scorecardresearch.com

Türkiye Liseliler Birliği

21/10/2013
Onlar, toplumu tasarladıkları yapıya getirmek istiyorlar; tam bağımsız Türkiye de devrimle kurulacaktır.

Dün gelen mail’lerin birinde, “Türkiye Gençlik Birliği’ne (TGB) bağlı Türkiye Liseliler Birliği (TLB) kuruldu” haberi vardı.

TGB de Doğu Perinçek’in 1992’de kurduğu ve genel başkanlığını üstlendiği İşçi Partisi’ne (İP) bağlıdır. TLB’nin 15 yaş üstü öğrencileri örgütleyeceği anlaşılıyor.

Aydınlık gazetesi internet sayfasında haberin izi yok; İP içindeki bir mesele olabilir veya bugünkü sayılarına koyacaklardır.

TLB bildirisinde şunlar yazılı: “TGB’nin Temel İlkeler Bildirgesi’ni bütünüyle savunur. Atatürkçüdür, vatanseverdir, devrimcidir. Devrim ve Cumhuriyet düşmanlarının karşısındadır. Eğitim sistemimiz bireyci insanlar değil her koşulda toplumcu düşünen insanlar yetiştirmelidir. Yabancı dilde eğitim yasaklanmalıdır. TLB, ‘Tam Bağımsız Türkiye’ mücadelesinin yılmaz savunucularındandır.”

Ankara Halk Tiyatrosu’ndaki toplantıya 60 il ve 22 ilçeden 300 delegenin katıldığı yazıyor haberde. Konuşanların şu cümleleri, toplantı hakkında yeteri kadar bilgi veriyor:

“Yeni bir cephe inşa ediyoruz”, “TLB ile tüm okulları ayağa kaldıracağız”, “Bayrağı Deniz Gezmiş’lerden devraldık”, “2012’deki eylemler ve Haziran Ayaklanması nasıl kazanacağımızı göstermiştir”, “AKP tarihin çöp sepetindeki yerini alacaktır”.

Toplantıyı açan TGB Başkanı’nın bir cümlesi, hareketi tanımlamaktadır: “Türkiye’nin önünde yalnızca devrimle çözebileceği sorunlar vardır.” Galiba demek istediği; çözülmesi ertelenemez sorunlarımız vardır, çözüme de işaret eden bu sorunları ancak devrimlerle çözebiliriz.

İlgi alanlarında demokrasi yok gibi görülüyor; onlara göre toplum, tasarladıkları yapıya uygun duruma getirilmelidir; tam bağımsız Türkiye’nin sonuçta devrimle kurulacağına inanmaktadırlar!

Her zaman toplumumuz içinde, bu görüşlere sahip siyasal akımlar olmuştur. 1950’ye giderken ve 1962 ve 1978’lerde, sorunları devrimle geçmek, yeni bir toplum kurmak pek revaçtaydı.

Son zamanlarda fikir hayatında yine vardırlar; ancak bu kez, görüşlerini eylemle kabul ettirmeyi tercih ediyorlar.

Düzenlenen toplantıları sabote etmek için bir-iki eylemleriyle karşılaştım: Toplantıya geldiler, konuşmak istediklerini söylediler, konuştular; sonra başka bir arkadaşları başladı, bitirdi; toplantı sahiplerinden biri daha ağzını açarken ilk konuşan yine başladı; sözleri bitmişti, kendilerini tekrarlamaya başladılar, biraz siz de dinleyin dendi; dinlemediler, geldikleri yöntemle, marşlar ve sloganlar söyleyerek uzaklaştılar.

Dün TLB toplantısında söylenenleri, ben 60 yıldır duyarım; başlangıçta benzer bir akımın içinde, sonra çevresinde ve uzun zamandan beri de uzağında yer tutarak.

