'Medyatik eğlence'nin tazelenme ihtiyacı

Doğan TV Holding'in düzenlediği 'Yarının Medya, Eğlence ve Show Dünyası' temalı FRESH MESH konferansı, 'dijital kültür' karşısında sektörün yenilenmesinin kaçınılmazlaştığını işaret eden bir girişim.
'Medyatik eğlence'nin tazelenme ihtiyacı

Arzuhan Doğan Yalçındağ

Eğlence bir ihtiyaç. İnsanlar, hayatta kalma yolunda temel gereksinimlerini zorlanmadan karşılayabilir, böylece kendilerine daha çok zaman ayırabilir hale geldikçe eğlence insan yaşamının ayrılmaz bir parçası oldu. Dolayısıyla ‘eğlencenin tarihi’nden de söz edebiliriz. Bu tarihe ‘üretim-tüketim’ faktörleri üzerinden bakınca, kabaca üç evre ayırt edilebilir. İlkin eğlence, insanların aktif katılım içinde kendilerince üretip tükettikleri ‘toplumsal’ bir etkinlikti. Kırsal, tarımsal, folk kültür aşamasına denk gelen bu uzun dönem boyunca insanlar daha çok kendileri oynayıp kendileri eğlendi.

Modern-endüstriyel kent yaşamında eğlence, hayatın her alanı gibi ‘endüstriyelleşti’. Bir eğlence endüstrisi, sektörü, piyasası çıktı ortaya. İnsanlar artık kendileri eğlence üretmekten çıkıp onlar için eğlence üreten bir sistemin içinde pasif tüketici konumuna gerilediler. Hele ki elektronik devrimi ve teknolojisi temelinde şekillenen ‘kitle iletişimi’ aracılığıyla iş alabildiğine seyirlik hâl aldı. Oynayıp eğlenen insan, seyredip eğlenen insana dönüştü.

Hızla geçiyorum: Topu topu son 20 yılda yeni bir ‘devrimsel’ dönüşümle hayatımıza şekil veren dijitalleşme, aynen olmasa da bir anlamda bizi başa döndürdü. ‘Kitle iletişim’ çağında esas itibarıyla pasif bir alıcı/tüketici konuma gerileyen insanlar (ki onlara ‘kitle’ der olmuştuk!) artık yeniden eğlence etkinliğinin aktif katılımcısı ve üreticisi olma yolunda. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek daha fazla insan, kitle iletişim, yani ‘mass media’ alanından ‘yeni medya’ alanına geçiş yapmakta. Radyo, gazete televizyonla yetinmekten vazgeçip internet, facebok, twitter, youtube, siteler, bloglar ve benzeri alanlarda, üstelik tüketici olduğu kadar üretici olarak da iletişimi sürdürmek demek bu.
Söz konusu dönüşümün yıllardır ‘kitle’ye tek mecradan ve tek-yönlü iletim bombardımanı (‘broadcasting’ diyelim) yapan bir sektör açısından ‘her şeyi yeniden düşünme’yi gerektirecek bir etki yapması, buna bağlı olarak yeni arayış, yönelim, strateji ve uygulamaların peşine düşülmesi hem beklendik hem de anlaşılır bir durum. Tıpkı Doğan TV Holding tarafından tasarlanıp organize edilen, bugün ve yarın gerçekleştirilecek ‘FRESH MESH’ başlıklı etkileşimsel konferans gibi...

Medya, eğlence ve ‘show’ dünyasını (‘MESH’in açılımı bu) yeni-taze (‘FRESH’ de bu) fikirler üretme yolunda bir beyin fırtınasına davet eden etkinlik, sektörün hemen her kulvarından (medya holding başkanları, kanal yöneticileri, ‘ceo’lar, program yapımcıları, yönetmenler, sunucular, vd.) yerli-yabancı pek çok ismi bir araya getiriyor. Etkinliği ayrıntılı olarak tanıtan hacimli bir metin, net’te mevcut (http://www.freshmesh.com.tr/). Metni böyle bir etkinliğe neden ihtiyaç duyulmuş sorusuna yanıt bulmak için okuduğunuzda bunun, yukarıda vurgulanan yeni aşamada yani ‘dijital devrim’le eğlencenin tekrar ‘toplumsal’ (daha doğrusu ‘siber-toplumsal’) mecraya girmesiyle birlikte sektör açısından belirginleşen ‘sorun’la başa çıkma çabası olduğunu fark ediyorsunuz. Tabii metnin içinde ‘sorun’ sözcüğü hiçbir yerde geçmiyor, ama sözcüğün metne içkin olduğunu düşünmek mümkün. Ve anlıyoruz ki sektör, ‘normal’de alışık olduğu tüketiciyi artık karşısında bulamamaktan muzdarip. O yüzden de bir ‘yeni normal’ belirleyerek şu kaydı düşüyor:

“Teknolojik ve dijital dönüşümün etkileri artık MESH dünyasının yeni normalinde yerini aldı ve şimdi pazardaki eğilimleri belirleyen iki etken yeniden tanımlanıyor; birincisi, davranışları daha fazla sosyalleşme, paylaşma ve bağlantı kurma motivasyonu ile değişen günümüzün yeni nesil tüketicileri; ikincisi ise bu değişimi geçirmiş tüketicilere ulaşmaya çalışan endüstri.”

Açık değil mi?! ‘Eğlenen’in o modern-öncesi, ‘folk’ dönemdekine benzer şekilde (tabii ki aynı değil), aktif, müdahil ve tüketici olmaktan öte üretici olmaya soyunduğu bu aşamada, yerleşik sektörel işleyişi yenileme ihtiyacı aciliyet kazanmış görünüyor.

Daha da açık ifadeler mi istiyorsunuz? Buyrun size bir derleme: “MESH tüketicisi artık küresel olarak birbiri ile bağlı sosyal ağlarla dolu bir dünyada yaşıyor ve içerikten etkilendiği kadar içeriği etkileyebilmeyi de istiyor; MESH ekonomileri bugün yaratıcı, sosyal, mobil ve yerelleşmiş içerikler etrafında geliştirilen izleyici etkileşim ve izleyici deneyimleri etrafında gelişiyor; MESH ekosisteminde başarıyı getiren, izleyicileri içeriğe dahil eden, tüketicinin de bir nevi üretici olduğu içeriği yaratabilmekten geçiyor; içeriğe her plarformdan ulaşım, çoklu yayıncılık (MESHCASTING) günün yeni dinamiği.”

“MESH’in trendlerini, gurularını, fırsatlarını, kanallarını, yatırımcılarını, girişimcilerini, ünlülerini, fikirlerini, liderlerini tanıyın; MESH’in oksijenini soluyun” şeklinde tarafıma da yapılan cazip ve nazik davete olumlu yanıt verdim. ‘Elektronik kapitalizm’in ‘mass media’ çağında şekillenmiş bir sektörün, ‘dijital kapitalizm’in ‘sosyal medya’sına geçiş sancılarını hafifletmeye dönük bu etkinliği ‘eleştirel’ bir gözle takip edip izlenimlerimi paylaşacağım.

FRESH MESH, 17-18 Ocak tarihlerinde Doğan TV stüdyolarında.