RTÜK cezayı 'Tanrı'ya mı kesti?

Ah Biz Kadınlar dizisine ceza kesen RTÜK acaba bir taşla iki kuş vurmak istedi de ikinci 'kuş'u vurmanın bir bedeli olabileceği endişesiyle mi böyle muğlak ve farklı yönlere çekilmeye müsait bir rapor ortaya çıktı?!

‘Ah Biz Kadınlar’daki ‘Tanrı şakası’na RTÜK’çe kesilen uyarı cezasının gerekçesinde kafamı hayli karıştıran bir nokta var. Daha doğrusu gerekçede bir muğlaklık var. Konuyla ilgili uzman raporuna basına yansıdığı kadarıyla yer verelim önce:

“Ah Biz Kadınlar dizisinde baba-oğul ve iki kadın arasında Tanrı’ya ilişkin yapılan konuşmalar ile toplumun milli ve manevi değerlerinin aşağılandığı değerlendirilmiştir. Türkiye toplumunun tamamına yakını Müslümandır. Müslüman toplumlarda, Allah tek ilah olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de askeri tesislerde yapılan yemek dualarında ve bazı yayın kuruluşlarının yayınında ‘Allah’ yerine ‘Tanrı’ lafzının kullanıldığı görülmektedir. Bu bakımdan, yerli bir yapım olmamakla birlikte Türkiye’de yayınlanan ve çocukların ekran başında olabileceği bir saat diliminde buna benzer ifadelerin kullanılması, çocukların Allah algısını olumsuz etkileyeceği açıktır.”

Şimdi burada bir yabancı dizideki diyaloğun dinî/İslâmî inancı sarsıcı mahiyette olmasına mı, yoksa Allah yerine Tanrı lâfzının kullanılmasına mı ceza kesildi diye bir kafa karışıklığı oluştu ve bazı basın organlarında cezaya sebep, ‘Tanrı’ sözcüğü olarak yansıtıldı. Şu ana kadar da ilgili ve yetkililer tarafından konuya bir açıklık getirilmiş değil…

TV 2'de yayınlanan Fransız dizisi Ah Biz Kadınlar'daki bir diyalog nedeniyle RTÜK kanala uyarı cezası verdi.

 

Acaba RTÜK bir taşla iki kuş vurmak istedi de ikinci ‘kuş’u vurmanın bir bedeli olabileceği endişesiyle mi böyle muğlak ve farklı yönlere çekilmeye müsait bir rapor ortaya çıktı?! Bunu biraz tartışalım!..

Bir kere cezanın Allah yerine Tanrı sözcüğünün kullanılmasından dolayı verildiğini düşünmek çok daha sıkıntılı bir noktaya bizi götürebilir. Çünkü cezaya gerekçe oluşturan diyalogda ‘Tanrı’ yerine ‘Allah’ sözcüğünün kullanılmasını göze almayı bırakın, akıldan geçirmek dahi içinde bulunduğumuz koşullarda imkânsız… Yine basına yansıdığı kadarıyla diyaloğa bakalım:

“-Çocuk (işaret parmağıyla göstererek): Baba, o kadın ne yapıyor orada?

-Baba: Sana parmağınla gösterme demedim mi, çünkü Tanrı her yerde olduğuna göre, parmağınla O’nun poposundan dürtüyor olabilirsin.”

Dolayısıyla RTÜK’ün sorunu çok açık ki esasen bu diyalogla diye düşünmek durumundayız. Ama raporda neden Müslüman toplumlarda Allah’ın tek ilah olduğundan ve oldukça manidar şekilde Türkiye’deki askeri tesislerde yemek dualarında Allah yerine Tanrı lâfzının kullanıldığından dem vurulma ihtiyacı hissedilmiş?

Büyük ihtimal, bir ‘geçerken dokundurma’da bulunma isteğinden dolayı olabilir!..

Şöyle ki cezayı gerekçelendirirken, diyalogda Tanrı’ya atıfta bulunulması karşımızdaki bir yabancı (gayrı-Müslim) yapım da olsa kabul edilemezdir, çünkü bu (Müslüman) memlekette de Tanrı sık sık Allah yerine kullanılmaktadır, o yüzden yapım yabancı olsa da yayın cezayı hak etmekte şeklinde bir değerlendirme yeterli olabilirdi. Yani, “Ülkemizde Allah kadar Tanrı lâfzı da kullanımda olduğu için bunun yaratacağı olumsuz etkilerden dolayı” der ve ne ceza kesme derdindeyseniz kesersiniz, olur biterdi.

Ama ‘tek ilah Allah’, ‘bazı yayın kuruluşları’ ve en önemlisi ‘askeri tesisler’ gibi ‘spesifik’ ifadelere raporda yer verilmiş olması neden?..

Belki esas muradımız şu da ondan: “Arkadaşlar hem böyle milli-manevi değerlerimizi rencide eden diyalogları yayınlamayın, hem de artık şu ‘Tanrı’ lâfzını da dolaşımdan kaldırın, çünkü bu memlekette ilah, Allah’tır, o yüzden kışlalardan ekranlara kadar Allah lâfzından gayrısına geçit yoktur…”

Bu yönde ‘çifte-kavrulmuş’ bir ‘uyarı’ cezası galiba karşımızdaki!..

Eğer böyle ise peki, ‘Tanrı’ ile derdimiz nedir? Biraz da bunun üzerinde durup bitirelim!..

Öz be öz Türkçe olan ve eski Türk kavimlerinde ‘ilah’ karşılığı olarak kullanılan ‘Tengri’den türeme sözcüğe İslâmi alerji bu topraklarda sanırım en çok Türkçe ezan girişimiyle ilgili. Allah yerine kullanıma sokularak “Tanrı uludur, Tanrı uludur” nidalarıyla ‘Allahu Ekber’ bastırılmaya çalışıldı kanaati doğrultusunda…

Ancak sözcüğün ‘Türklük’le ilişkisi, özellikle milliyetçi-muhafazakâr kesimdeki meşruiyeti ve prestiji (mesela ‘Tanrı Dağları’) düşünüldüğünde şimdi onu her vesileyle Allah lâfzıyla bastırma cihetine gitmenin de boğazımıza kadar battığımız kültürel ihtilaf ve kutuplaşma batağını iyice pekiştireceği ‘değerlendirilebilir’.

'Ah Biz Kadınlar'daki Tanrı şakası ceza getirdi!