YSK'yı kim uyaracak?

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) listelerin askıya çıkarılacağı haberinden sonra, seçmen kütüklerinin durumunu yazmak için, 'karar'ı görmeyi bekledim.

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) listelerin askıya çıkarılacağı haberinden sonra, seçmen kütüklerinin durumunu yazmak için, 'karar'ı görmeyi bekledim. Düne kadar, YSK kararı yayımlanmadı. Bundan önce birkaç kez, YSK'nın yayımlanmamış notlarının karar sayılamayacağını yazdım.
YSK tutumunda ısrar ederek, kapı önünde dağıttığı 'not'larla, seçimleri yönetme alışkanlığını sürdürüyor. Kütüklerle ilgili
son haber de, bir memurun dağıttığı yazıdan üretildi.
Kimseden bir ses çıkmıyor! YSK'nın denetleyecek, kararlarını ve uygulamasını düzeltecek bir organ yoktur, bağımsızdır, kararları kesindir. Böyledir diye, YSK istediği gibi davranabilir mi? YSK'yı kim uyaracak? YSK'nın kanunlara aykırı davranmasını kim durduracak?
Son haberi birlikte okuyalım:
"28 Mart 2004 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde kullanılacak seçmen kütükleri, güncelleştirilmek üzere 2 Aralık Salı günü askıya çıkarılacak. Listeler, 5 Ocak 2004 Pazartesi gününe kadar askıda kalacak.
YSK kararına göre yerel seçimlerde, 3 Kasım 2002 Milletvekili Genel Seçimi'nde veya bundan sonra herhangi bir nedenle yapılan diğer seçimlerde kullanılan seçmen listeleri güncelleştirilerek kullanılacak." (Radikal, 28 Kasım 2003)
Haber, kimlerin listelere yazılacağı, kimlerin başvurabileceği bilgileri ve çeşitli işlerin bitirilme tarihleriyle sürüyor.
Önümüzdeki yerel seçimlerin güven içinde sürdürülebilmesi bu haberde yazılanların ayrıntılarının tam uygulanmasına bağlıdır. Seçmen listelerinin doğruluğunu muhtarlar ve parti örgütlerinde çalışan görevliler birlikte sağlayabilir. Seçim işlerinde 'doğru' olan eylem ve işlem, 'Yasalara ve YSK kararlarına uygunluk' ile belirlenir. Karar yoksa neye bakarak 'doğru' uygulama yapılacaktır?
YSK'nın yayımlanmamış kararını okuma olanağından mahrum kalmış insanlar, neye dayanarak itiraz edeceklerdir? Seçmen listelerinin tanımından başlayarak; nerede, ne zaman nasıl askıya çıkacağını, askı yerinde kimlerin bulunacağını, kimlerin inceleyebileceğini, bu liste içeriğine kimlerin, ne zaman, nasıl, kime itiraz edebileceğini; sözlü ya da yazılı şikâyet ve itirazların nasıl inceleneceğini, hangi sürede karar verileceğini (...) kim belirleyecek? YSK, bu görevini açıkça ihmal etmektedir.
YSK böyle bir kararı görüşmüş, belki de yazmıştır ancak, Resmi Gazete'de yayımlamamıştır. Buna hakkı yoktur; bunun nedenini anlamak zordur, kararların Resmi Gazete'de yayımlanma zorunluğu savsaklanabilecek bir görev değildir!
Meclis'teki muhalefet partisi de, yayımlanmamış kararlarla yönetilen seçimlerden şikâyetçi görülmüyor!
Son yıl içinde YSK'ya güven sarsılmıştır: Siirt seçimlerinin iptali ve DEHAP olayında alınan YSK kararları, en azından, biçim yönünden yasaya aykırıdır. YSK, ne dediği belli olmayan ve yayımlanmamış bir kararla, TBMM'yi, 'Tam kanunsuzluk yapıldığı yargı kararıyla kesinleşmiş seçimle oluşmuş bir Meclis' durumunda bırakmıştır.
Yerel seçimlere dört ay kaldı. 1 Ocak günü seçim dönemiyle birlikte göre seçim takvimi de işlemeye başlayacaktır. Vakit varken basınımız ve siyasal partilerimiz, yayımlanmamış kararlarla seçim yönetme anlayışının karşısına geçmelidir. YSK tarafına gelince, benim YSK Başkanı'na bir diyeceğim kalmadı!