İktidar demokrasi dışına çıkmadığı sürece, TGB söyleminin hiçbir kazanımı olmaz. 1960 sonrasında solculuk öne çıkınca, iktidar karşıtları hep birlikte sol türküleri söylediler; solcular, devrimciler, Atatürk devrimcileri, laikler, insan hakları savunucuları ve benzerleri, hep aynı şeyleri düşünüyormuş gibi davrandılar, tabii tutarlı bir program da üretemediler; oylar biraz çoğaldı ama yetmedi, yerleşmiş değerler tarafı kazandı.

2002’den beri, AK Parti karşıtlığının çekiciliği, görüş ve eylem arasındaki farkı, bazıları için, kaldırdı. AK Parti karşıtının dedikleri doğru, bir adımını beğenenin söyledikleriyse yanlıştı.

Bu karmaşa içinde, devrim ve darbenin tanımı açıkça yapılamadı, devrimin darbe sanıldığı, darbenin devrim diye ileri sürüldüğü zamanlar yaşanıyor, tanım kişiden kişiye değişiyordu. AK Parti karşıtı olanın, demokrasiden uzaklaşması bağışlandı, devrimi darbeden ayırmayanlarla darbeyi devrim sayanlar kol kola girdi.

AK Parti’nin de yarar beklediği bu ilkel durumu düzeltecek, yine demokratik yöntemlerdir. Ne derlerse desinler TLB benzeri siyasal eğilimler, fikir özgürlüğü içinde görülmeli; benzetmeler ve hedefler şiddet içermedikçe ve şiddeti teşvik etmedikçe gençlerin görüşleri olarak değerlendirilmelidir.

http://www.radikal.com.tr/115639711563974

YORUMLAR
(4 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Solcu geçinirler. - bipedfive

Solcu geçinirler ama en azılı faşist bile bunlarla yarışamaz. Zaten tek tip insan yetiştirme çabaları ile Hitler ve Mussolinî'yi çağrıştırıyorlar.

ateist toplum - likapa

dertleri devrim falan değil dinsiz ateist bir toplum meydana getirmek.

Merhaba - Blue_cafe

Sayın Tarhan Erdem yazınızın sonunda TLB nin görüşlerinin şiddet içermedikçe saygı duyulması gerektiğini belirtmişsiniz ki haklısınız. Ama yabancı dilde eğitim yasaklanmalıdır diyen zihin şiddeti yayan bir santral dır. İnanın MHP bile bu arkadaşlardan daha samimi ve çelişkisiz. MHP yi örnek vermemin nedeni onlarda kendilerini vatansever olarak tanımlıyor. TGB ile cemaat arasında seçim yapsam cemaate katılırım.

Bu yazı bana neleri düşündürdü? - enver altın

1960'lı yılların sonlarından bugüne bazı sol grupların(fraksiyonlar) faaliyetlerini, ilgilenenler, azıcık bir ilgiyle bile, anlamlandırmışlardır sezinlemeye dayanarak olsa da büyük ölçüde. Ama anlamlandıramadıkları, anlayamadıkları, esrarengiz buldukları bir grup veya gruplar vardır onların içinde. Bunu da sezinleme yoluyla farketmişlerdir. Bunlar kâh şucu, kâh bucu olurlar, bir dönem dışarıdan bir ideolojiyi benimsemiş, temsil eder görünürler, bir dönem gelir onu bırakmış, içeriden bir ideolojiye tutunmuş, sarılmış görünürler. Yayın organlarıyla da etkinlik gösterirler. Net olarak nerede durdukları, kimden yana, kime karşı oldukları hep değişkenlik gösterir. Şimdiki duruşları mevcut siyasal iktidara tam karşıt bir duruştur. Ama bu iktidara karşı olan başkaları onlarla ortak hedefe yönelik birlikte hareket etmeye çekinirler, güvenmezler çünkü. Geçmişlerini bilirler. Onlarla dayanışma içinde olanlar onları tanımayanlar ya da düşmanımın düşmanı dostumdur felsefesini benimseyenlerdir. Bunları düşündüm yazıyı okurken.