Acun'dan mektup var!

Arayan Acun'du. Üstelik ta Dominik'ten arıyordu. 'Survivor-yeni sezon' yazımızı net'ten okumuş, onunla ilgili konuşmak istemekteydi... Eyvah dedim!
Acun'dan mektup var!

Ne yalan söyleyeyim, sabah sabah telefonu açıp da karşımda “Ben Acun Ilıcalı” diyen bir ses duyduğumda kesin işletiliyorum kaygısına kapıldım. O yüzden de gayet ihtiyatlı lâflar etmeye çalıştım önce. Neden sonra telefonun öbür ucundaki sesin ekrandaki sesle frekans uyumundan iyice emin olunca rahatladım.

Evet, arayan Acun’du. Üstelik ta Dominik’ten arıyordu. Türkiye’de henüz fırından çıkıp okurun ilgisine sunulmuş (Salı günü yayımlanan) Survivor-yeni sezon yazımızı net’ten okumuş, onunla ilgili konuşmak istemekteydi (Yine, yeni, yeniden 'Survivor' - OKUMAK İÇİN TIKLAYIN). Eyvah dedim, şimdi söylemediğini bırakmayacak. Çünkü (tabii ki arkasında durmayı sürdürerek) kabul etmem gerekir ki Survivor üzerine kaleme aldığım en ‘keskin’ eleştirel çözümlemeydi bu yazı. Kullandığım bazı ifadelerden dolayı (‘düşkünler evi’, ‘pornografi’ gibi) yanlış anlaşılmaya da fazlasıyla müsaitti. Nitekim yankısı bu yönde oldu. Kısa süre içinde bazı medya sitelerinde “Radikal yazarından şok analiz”, “Tayfun Atay Acun’u öfkelendirecek” manşetleri atıldı.

Fakat manşetlerdeki bu tahminlerin aksine Acun Ilıcalı öfke bir yana gayet nazik şekilde yazıdaki gözlem ve yorumlarla ilgili bazı bilgileri paylaşmak gereği duyduğunu belirtiyor, özellikle de ünlüleri seçerken ne gibi kriterleri esas aldıklarını netleştirmek istiyordu. Yazının mantığına hiçbir eleştirisi olmadığını da ekleyerek programı izleyip “bunlar nasıl ünlü” denilebileceğini kabul ediyordu. Ama işte bu bağlamda bazı noktalara açıklık getirmekte yarar olduğunu kanısındaydı.

Bunun ötesinde söyledikleri, bir televizyon eleştirmeni olarak benzeri analizlerde muhatap olduğum kişilerde çok az gördüğüm bir olgunluk nişanesiydi. Yazarları okuyarak hatalarını anlamaya çalıştığını, ekipçe amaçlarının eleştirileri dikkate alarak kendilerini geliştirmek olduğunu ifade etti. Uzun uzun konuştuk. Bir yazıya böylesi nitelikli bir geribildirim (daha doğrusu ‘karşı-bildirim’) boşa gitmesin istedim. Acun’a anlattıklarını özetle kaleme alırsa köşemde yayımlayabileceğimi belirttim. Kabul etti ve asistanları aracılığıyla aşağıdaki metni gönderdi.

Acun’la tabii ki hâlâ farklı düşünüyoruz. Ama onun söylediklerine bu aşamada karşı argümanlar üretmem haksızlık olur. O yüzden özellikle eleştiri karşısında ‘medeni’ duruşundan dolayı takdirlerimle sözü noktasına, virgülüne, hecesine dokunmadan ona bırakarak noktalıyorum:

“Survivor Ünlüler – Gönüllüler konseptinde bizim amacımız popüler kültürde ün sahibi olmuş herhangi isimleri Survivor yarışmasına götürmek değil, her biri kendi alanında ün ve başarı sahibi olmuş ve fiziksel olarak da Survivor şartlarını kaldırabilecek isimleri, izleyici ile değişik bir platformda buluşturmaktır.

Örneğin, geçtiğimiz yılki yarışmacılarımızdan Erhan Yavuz, dünyanın tek Fair Play Ödüllü jokeyi olmasına rağmen, ülkesinde kendisini tanımayan büyük bir kitleyle Survivor yarışmasından sonra buluşmuştu.

Aynı şekilde, bu yılın yarışmacılarından Merve Aydın, Türkiye’yi Londra Olimpiyatları’nda temsil etmiş rekortmen bir atletimizdir. Duygu Bal, milli forma altında ülkemizi temsil etmiş, dünya çapında başarılara imza atmış bir voleybolcumuzdur.
İşte bu isimler gibi daha bir çok ünlünün de katıldığı Survivor yarışmamızın ana felsefesi, performansları en üst düzeyde olan ilginç karakteristik özellikleri olan kişileri biraraya getirmektir.

Onlarca ünlü ismin Survivor’a katılmak arzusuyla bizlere başvuru yapmasına rağmen, bizler hazırlık sürecinde yarışmanın kadrolarını,
performans ve karakteristik özelliklerde denge yakalayarak kurmaya çalıştık. Her sene olduğu üzere, Tolga Karel, Ahmet Dursun gibi toplumun geniş kitlelerince tanınan isimlerle beraber, alanlarında tanınırlığı gayet yüksek olan ve yarışmalarda performans gösterebilecek kişileri biraraya getirdik.

Ünlüler – Gönüllüler konsepti de, seyircinin yarışmayı izlerken algıda netlik yaşaması amacıyla oluşturulmuştur.
Unutulmasın ki, Survivor’da yarışan ünlülerin odağı sadece popülarite değildir. Bugün finansal anlamda güçlü bir çok kişinin gerçekleştiremeyeceği hayaller, oyunlar, etkinlikler, eğlenceler ile kendini fiziksel ve psikolojik olarak sınama macerasını yaşamayı istemeleridir.

Yapıcı tüm yorumlara açık olduğumuzu yazınız vesilesiyle bir kez daha belirtir, görüşleriniz için teşekkür ederiz”.