'Vadi'nin tepesine hoş geldin 'Arkadaşım'!

'Kurtlar Vadisi' iki aydır gerilemede. Çünkü 'reel siyaset', 'Vadi'de kurgulanandan çok daha fantastik! Öte yandan 'Arkadaşım Hoşgeldin'in öne çıkışına ilişkin de siyasi etkenlere dayalı hipotezler üretilebilir.
'Vadi'nin tepesine hoş geldin 'Arkadaşım'!

Türkiye'nin boğazına kadar kasvetli bir iç-siyaset batağına battığı şu ortam ve süreçte televizyon reyting zirvesinde inceden kendini gösteren bir değişime yakından bakmak gerekiyor.

11’inci yılının içinde reyting başarısı sarsıntısız, hem total hem de AB grubu izleyici kategorisinde ilk sırada yer alarak süren ‘Kurtlar Vadisi’nde yakınlarda belli belirsiz fark edilen gerileme, son iki haftadır niteliksel (gözle görülür) bir değişmeyi önümüze koydu. Dizi, yılbaşı gecesi bir özel programla beklenmedik başarı yakalayan, sonra da kendisiyle aynı gün (perşembeleri) ekrana gelmeye başlayan ‘Arkadaşım Hoşgeldin’e AB grubunda zirvedeki yerini kaptırdı. Sanırım epey bir zamandır ‘Kurtlar Vadisi’ ilk defa önünde bir başka program görüyor. 

Oyuncu Tolga Çevik’le özdeş bu komedi-şov, ilk yayına girdiğinde de ilgi çekmiş ve yüksek reyting almış olmakla birlikte ‘Vadi’nin hayli gerisindeydi. Mesela haftalık yayına girdiği 9 Ocak 2014’te ‘Vadi’ AB’de 11,58, o ise 8,15 reyting almış. Sonrasında fark, totalde açık ara, AB’de ise 1 birim farkla ‘Vadi’den yana sürmüş. 

Son iki ayın (Mart ve Nisan) reyting tablosuna baktığımızdaysa ‘Vadi’de hem total hem de AB’de yaklaşık 1 birimlik ‘istikrarlı’ düşüş gözlenirken, ‘Arkadaşım Hoşgeldin’ her iki kategoride de tersine 1 birimlik ‘istikrarlı’ artış sağlamış. Ve geçtiğimiz hafta ile ondan önceki hafta, AB’de ‘Vadi’yi sollayarak zirveye yerleşmiş. 

Bu durum üzerine yorum denemesinde bulunalım. 

‘Kurtlar Vadisi’ gibi artık yerleşikleşmiş/kurumsallaşmış, ‘her devrin dizisi’ olabilecek ‘kıvam’da bir yapım özellikle son iki aydır gerilemede… Çünkü, diye öne sürülebilir, ‘reel siyaset’, ‘Vadi’de her daim kurgulanan siyasetten çok daha ‘fantastik’ ve temaşa götürür bir durum arz ediyor!..
‘Vadi’ üzerine sık sık vurgulanan neydi, hatırlayalım: Türkiye’de insanların önemli bir kısmı, siyasi gündemi gazete, dergi, haber ve tartışma programları yerine oradan izliyordu. Gerçeğe dair kurgusal (bol bol komplo teorileriyle bezeli) anlatılar, dizide ustalıkla, ‘gerçeksi’ (gerçekçi değil!) bir biçimde sunuluyordu. 



Fakat 17 Aralık ve sonrasında Türkiye’de olup bitenlere iktidar çevrelerinden gelen tepkilerin, yapılan yorumların, üretilen ‘senaryo’ların mahiyeti öyle ki bunların adeta ‘Vadi’ye taş çıkarttığı söylenebilir! Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla bağlantılı operasyonlara karşı alınan tavırlar, geliştirilen tezler, Yargı ve Emniyet mensuplarına yönelik uygulamalar, ‘Kurtlar Vadisi’ dizi setini aratmaz renk, tempo, gerilim, heyecan, abartı, kışkırtma, ‘fantazm ve fanatizm’ içinde oldu!.. Bu nedenle ihtimal odur ki siyasette olup bitenleri ‘Kurtlar Vadisi’nden öğrenmeyi yeğleyen kesimler de Başbakan ve iktidara yakın kişi, kurum, kuruluşların performansını izlemeye öncelik verip ‘Polat Alemdar’ın maceralarını geri plâna ittiler. 

Tayyip Erdoğan’ın fendi ‘Polat Alemdar’ı yendi yani!.. 

Öte yandan kendi tarzında bir başyapıt olan ‘Arkadaşım Hoşgeldin’in öne çıkışına ilişkin de siyasi etkenlere dayalı hipotezler üretilebilir. En genel çerçevede, komedinin hanidir ‘taassubî muhafazakârlık’ cenderesinde boğulan ‘seküler’ popüler kültürün kaçış alanlarından biri olduğunu kaydetmek gerek. Şu ara kanallarda komedi dizileri ve şov programlarından geçilmiyor. Dram, özellikle de toplumsal ve siyasal sorunlara odaklı dramlarda azalma söz konusu. Anlaşılan o ki yeni reyting sistemi, sansür, ceza gibi resmî uygulamalar karşısında risk almamak için mizaha, onun eleştirse de kendisini kolay ele vermeyen diline ve üslûbuna sığınılıyor. 

‘Arkadaşım Hoşgeldin’ biraz da bu süreçte böyle bir yer edinmiş olabilir. Yanı sıra, tabii ki Tolga Çevik tartışmasız büyük bir ‘değer’. En kaba-saba, argo, ‘hardcore’ temaları bile sevimliliğiyle terbiyeleyip önümüze koymak gibi müthiş bir yeteneği var onun. Toplumu tüm farklılık ve çeşitliliğiyle kuşatıp kucaklayan bir sempati topağı aynı zamanda. Muhafazakârlar dâhil her kesimden geniş bir hayran yelpazesine sahip.
Çevik, bu topraktan beslenen, son derece ‘yerli’ mahiyette, ama aynı ölçüde de evrensel nitelikteki şovun baş mimarı. Ve yanında dram, yarışma, reklam, komedi, aklınıza ne gelirse, yaptığı her işin altından kalkan (‘kendini yaratan kadın’ demeli!) Ezgi Mola var. Tabii kamera (gerisinde değil) tepesinde, gözlerden ırak ‘Yönetmen’ (aynı zamanda formatın yaratıcısı) Fırat Doğu Parlak başta olmak üzere tüm ekibin katkı ve çabasını zikretmezsek de büyük haksızlık olur. 

Evet, mevcut ‘reel’ siyasi atmosferin şu aralar ‘Kurtlar Vadisi’ni bir parça işlevsizleştirmiş olması muhtemel. E, böylesi bunaltıcı-boğucu atmosferde ‘bir yudum nefes’ arayışında sığınılabilecek, neşe verimi en yüksek liman olarak da ‘Arkadaşım Hoşgeldin’ görünüyor. Reyting dengesindeki değişmenin bunlarla ilişkisi, en azından tartışılmayı hak ediyor olsa gerek!..