Yeni dizilerde neler var?

Halihazırda yayına girmiş yeni diziler bize neler vaat ediyor? Reytingde zirveyi zorlayanlardan başlayarak yeni dizilerin kuşbakışı bir dökümü...
Yeni dizilerde neler var?

Yaz döneminden başlayarak ekranlara sürülen dizilerin sayısı, yeni yayın döneminin başlamasıyla birlikte katlanarak arttı.  Hâlâ anonsu geçilen dizilerle de önümüzdeki haftalarda tanışacağız. Acaba halihazırda yayına girmiş yeni diziler bize neler vaat ediyor? Toplu ve karşılaştırmalı bir değerlendirme yapıp meraklısının ilgisine sunmayı uygun gördük. İşte reytingde zirveyi zorlayanlardan başlayarak yeni dizilerin kuşbakışı dökümü:

Huzur Sokağı: Öncü bir ‘hidayet’ romanının geç kalmış bir dizi sürümü. Çok izlenmesi mesajından mı, yoksa ‘temaşa’sından mı bilinmez. ‘Dizi-içi reyting’ değerlendirmesine de ihtiyaç var. Mahremiyet telkin eden tesettürlü sahneler mi çekici geliyor, yoksa aleniyet arz eden ‘seksapel’li sahneler mi?! Ne olursa olsun, ‘bir taşla iki kuş’ vurmuş bir dizi. Ticari kaygı, hidayeti bir hayli geciktirecek gibi görünüyor.

İşler Güçler: Yaz sezonundan yüz akıyla çıkıp devam eden, film piyasasının iç yüzüne mercek tutan bir komedi. İnandırıcılığı, üç ‘looser’ aktörün kendi profesyonel hayatlarını oynamalarından dolayı çok güçlü. Sektörde ‘elek-altı’ olmuş sayısız yeteneğin durumunu duyumsatmaya çalışması takdire değer. Fakat bu, aynı zamanda kısıtlayıcı bir tema. Giderek sıkabilir. Azgın reyting dalgaları arasında çırpınışta.

Harem : Bir Gani Müjde klasiği ve klişesi. ‘Muhteşem Yüzyıl’ parodisinden çıkıyor ve bol miktarda Müjde’nin ‘Kahpe Bizans’ını yankılıyor. ‘Muhteşem’in sansasyonundan ve yarattığı polemiksel tartışma ortamından beslendiği söylenebilir. Üretimi de, eğer daim olursa reyting başarısı da ‘Muhteşem Yüzyıl’ın başarısının göstergesi aynı zamanda.

Krem: Güzellik endüstrisini masalsı bir formatla tatlı tatlı ‘ısıran’ bir komedi. Görsel kültürün medyatik dünyasında güzellik ve gençliğin acımasızca normlaştırılışına dikkat çeken eleştirel bir zemine sahip. Yaz boşluğunda reytingi zirve yaptı, şimdi gerilese de ayakta kalabilmiş görünüyor.

Kayıp Şehir/Ağır Roman-Yeni Dünya/Şubat: Aşağıdakileri, en alttakileri, yoksulluk ve yokluktakileri hikâye eden diziler. İlk ikisi, kıyıya itilmiş, ‘öteki’lenmiş kesim ve kimlikleri ‘biz’leştirme gibi radikal bir enerjiye de sahip. Şubat’ta bu yok. Evsiz-barksızların ‘hardcore’ hayatının terbiye edilmiş bir anlatısı o. ‘Kayıp Şehir’ reytingde tutundu gibi. ‘Ağır Roman-Yeni Dünya’ an itibarıyla zorlanmakta. ‘Şubat’ı TRT dizisi olduğundan bilemiyoruz, ama o da ayakta kalacak gibi.

Kötü Yol/Evlerden Biri: Yaz sezonundan kalıcı iki Orhan Kemal klasiği. Ama yeni sezonun eskili-yenili dizi akımında cereyanda kaldıkları söylenebilir. İzleyicide ‘Hanımın Çiftliği’nin doygunluğu da var gibi. ‘Kötü Yol’un ataerkillikle hesaplaşma girişimi, not edilebilir.

Veda: Sezonun senaryo yapısı en özenli dizisi. ‘Ustura Kemal’in aksine ‘İşgal İstanbulu’nu iç acıtıcı, ama daha gerçekçi aksettiriyor. Edebi yanı ağır bastığı için seyirciden sabır ve yoğunlaşma istiyor; bu yüzden kırılgan konumda. Üstelik ‘Kurtlar Vadisi’yle ringde. Ne mutlu ki ayakta ve sıralamada ikinci.

Son Yaz-Balkanlar: ‘Veda’ ile aynı kategoride, bir tarihsel yenilgi ve yıkımla yüzleşme yolunda yüreklice bir girişim. Balkan Savaşı faciasına odaklı. Tarihe gerçekçi ilgiyi teşvik edebilecek mahiyette. Bayağı bir reyting sorunu var ama.

Dila Hanım: Türkan Şoray-Kadir İnanır’ın sinemada efsane performansından hareketle nostaljiye ‘oynayan’ bir çalışma. Dizi olarak çok işlenmiş teması, en büyük talihsizliği. Ağa, Hanımağa dizilerine doydu millet. Çekici yanı, koca katiline nefret ve aşk ikilemindeki kadın motifi. Reyting sorunu beliriyor gibi.

Alev Alev: O da ‘Dila Hanım’ gibi Yeşilçam nostaljisinden sermaye çıkarma hedefinde. Gülşen Bubikoğlu’nu kültleştiren filmin uyarlaması. Sahil yaşantısını, aşklarını tematize eden yapımlar da hayli kanıksandı. O yüzden işi biraz zor.

Zengin Kız Fakir Oğlan: Birol Güven’in bu TRT komedisi de Yeşilçam titreşimli. Bir filme değil, ama çok işlenmiş melodramatik bir temaya dayanıyor. Kendi içinde temanın yer yer parodisini yaptığı da söylenebilir. Yan tema çeşitliliği de giderek artıyor.

Böyle Bitmesin: Boşanma sorununu ele alan, ama akışı evlilikleri kurtarma operasyonlarıyla ilerleyen bir TRT dizisi. Boşanma sorununa bugünün dünyasında evlilik kurumunun geçerliliğini sorgulamadan yaklaşıyor. Dolayısıyla, aksi iddia edilse de bir sosyal sorumluluk projesi izlenimi bırakıyor.

Babalar ve Evlatlar: Erkekliğe güzelleme yapılan bir dizi. Erkek izleyiciye hitap etmeyi hedefleyen, şiddeti estetize eden, kadını araçsal mahiyette kullanan yanlarıyla ‘Kurtlar Vadisi’yle aynı kulvarda koşuyor. ‘Vadi’ye kıyasla apolitik içerikli.

Aşkın Halleri:  Kentte steril alan arama ihtiyacından çıkan ‘site yaşamı’nın kendi içindeki sorun, dert, sıkıntı ve çatışmalara mizah penceresinden bakan bir sitkom. Ağır ve durgun yol alıyor. Yazdan kalsabildiyse de reyting iddiasını çoktan kaybetti.