'Vadi'den açan çiçek: 'Beyaz Karanfil'

Beyaz Karanfil, doğrudan 'tematik' açıdan değil ama dolaylı olarak, içerik, kurgulama ve en önemlisi oyuncu-karakter sürekliliği itibarıyla 'Kurtlar Vadisi'nden 'spin-off' (türeme-kopma) diziler olarak da değerlendirilebilir
'Vadi'den açan çiçek: 'Beyaz Karanfil'

Gürkan Uygun ve Kenan Çoban, ‘Kurtlar Vadisi’nin çok büyük iz bırakmış iki ismi… Lâkin sonuçta ‘Kurtlar Vadisi’nin ‘Polat Alemdar’ demek olduğu aşikâr. Dolayısıyla 12 yıllık kült ve kurumsallaşmış (evet, ‘Kurtlar Vadisi’ bir ‘kurum’dur!) dizi, yalnız ve yalnız Necati Şaşmaz’sız ol(a)mayacaktır. Tabii paralel doğrultuda bu saatten sonra ‘Kurtlar Vadisi’z de bir Necati Şaşmaz olacağını söylemek zordur.

Uygun ve Çoban için hiç böyle olmayacağı da aşikârdı. Her ne kadar ‘Vadi’nin onların tanınıp bilinmesindeki payı tartışmasız olsa da ‘Vadi’den onların payına düşen her daim sınırlı kalacaktı. Çizdikleri ve son derece özgün, memleket erkeği ve ‘erkekliği’nin ortalamasına ‘damardan’ hitap eden iki anti-kahraman karakterle (Memati ve Abdülhey) yıllarca dizinin itici gücü oldular. Hatta denilebilir ki ‘Vadi’nin ‘gizli özne’leriydiler… Buna mukabil ‘Polat Alemdar’ dolayımıyla Necati Şaşmaz’a biçilen aslan payı ortadadır.

O yüzden tıpkı geçen sene Gürkan Uygun’un ‘Kaçak’la adımını attığı yeni dizi macerası gibi Kenan Çoban da şimdi başrolde karşımıza çıktığı ‘Beyaz Karanfil’le oyunculuk kariyerinde yeni bir sayfa açıyor.

‘Kaçak’ gibi ‘Beyaz Karanfil’i de ATV’de izliyoruz. Bunlar, yukarıda söylediklerimizle de bağlantılı olarak, tabii ki doğrudan ‘tematik’ açıdan değil ama dolaylı olarak, içerik, kurgulama ve en önemlisi oyuncu-karakter sürekliliği itibarıyla ‘Kurtlar Vadisi’nden ‘spin-off’ (türeme-kopma) diziler olarak da değerlendirilebilir. Suç/suçlu ve kanun/polis eklemliliği ve geçişliliğinde (yani ‘suçlu’ ve ‘polis’in yer-değiştirmeceye de uğratıldığı) erkeklik/şiddet fetişizmine dayalı kurmacalar bunlar…

Kenan Çoban, ‘Abdülhey’le yerleşikleşmiş ‘sert-arıza iyi’ karakterini abartısız, ölçülü ve temiz bir oyunculukla revize ettiği ‘Zülfü’ ile karşımızda. Sevdiği kızı kendisine vermedikleri için kaçırmış ve kızın güçlü (ağa) ailesi karşısında, onu dengeleyecek tek güç olan akrabası, uyuşturucu baronu Burhan’ın (Ali Sürmeli) yanına bahçıvan olarak sığınmış durumda. Köle gibi çalıştığı ve yaşadığı bu ortamda o, ister istemez pisliğe bulaşacak ve Burhan’ı ele vermemek için karısı ve engelli çocuğunu geride bırakarak hapsi boylayacaktır.

Böyle açılan hikâyemizde başkahramanımızı tamamlayıcı mahiyette, Burhan’ın peşinde ve onu yakalamaya ahdetmiş Komiser Salih karakteriyle Hakan Boyav’a da merhaba diyoruz. Dizi piyasamızın bu emektar ve emsalsiz karakter oyuncusu da ‘Vadi’ye yakın dönem sezonlarında ‘Kara’ karakteriyle hatırı sayılır bir taze kan aşılamıştı. Şimdi o da ‘Vadi’ defterini kapatmış ve bu yeni dizide Kenan Çoban’a omuz vermiş olarak ön plânda karşımıza çıkıyor. Dizinin en güçlü diğer yapı taşı olduğuna kuşku yok.

Uyuşturucu baronunu oynayan ve yine ‘Vadi’ çıkışlı (bir diğer unutulmaz karakter, ‘Zaza’) Ali Sürmeli’nin tek dezavantajı ise (tabii ne kadar dezavantaj denilebilirse) sevimliliği!.. Rol icabı sfenks gibi duruyor, jilet gibi konuşuyor ama yine de izlerken gülesiniz geliyor. Denilebilir ki rolün hem hakkını, hem de karikatürünü veriyor!..

Bu tür ‘aksiyon’ filmleri (Yeşilçam’dan bu yana) bizim ‘Western’lerimizdir ve o yüzden kadın temsili bunlarda minimumda ve (ekseriya cinsellikle halelenmiş olarak) geri plândadır. Burada da öyle… Ancak Zülfü’nün karısı Nilüfer rolünde, ismine çok aşina olmadığımız; son derece mütevazı ve gösterişsiz ama o ölçüde de sahici bir performansla karşımıza çıkan; ve en önemlisi şu ara bulmakta hayli zorluk çektiğimiz ‘botokssuz’ bir kadın başrol olarak Oya Unustası’na bir şans vererek izleyin derim!..