'Caprice'li Müslümanlar!

Sufi İslâm demode, 'sefa Müslümanlığı' geçer akçe... Konumuz, haftalardır ekranlarda izlediğimiz malûm reklam; 'Caprice Gold'un Maldivler çağrısı...
'Caprice'li Müslümanlar!

İslâm’ın kapitalizmle aşkı son sürat devam ediyor! Yiyecekten giyeceğe, finanstan inşaata, cinsellikten seyahate kadar, ‘helâl gıda’, ‘helâl moda’, ‘helâl para’, ‘helâl cima’ (‘helâl sex-shop’ ya da) derken şimdi de meşhur ‘Jet Fadıl’ın ‘hayırlı’ girişimiyle ‘okyanusta helâl tatil’ imkânının önü açıldı. Hayatını İslâmi kurallara uygun sürdürmek isterken dünya nimetlerinden mahrum olmak istemeyen dindarlar için!..

Bu tabii ki bir ‘masiva Müslümanlığı’. (Bilmeyen ‘masiva’nın anlamı için bir zahmet sözlüğe baksın!) Özellikle tasavvufun ‘masivadan uzak durma’yı tembihleyen çizgisinin çoktan aşıldığı kesin. Sufi İslâm demode, ‘sefa Müslümanlığı’ geçer akçe…

Konumuz, haftalardır ekranlarda izlediğimiz malûm reklam; ‘Caprice Gold’un Maldivler çağrısı… Epey kayıtsız kaldık ama değerli dostum Süreyya Murad Su, attığı tvitlerle ‘popüler kültür’ bağlamında altını çizip beni de kışkırtınca daha fazla dayanamadım. Reklam, Hint Okyanusu’nun ortasındaki Maldiv adalarından birinde Müslümanlara özel ultra lüks tatil imkânı sunan bir ‘ada-otel’in açılış duyurusunu yapıyor. ‘Tesis’e ‘Eshâb-ı Kirâm’dan Ebu Eyyûb El-Ensarî’nin (‘Eyüp Sultan’ yani) adı verilmiş: ‘Ebu Eyyub El Ensari House’…

Fadıl Akgündüz daha ayrıntılı bilgilerin yer aldığı web sitesinde, dünyadaki yüzbinlerce sahil otelinin hiçbirinde Müslümanların kullanabileceği mahiyette, yani ‘Hicab’ üzere plajlar olmadığını kaydedip ‘şükürler’ eşliğinde Maldivler’deki özel bir adada lüks bir otelin 250 özel plajıyla Müslümanların hizmetine sunulduğunu müjdeliyor. Fotoğraflara bakıyoruz; uçsuz bucaksız ummanı parsel parsel ‘kapatmışlar’. ‘Mahremiyet’ adına…

Neden Ebu Eyyûb El-Ensarî adını münasip gördüğüne de şöyle açıklık getiriyor Akgündüz:
“Hz. Eyyub El Ensari nasıl ki ‘Kötüden İyiye Geçiş’ anlamına gelen ‘Hicret’ günü, Peygamber Efendimiz SAV’ı Medine’deki evinde misafir ettiyse önümüzdeki hicret gününden itibaren (25 Ekim 2014) tüm dünya Müslümanlarını Caprice Gold Maldivler’deki Ebu Eyyub El Ensari’nin Evi’nde misafir olmaya davet ediyoruz.”

Buyurun bakalım, Peygamber’le şefaat üzere açılan yolda şimdi ‘inşaat üzere’ devam eden bir Müslümanlığın son durağına! Hem de ‘kötüden iyiye geçiş’ demek olan ‘hicret’ten esinlenilmiş; dünyanın en nefsanî sistemi, kapitalizm, bundan daha ‘dinî’ nasıl meşrulaştırılabilirdi, çok merak ediyorum!..

Medine’ye geldiğinde devesinin çöktüğü yere en yakın olan Ebu Eyyûb’un evine misafir olan Peygamber’in bu mütevazı evde fakir muhacirlere yemek verdiği, kendisine sunulan hediyeleri fakirlere dağıttığı kaynaklarda yazılı.

‘Jet Fadıl’ üzerine de internette hemen göze parçan bilgiler özetin özetiyle şunlar: 1998’de JetPa’yı kurdu. Yerli malı otomobil üretme projesiyle gurbetçilerden para topladı. İflas etti, paraları geri ödeyemedi. 2003’te müebbetle yargılanmaya başladı. 1,5 yıl tutuklu kalıp 150 bin lira kefaletle serbest bırakıldı. Sonrasında 4 yıl 2 ay hapis cezası aldığında yurt dışına kaçtı. 2008’de davası zaman aşımından düştü.

Dolandırıcılık, yolsuzluk, vd. fasılları geçelim; en geniş bağlamda Maldivler örneğinin öğrettiği şu: İslâm, kapitalizmi yıkamadı (zaten İslâmcılık da o yüzden bitti!), şimdi yıkamadığına sahip çıkma, sahip olma, hatta daha da öte onu kendine mal etme derdinde. 

Bu Müslümanlık, kapitalizmle aşkında çok da kaprisli! Onu kimselere koklatmak istemiyor. Alttan alta bir ‘kapitalizmi İslâmileştirme operasyonu’dur gidiyor.

Caprice mi kapris yani!..

Ve helâl gıda, helâl para, helâl seks, helâl tatil diye diye varılmak istenen hedef açık: ‘Helâl kapitalizm’ isteniyor!..

Ne diyebiliriz ki?! Size kapitalizmin helâli hoş olsun!

Ama “Allah yolunuzu açık etsin” diyemiyoruz, çünkü gücenen başka Müslümanlar olacaktır. Hem Allah’tan da korkarım!..