Patronluk Acun'a yaramadı!

Acun Ilıcalı'nın çiçeği burnunda bir televizyoncu adayı olarak bol bol 'Firarda' olduğu günlerden bu yana en zor dönemini yaşadığını söyleyebiliriz.

TV 8’in Acun Ilıcalı mülkiyetinde işlemeye başladığı ilk günlerde bazı erken gözlemlerimizi deneyimlere dayalı sezgilerimizle buluşturarak ‘tehlike çanları’nın çalma olasılığını işaret eden bir yazı kaleme almıştık; ‘Acunsal enerji neden düşük?’ diye… (link) Şimdi daha güvenilir veriler üzerinden konuşmak gerekirse mevcut duruma bakıldığında ne ‘Acunsal enerji’ TV 8’e yaramış, ne de TV 8 Acun Ilıcalı’ya yaramış görünüyor.

Acun’un patronluğunda TV 8’in reyting karnesine önceki gün itibarıyla bakalım! ‘İkindi namazı’nı müteakip gece yarısına kadar dakika dakika, çubuklu pijamalarımızı da giyip kanepeye yayılmış olarak izliyoruz!..

Show TV’de sessiz-sedasız sessiz-sedasız yayına başladıktan sonra büyük bir başarı yakaladığı için Acun’un iştahını kabartıp kendi kanalına transfer ettiği, Show’un ise aynı adla farklı bir sürümünü orijinali ile rekabete soktuğu ‘Bu Tarz Benim’ karşımızda… O da ne?! Çok değil iki ay önceki ilk sezonunda Show’da ortalığı kasıp kavuran, herkesin konuşup kendine dert ettiği, reytingin zirvesine çıkmış programın esamisini okumak neredeyse olanaksız listede… Saat 15.26 itibarıyla yayına girip 3 saatten fazla ekranda kalan program, 29’uncu sırada.

O biter bitmez 18.47 itibarıyla başlayan, hayli güçlü bir tanıtımla ve büyük umutlarla yayına başlamış bir diğer ‘realite’ program, ‘Ütopya’, özetiyle 39’uncu, onu takip eden yeni bölümüyle de 44’üncü sırada.

‘Ütopya’ da bitiyor ve son yılların en çok ses getirmiş Acun Ilıcalı ‘realite’si ‘O Ses Türkiye’, özetiyle yayına giriyor ‘PT 1’de (19.57) ve 37’inci sıraya oturuyor. Geçen sene ‘Athena Gökhan’la müthiş çıkış yakalamış, bize hem bir değerlendirme yazdırmış, hem seyrine müdavim kılmış, bu sene Gökhan’ın yanı sıra MFÖ’den ‘MÖ’ (Mazhar Alanson-Özkan Uğur) ile daha da takviyeli hale gelmiş ‘O Ses’in özet sonrası gelen bölümü tüm bu katkılara karşın kanalın izlenirliğini ancak 24’üncü sıraya taşıyor.

O da bitiyor ve yine önceki yıl Acun’un iş yaptığı STAR’da kendi yapımı olarak ekrana gelmiş (bir bakıma ‘Yetenek Sizsiniz’den ‘spin-off’ çıktığı da söylenebilecek) ve bir ‘gece yarısı-sohbet-şov’ programı için sıra dışı bir başarıya (totalde 3’lük, AB’de 1’incilik) imza atmış ‘3 Adam’ başlıyor. Program 23.16’da yayına girip gece yarısından sonra 01.30’lara kadar kaldığı ekranda izlenirlik açısından 36’ncı sırada kendisine yer buluyor.

TV 8’in gün içinde en çok izlenen saatlerde ekrana gelen programlarının karnesi böyle… Bunlar total izleyici oranları. Tabii AB grubunda sıralama yukarıya doğru bir hareketlilik kazansa da bunu başarı addetmek mümkün değil. Hele ki ‘Acunsal enerji’nin geçen sene bu zamanlarki performansıyla kıyaslandığında hiç değil!..

Yine kabaca bakalım! 1-4 Şubat 2014 tarihinde o dönem yayındaki ‘Yetenek Sizsiniz Türkiye’, özetleri de dâhil olmak üzere hem totalde, hem AB’de ‘nadiren’ 5’inci sırada! Programı en çok 1’inci, sonra da 2’nci-3’üncü sırada görüyoruz.

