Kurtlar Vadisi-İniş

Yeni kuşak 'Genç Kurtlar', umulan ilgiyi görmedi. 'Polat Abi'yi omuzları üstünde taşıyan diğer unutulmaz kahramanların, Memati (Gürkan Uygun), Abdülhey (Kenan Çoban) Kara (Hakan Boyav) gibi karakterlerin hem bıraktığı iz, hem de boşluk çok büyük.
Kurtlar Vadisi-İniş

Ne yalan söylemeli, ‘İniş’ yerine ‘Düşüş’ demek dahi geldi içimden başlıkta, ama itidali elden bırakmama noktasında bir muhakeme ile frene bastım.

Ekranlarda 12 yıldır bir fanatizm, şovenizm ve ‘maşizm’ abidesi olarak tozu dumana katan kült dizi ‘Kurtlar Vadisi’nde bu sene kan kaybı hissediliyor. ‘Kan’ı hem diziden adeta ‘yaprak dökümü’ gibi kopan ve temsil ettikleri karakterler ‘ebediyete intikal ettirilen’ oyuncular anlamında okuyun, hem de bir dizi için kan ve can anlamına gelen ‘reyting’ olarak okuyun!..

Bu sene Kanal D’ye transfer olan dizi her zamanki gibi sıkı bir açılış yaptı. “Burası Ortadoğu, bize ekmek tükenmez” şiarıyla yeni kurgusal rotamız IŞİD gerçeği idi. Güzel bir yaratıcılık nişanesi olan ‘ŞEDİD’ adlı örgüt karşısında ‘dini-cinsi ulu Türk’ün gücünü göstermeye azmetmiş kahramanımız Polat Alemdar’ın (Necati Şaşmaz) nefes kesen maceraları başladı. Hanidir ortalıkta dolaşan yeni yetme (‘next-generation’) Kurtlar ve ahirete ‘evvel giden ahbab’ın yerini doldurmak üzere beliren başka dostlar eşliğinde…

Başladı ama Eylül ayından bugüne gıdım gıdım düşen izlenme oranlarıyla 12 yıllık tarihinde sanırım hiç olmadığı kadar da inişe geçti. Bu sene (Avrupa Kupası maçları haftası dışında) 9’dan 10’a gidip gelen reytingle açılış yapan dizinin yaklaşık dört buçuk ay içinde geldiği nokta çok parlak değil. Totalde hâlâ zirvede ise de izlenirlik 8’in altına düşmüş durumda. AB grubunda ise liderlik çoktan gitmiş olup 3, 4, hatta 5’inci sırayı gördü. Orada da 5 reyting çevresinde dolaşıyor, hatta onun altına dahi iniyor.

‘Vadi’ geçmişte de geçici olarak bazı sarsıntılar geçirdi, başka yapımlara geçildi. Bir dönem ‘Fatmagül’ün Suçu Ne’, 'Aşk-ı Memnu' onu bayağı geride bıraktı. Ama o zaman bile 10’un altında reytingi nadiren görmüştür. Şimdiki ölçüde düşük düzeyde seyre mazhar olma durumu bir ilk…

Üstelik reyting ölçüm sisteminde yapılan muhafazakâr ‘patent’li değişmenin en çok ‘Vadi’nin işine yaradığını ileri sürmek de mümkün. Buna rağmen düşüş, gerçekten sürpriz…

Çünkü ortam, görünüşte ‘Vadi’yi beslemeye oldukça müsait. Gezi olaylarından ‘17-25 Aralık’a, onun rövanşı mahiyetindeki ‘14 Aralık’ operasyonuna, IŞİD kasırgasından Charlie Hebdo’ya kadar, ‘Vadi’yi üretenlerin komplocu muhayyilesini beslemeye müsait bol malzeme var ve bunlar değerlendirme kapsamına da alınmış görünüyor.

Ama hayret, olmuyor, olamıyor. IŞİD’i ‘Britiş fitnesi’ saysanız da; onun ‘Selefi’liği karşısına neredeyse bir bölümün bütününe yayılmış ölçüde ‘Salât ü Selâm’lar eşliğinde ‘Muhammedî’ bir ruhla çıksanız da; hâlâ Batı-Yahudi-Hristiyan fobisine abanan bir kurgusal çerçeve oluşturmaya devam etseniz de eski hava yok. Seyirci, giderek ‘Kurtlar Vadisi’ni göz ardı etmeye başlamış gibi görünüyor.

Neden olabilir?..

Bir ‘metal yorgunluğu’ üzerinde durulmalı. Kuşkusuz popüler kültür tarihimizde hiç unutulmayacak bir ‘kahraman’ olarak yer aldığını kimsenin inkâr edemeyeceği Polat Alemdar hem yoruldu, hem de seyirciyi yordu artık. ‘Fantazya’yı diri tutacak sürenin çoktandır ve fazlasıyla ötesine geçildi.

Yeni kuşak ‘Genç Kurtlar’, umulan ilgiyi görmedi. ‘Polat Abi’yi omuzları üstünde taşıyan diğer unutulmaz kahramanların, Memati (Gürkan Uygun), Abdülhey (Kenan Çoban) Kara (Hakan Boyav) gibi karakterlerin hem bıraktığı iz, hem de boşluk çok büyük. Ömer Baba’nın (Emin Olcay) ve (henüz çok taze) Nazife Anne’nin (Serpil Tamur) kaybı da caba…

Komplo teorilerinden beslenen kurgu da toplumun, belki bunlara temayülden vaz geçmesi değil, fakat onların artık ‘vaka-i adiye’den sayılması sonucunda artık pek çekici gelmiyor olsa gerek.

Ve belki en önemlisi, daha önce ‘Reaksiyon’ dizisinin başına gelenlerin ‘Vadi’nin de başına, ama tabii onun daha oturmuş, yerleşikleşmiş, kurumsallaşmış bir yapım olması sebebiyle daha uzun vadede, yavaş yavaş gelmekte olması… İktidara ‘teşnelik’ şu ara kurguda ters tepiyor. ‘Reaksiyon’ için söylediğimizi şimdi ‘Vadi’ için de yineleyecek olursak hayatın içinde öyle ya da böyle, isteyerek ya da kerhen verilen oyların bugünlerde ‘hayal’in içinde pek karşılığı yok.

Bu sezonu Polat Alemdar’ın dünyadaki bütün iletişim ağlarını kontrol eden sistemin merkezine dalıp Beyaz Saray, Pentagon, Lordlar Kamarası, Kremlin, CIA, FBI, BND, MOSSAD, aklınıza ne gelirse her yere ‘hodri meydan’ demesiyle açmıştık. Polat Alemdar dünyaya karşı kabilinden…

Seyirci, “Artık yemezler” demekte gibi…