bakan ve  TOBB, TİM, TUSİAD, MUSİAD, YASED VE DEİK başkanları katılmış.  

Kurul kararları hakkında bilgi bulunmayan haberde; sadece Başbakan Yardımcısı Elvan’ın konuşması veriliyordu:   

“64. Hükümetin bir reform hükümeti” olduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı Elvan, “daha önce konuşulan ancak hayata geçirilemeyen birçok reformun bu dönemde uygulama imkanı bulacağını, 3 ay içinde gerçekleştirilmesini öngördükleri 20 reformdan 10'unu, 44 vaatten de 30'unu tamamladıklarını, kurumlar arası yetki mükerrerliklerinin kaldırılacağını, İş mahkemelerinin yapısı ve işleyişini baştan aşağı gözden geçireceklerini, artan maliyetleri azaltacak yeni bir mekanizma ortaya koyacaklarını, KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılacağını, kalkınma Bankacılığının yeniden yapılandırılacağını, Kamu İhale Kanunu'nu,  yeniden güncelleyeceklerini, yeni bir Patent Kanunu çıkaracaklarını açıklamıştı.

Bu konuşma esas itibariyle, Başbakan Sayın Davutoğlu’nun, 10 Aralık’ta ATO Konge Merkezi'nde sunduğu, “64. Hükümet 2016 Yılı Eylem Planı” belgesinden farklı değildir.

Hükümet Programı ve Eylem Planı hakkında görüşlerimi, 7 ve 14 Aralık tarihlerindeki yazımda belirtmeye çalışmıştım.

Eylem Planı'nda yazılan 276 hedef veya konunun ele alınmış bunlardan 173’ü “Reform” olarak adlandırılmıştı.

Neler “refom” diye adlandırılmıştır bu belgede bir bilseniz şaşarsınız! Azaltmak, düzenlemek, etkin hale getirmek, etkinlik arttırmak, gözden geçirmek, hazırlık yapmak, istisna getirmek, iyileştirmek, kaldırmak, kapasite güçlendirmek, süreçleri iyileştirmek, teşvik etmek, uygulamaya koymak fiiliyle biten bir çok madde “reform” olarak adlandırılmıştı bu planda.

Bu planda, “belediyelerin kreş açma uygulamasının” etkin hale getirilmesinin reform diye sunulduğunu yazarsam, belgenin ciddiyeti anlaşlır.

Devletimizin pek çok sorunu vardır ama, onlardan biri plan ciddiyetinin korunmasıdır. Devlet Planlanma Teşkilatı’nın işlevinin ne hale getirildiği plan yapma ciddiyetinin kaybolduğudur!

Eylem Plan’ının, Sayın Davutoğlu imzalı Giriş kısmında şu cümleler de bulunmaktadır:  “Temel hak ve hürriyetler alanını genişletmek, sosyal devlet ilkesini tam olarak hayata geçirmek ve bütün alanlarda toplumu güçlendirmek; …  hükümetimizin öncelikli hedefleridir. … Kararlı siyasi irademizle bu hedeflerimize ulaşacak, reformcu bir hükümet olarak ülkemizi çok daha güçlü bir konuma taşıyacağız.”

Ne yazık ki, son iki aydır bu konular unutuldu gitti.

Eylem Planında, üç ayda, altı ayda ve bir yılda gerçekleştirileceği yazılan, gerçekten reform sayılabilecek hedeflerden de bahsedilmektedir. Bir yıl sonra yazarsam bunları ele alacağım; benim yazmama gerek yok, herkes görecek, bu akıl ile bir adım atılamayacağını.

Bu akılla, Eylem Planı’nda yazılı vadelerde bitilemeyeceğini sandığım reformlar şunlardır: Siyasetin finansmanının ilk üç ayda, istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmesi ve demiryolu işletmeciliğinin serbestleştirilmesinin 6 ayda, yeni seçim kanunu, siyasal partiler kanunu, kamu personel rejiminin bir yılda tamamlanacağını sanmıyorum. Tabii ciddi ve demokratik bir ülkeye yakışan yasalardan bahsediyorum; Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu gibi, kişiye özel amaçlı yasalar değildir ele aldığım reformlar.  

Başı sonu olmayan bazı raporların başlıklarını değişik yerlerde okuyarak, devlette reform yapılamaz.

Benimki de umutsuz olay, böyle bir siyasal ortamda, umut bağlanacak YOİKK gibi toplantılardan bir şey beklenebilir mi?

Bugünkü hükümetimiz ve O’nun üstündeki kişisel güçler, devletin ve halkın herhangi bir sorununu çözme hevesinde değiller, onların amaçları anayasayı meclisten sorunsuz geçirecek sandalye sayısına ulaşmaktır! İç ve dış politikada yaptıkları her şey, söyledikleri her söz, işin aslıyla değil; propagandayla amaçlarına hizmetle ilgilidir!