Yönetimde değişime yakınız!

Karışık veya açık yazılmış da olsa, Büyükşehir Kanunu yönetim sistemimizde yeniliklerin habercisidir.

Ordu ilinin de katılmasıyla 30 Mart 2014’te 30 ilde il özel idareleri kapanacak, büyükşehir belediye sınırları il sınırlarına kadar genişleyecek; tabii Anayasa Mahkemesi bu maddeleri iptal etmezse!

‘Büyükşehir’ denilmesine bakmayın, aslında, bu 30 ilimizin yönetim sistemi değişmektedir. 76 milyon nüfusun sadece yüzde 23’ünün (17,6 milyon kişinin) yaşadığı 51 il dışında, nüfusun yüzde 77’sinin oturduğu yerlerde şimdiye kadar alışık olmadığımız bir yönetim biçimi yürütülecektir.

51 ilde eski yönetim biçimi sürecek, ama 30 ile bugünkünden çok farklı bir yönetim biçimi gelecektir.

58 milyon insanın yaşadığı bu 30 ili, 30 ‘büyükşehir belediyesi’, 519 ilçe belediyesi ile valinin başkanlığında 30 ‘Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’ (YİKM) idaresi yönetecektir. Büyükşehir olma bakımından illerin nüfus toplamları ve idare biçimlerinin Mart 2014 sayılarını gösteren tablolar aşağıdadır.

Bu yönetim biçiminin yeniliği, il özel idaresinin kalkmış olması; eskiliği de YİKM’nin kurulmuş olmasıdır.

YİKM ne yapacaktır? Kanunda bu ‘başkanlığın’ görevi, uzun bir maddede çelişkiler ve tekrarlarla yazılmıştır. Üsluba bakarsanız çok yetkili gibi görünür, içeriğine bakarsanız yeni bir şey yoktur.

Başkanlığın görevini anlatan madde şöyle özetlenebilir: YİKM, merkezi idarenin yatırım ve hizmetlerinin etkin olarak yürütülmesi ve her türlü yardım ve desteğin koordinasyonundan sorumlu olacak ve adli ve askeri teşkilat dışında tüm birimlerin faaliyetlerinin programlarına uygunluğu ile ilgili yıllık rapor hazırlanarak Başbakanlık’a ve ilgili olduğu bakanlığa gönderilecektir. Uzun maddede, hiçbir görev açık değildir; belki aceleyle, belki de bilerek böyle karışık, uzun ve belirsiz yazılmıştır.

Bakanlıkların teşkilat kanunlarındaki merkezi idarenin yetkileri hatırlanırsa, YİMK’nin her şeye el atabileceği düşünülebilir; il seçmeninin tamamının seçtiği bir başkan ve meclisin bulunduğu hatırlanırsa da YİKM’nin merkeziyetçi görüşle ve kendi kararıyla iş yürütmesinin zor olduğu görülür.

Uygulamanın nasıl gelişeceğini göreceğiz.

Karışık veya açık yazılmış da olsa, Büyükşehir Kanunu yönetim sistemimizde yeniliklerin habercisidir. Önce ‘büyükşehir’ denilen yönetimin şimdiye kadar bildiğimizden farklı bir şey olduğu görülecek, sonra da Kürt meselesinde gelinen noktanın zorlamasıyla, YİKM yönetiminin tuhaflığı dikkat çekecektir.

Örneğin Mardin yönetimiyle Kütahya yönetimi arasında oluşacak fark uzun süre taşınamayacak; Batman ile Van’da niçin farklı yönetim bulunduğu açıklanamayacaktır.

Yakın gelecekte, belki bu yıl sonunda veya üç yıl sonra, bütün yurdu kapsayacak bir yönetim reformu gerçekleştireceğiz,

gerçekleştirmeliyiz. İçişleri Bakanlığımızda yeni Türkiye’nin yönetim biçimi hakkında çalışmanın hızlandırıldığını umut edelim!