Bu sene 1 Şubat 2015’te TV 8’deki ‘Yetenek Sizsiniz’, total ve AB’de 9’uncu, özetleri ise 16’ıncı ve 20’nci sıralarda. 2-3 Şubat’ta ‘O Ses Türkiye’ totalde 14’üncü ve 15’inci, geçen sene 1’inciliği kimseye bırakmadığı AB’de ise 3’üncü ve 4’üncü sırada. Hâlbuki geçen sene ‘O Ses’in özetleri 3’üncü sıradaydı; ama bu sene özetler, 35’inci ve 12’nci sıralarda… 4 Şubat’ı sormayın! Yukarıda aktardık, 'O Ses' totalde ilk 20'de yok; AB'de de 5'inci sırada.

Bu bir fiyasko. Özellikle, demek ki fark yaratan, Acun’dan çok ‘marka’ imiş diye düşündüren bir fiyasko… Acun Ilıcalı’nın çiçeği burnunda bir televizyoncu adayı olarak bol bol ‘Firarda’ olduğu günlerden bu yana en zor dönemini yaşadığını söyleyebiliriz. Patronluk, Acun’a ‘oturmadı’.

Yaptığı programlar hep imrenilerek izlenen, alabildiğine taklitleri üretilmeye çalışıldıkça (tabii Türkiye çerçevesinde) öncülüğü daha da ayırt edilir olan Acun’un şimdi bir başka programı (‘Bu Tarz Benim’) büyük paralarla kendi kanalına transfer etmesi dahi aslında nereden nereye gelindiğini özetlemeye yeter. ‘Pro-aktif’ bir televizyoncunun, ‘reaktif’ hale gelmesi bu… İzlenen değil, ‘izleyen’ konumuna gelmesi. Önde değil, geride olması…

Ve belli ki Acun’u izleyenler, belki bilinçli belki de ‘insiyaki’ mahiyette durumun ayırdında olsalar gerek, ‘Bu Tarz Benim’in transfer aşaması aynı zamanda programın da dibe vurduğu aşama oldu.

Tabii daha genel çerçevede bir değerlendirmeye gitmek gerekirse ‘quiz’ tarzı yarışma-şovlar olsun, ‘realite’ler olsun, bu programların sürekli tekrarlar üzerinden yeniden üretilmeleri itibarıyla, özellikle de bizim seyirci açısından sıkıcı-bıktırıcı olma eşikleri bir hayli düşük. İşte ‘Bu Tarz Benim’, parladı ve söndü. Kitle, ‘korkunç bir yanardağ ağzı’ gibi kendisine sunulanları derhal tüketmeye ve başka paketler beklemeye koşullu bir noktada ekranın karşısında…

Dizilerde de krizler, durgunluklar, gelgitler oluyor ama sonuçta Türkiye’de onların en büyük rağbete mazhar olma özellikleri, üstelik geçen yıla oranla bu yıl daha da artmış şekilde devam ediyor. Haftanın yedi günü hep diziler zirvede. ‘Acunsal enerji’ geçen yıl dizilerden zirveyi devralabilme yetkinliğinde tek unsurdu ama bu sene, yukarıda da tablolaştırıldığı üzere böyle bir durum yok.

Zaten büyük ihtimalle dizilerle geçen yılki rekabet başarısından dolayı Acun Ilıcalı, TV 8’i bir eğlence-şov kanalı olarak tasarladığında onlardan uzak duracağını söylemişti. Ama bu düşünceyi ihlâl etmesi çok zaman almadı ve dizi denemeleri, ama başarısız dizi denemeleri oldu.

Haklı, o, dizi işinden anlamaz. Gelgelelim, en çok anladığı realite-program işinde de yukarıda belirttiğimiz gibi önde ve izlenen olmaktan çıktı, tabirimi mazur görsün, ‘yandan çarklı’ca izleyen konumuna geldi.

TV 8 macerasının yukarıdaki panorama doğrultusunda Acun için bir hata olduğu kanaatindeyim. Fakat, kanımca bunun Acun’a en büyük bedeli şu ki ‘patronluk’ onda doğal (ya da isterseniz Allah vergisi diyelim) bir nimet gibi duran ‘gençlik iksiri’ni yok etti.

Acun’un yaşlandığının resmidir!..