Survivor notları-1: 'Arzu ve hınç' gönüllüsü Turabi

'Recep İvedik-4'te en çok Acun Ilıcalı taklidini beğendim. Gökbakar kardeşler Acun'un havasını çok tatlı yakalamış.
Survivor notları-1: 'Arzu ve hınç' gönüllüsü Turabi

Mutedil bir Survivor parodisinin sunulduğu ‘Recep İvedik-4’te en çok Acun Ilıcalı taklidini beğendim. Gökbakar kardeşler Acun’un havasını çok tatlı yakalamış. Hep görüyoruz, adada iki takım arasında veya takımların kendi içinde neredeyse kan gövdeyi götürecek, Acun gayet sakin ve serin, ve de ılıman belâgati eşliğinde ‘hiçbir şey olmamış’ havasında karşımızda. Herkes barut fıçısı, Acun akide şekeri…

‘Yaban’la ‘uygar’ farkını ima eden bir duruş Acun’unki. Güya hayatta kalmak için kıyasıya yarışan ‘yaban’ların mücadelesinden Acun’la birdenbire uygarlığa ‘ayıkıyoruz’!..

Bu, bir bakıma da kültür-doğa ikiliğinin ‘piyes’i. Adadaki yarışmacılara bir doğallık kisvesi giydiriliyor, onlarla bize ‘doğaya dönüş’ skeci sunuluyor. Ama bir yere kadar… ‘Uygar’ insanın doğal ya da ‘yaban’ olana sonsuz tahammülü yok. Bu, tehlikeli. O yüzden Acun’un sıkça belirimi bize ‘Korkma, uygarlıktan kopuş yok” mesajı veriyor.

Tabii bu ‘yaban’lık yanılsamasını yaratma yolunda da biraz eksantrik figürlere ihtiyaç var. Bu beklentiyi karşılayan birileri her sene oluyor. Geçen sene Duygu’ydu. Bu sene de hemencecik bir ‘Ali kıran baş kesen’ olarak sivrilen Turabi var.

Turabi’nin bana ilk anımsattığı, ‘Rocky 3’ filminde şöhret hazzını tadan şampiyon Balboa’ya (Sylvester Stallone) öfkeyle diş bileyip onu devirmeyi kafaya koymuş ‘sıradan’ boksör Clubber Lang (Mr. T) oldu. Şöhret, Rocky’nin gözünü o kadar kamaştırmıştır ki sıradanlığın boğucu kafesinden çıkıp tanınır-bilinir olmayı arzulayan bu ‘yaban’ tehlikeyi göremez. Ve malûm, feci bir dayak yiyerek unvanını yitirir. Ama tabii ki ‘uygar’ (ve de ‘beyaz’) insanlığı merkez kılan filmimiz seyircisini rahatlatacak, Rocky aklını başına devşirip çalışarak unvanı geri alacak, böylece ‘yaban’dan gelen tehdit ‘uygar’ca savuşturulacaktır!..

Turabi, Clubber gibi yükselme arzusuyla yanıp tutuşan ama bir ‘hınç’la da bilenmiş, üstüne üstlük Tayland Boksu’nda ustalaşmış ‘gönüllü’ yarışmacısı bu yılki Survivor’un… 2004 yılında kendisiyle yaptığım söyleşide Nurdan Gürbilek’in ‘popüler kültürün iki yüzü’ olarak işaret ettiği ‘arzu ve hınç’ metaforunun ete-kemiğe bürünmüş hali de denilebilir onun için…

Gürbilek o söyleşide ‘sıradan’ın popülerleşme isteğinin günümüzün kültürel iklimine damgasını vurduğunu; ‘sıradan insan’ın da görüntü dünyasından payını almak istediğini; ama ne olursa olsun sonuçta bu “Ben de isterem” arzusunun karanlık bir tarafı da bulunduğunu vurgulamıştı. “Sen de istersin de alamazsan ne yaparsın” diye soruyor ve şöyle devam ediyordu: “Görüntü toplumu, isteği, arzuyu kışkırtmakla kalmıyor, görünemeyenin görünene karşı hınç duymasına da yol açıyor. Toplumda, ‘görünen’e karşı müthiş bir hınç birikti” (söyleşinin tam metni için TIKLAYIN).

Turabi’de bu söz konusu edilen ‘arzu’yu da, şimdiye dek onun karşılanamamasından mütevellit ‘görünene hınç’ emarelerini de bulmak mümkün. Karşı takımdaki ‘ünlüler’in şöhretlerini de, yeteneklerini de, ‘erkeklik’lerini de aşağılıyor. Onları ‘ayıklamak’ için fırsat kolluyor, ha bire lâf atıyor ve ‘taklaşıyor’ onlarla. “Hepinizi gömerim” modunda.

Gömer mi gömer! Şaka değil, adam boksör ve karşısında da çaptan düşmüş durumda bile bir tür ‘Rocky’ yok hiç. Bu bakımdan Acun bence seçmelerde dikkatsiz davranmış! Turabi’yi dengeleyecek mahiyette, ‘fiziksel kapasite’ ile öne çıkacak (ne onun takımında, ne de karşı takımda) başka kimse yok ortada. E, tabii ki buradan, bu ‘boşluk’tan bir ‘zorba’ çıkacak ve iktidar kurmaya kalkışacaktır. Nitekim bu yazı hazırlanırken dönen fragmanlarda Turabi, kendi adasında kimsenin onun izni olmadan alet-edevatı kullanamayacağını ilan ediyordu! Ve içerdeki bu iktidarı pekiştirme yolunda da bol bol dışarıya saldırmaya devam edeceğine kuşku yok.

Ama bakalım nereye kadar?! Acaba ‘uygar’ konformizmimiz, bu ‘yabanıl’lık fantezisine ne kadar izin verecek? Bu tür figürlerin belli bir doygunluk noktasından sonra elimine edildiğini önceki yıllardan biliyoruz.

Ben aslında Turabi’nin yanlış bir yol alış içinde olduğunu da düşünüyorum. Bu fizik yetkinlik, çabukluk ve çeviklik ve de ne yalan söylemeli, alttan alta bir ‘sevimlilik’le, eğer ‘zorba’ya oynamasa çok daha fazla şansı olabileceği kanısındayım. O, ‘Clubber’ olmaya talip; hâlbuki halk, bir ‘Rocky’ arayacaktır!..

Ya da belki yanılıyorum, toplum bu kadar ‘hoyrat’ bir muktediri baş tacı da edebilir! Her ne yaparsa yapsın, güce tapan toplum için belki de vaz geçilmezdir o. Herkes onun gücünde, totaliteryanizme meftunca erimek de isteyebilir. ‘İcraata bakar’ yani!..

Kalemimden korkar hale geldim, baksanıza Survivor sahilinden başladık politikanın tehlikeli sularına doğru yüzüyoruz! Hafazanallah, nokta koyalım!..