scorecardresearch.com

Dizilerde yörünge 'Harbiye'den 'Fatih'e kaydı!

Eskiden 'muhafazakârlık' bir kültürel kategori olarak fazla kaale alınmazken şimdi bu gözetilmeksizin dizi yapmak olanaksız.
Dizilerde yörünge 'Harbiye'den 'Fatih'e kaydı!

Yeni dizilerden ‘Fatih-Harbiye’yi çok merak ediyor, sabırsızlıkla bekliyorum! Türkiye’de ‘muhafazakâr modernizm’in öncülerinden Peyami Safa’nın bu eseri, onun ‘Doğu-Batı Sentezi’, ‘Türk İnkılâbına Bakışlar’ gibi meşhur denemelerinde etraflıca açtığı fikirlerinin kurgusal karşılığı sayılır. Bu ülkenin hâlâ içinden çıkılamamış Doğu-Batı, gelenek-modernlik, alafrangalık-alaturkalık gibi ikilemlerini psikolojik çözümlemelerle de zenginleşmiş olarak serimleyen bir ‘tahlil romanı’dır bu.

Eserde ‘Fatih’ semtiyle simgelenen muhafazakârlık, ‘Harbiye’yle simgelenen Batıcı (‘monden’) yaşam tarzı ile erken-Cumhuriyet döneminde karşılaştırmaya sokulur (1931’de yazılmıştır). ‘Harbiye’nin revaçta, ‘Fatih’in ise sönük olduğuna dair bir ‘kültürel asimetri’ vurgulanır, bunun haksızlığı okura hissettirilir. Ve ‘Fatih’i, yani geleneği, ‘Doğu’yu, muhafazakârlığı ‘aklayan’ bir final yapılır.

‘Fatih-Harbiye’nin de içinde yer aldığı yeni yayın dönemi dizilerinin dökümüne bakarken hem romanı hatırladım, hem de dizilerde ‘tematik’ tercihlerin Peyami’nin eserinde ‘Harbiye’ ile simgelenen hayata yönelik olmaktan, ‘Fatih’le simgelenene doğru bir ‘yörünge değişimi’ne uğradığını düşünür oldum!..

Netleştireyim: Geçen sezonun dizi piyasası açısından özeti, tek kelimeyle söylemek gerekirse ‘deprem’di. Tam anlamıyla ‘zirve’den ‘dibe vuruş’ yaşandı. Nedenlerine hep değindik. Reyting ölçüm sistemindeki değişme, izleyici profilini de, ölçüme esas alınan kategorileri de köklü biçimde değiştirdi. Eski reyting sisteminde şehirli, profesyonel, iyi eğitimli, en önemlisi ‘alafranga’ kültürel eğilimli orta ve üst sınıfı kapsayan AB grubunun ölçümlerde kayda değer ağırlığı vardı. Ve diziler daha çok bu ağırlığa endeksli yapılıyordu. Bunun ne kadar ekonomik rasyonalitesi var, tartışılır-dı ve tartışıldı. Tabii muhafazakâr ‘politik-ideolojik’ mülâhazalar eşliğinde!..

Bunun sonucunda oluşan yeni reyting ölçüm sisteminde AB kategorisinin içeriği değiştirilip eğitim düzeyi mütevazı, gelenekçiliği bariz yeni taşra burjuvazisi de bu gruba intikal ettirildi. Hem de grubun toplamda belirleyicilik oranı düşürüldü. Paralel olarak, RTÜK’ün muhafazakâr-mutaassıp çizgiye aykırı tema ve motiflere yönelik daha sıkı ve ‘yakıcı’ bir takip uygulamaya başlaması da caba…

Böylece eskiden ‘muhafazakârlık’ bir kültürel kategori olarak fazla kaale alınmazken şimdi bu gözetilmeksizin dizi yapmak olanaksız. Kanalların geçen sezon başında umut ve heyecanla sundukları, toplumda marjinalleştirilmiş-aykırı grupların ve yaşam biçimlerinin temsiline soyunan, statükoyu sorgulayan, protest, sol tınılı dizilerin nasıl döküldüğünü hatırlayın! Kanal yönetimlerinin panik içinde dizilerin yerleriyle oynayıp izleyicide baş dönmesi yaratacak şekilde ortalığı iyice darmadağın ettiklerini de…

Sistemin yapılandırdığı yeni ‘reyting kitlesi’nin fazla huzuru bozacak; çok fazla aşina olmadığı, hatta yadırgadığı uç yaşantıları ‘parlatacak’; hele ki sıkı bir yazılı kültür altyapısı gerektirecek eleştirel çözümlemelere rağbeti yok.

O yüzden dizilerde bu sezon ‘yoğurt’, üfleyerek yeniliyor. Aynı zamanda fark edilen, artık muhafazakârlığa ‘kültürel endeks’te öncelikli yer verilmekte oluşu. Hem içerik ve akışta buna dikkat ediliyor, hem de safkan muhafazakâr hikâyeler üretiliyor, uyarlanıyor. ‘Fatih’ de buna tipik bir örnek. Uyarlama olarak ‘Fatih-Harbiye’nin yanı sıra Reşat Nuri’nin ‘Çalıkuşu’ var. O da içerisinde Cumhuriyetçi bir idealizm barındırmakla birlikte, genel çerçeve itibarıyla tam bir ‘muhafazakâr modernizm’ örneğidir. Ve eserleri Batıcılığa hicviye ile ayırt edilebilecek Refik Halid’in ‘Bugünün Saraylısı’ var ki 10 yıllar önce TRT’de de bir mini-dizi olarak izlemiştik (Sema Yunak, unutulmazdı!).
 
Durum bu. Yeni dizi döneminde ‘Fatih’ adından geçilmediği gibi o, ‘kültürel yörünge’ belirlemede de adeta ‘parola’. ‘Harbiye-Nişantaşı-Cihangir’den iyice sapıldı. İstikamet ‘Fatih’!..

http://www.radikal.com.tr/114739511473951

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Fatihteki "boğucu" atmosfer - muratcelik123

Bütün ülkeye yayılıyor. Olan bu. Kadınların kaç çocuk doğuracağına, kaçtan sonra ve nerede içki içileceğine, kadınların nasıl giyinmesi ve nasıl davranması gerektiğine hatta iktidarın nerede ve nasıl protesto edileceğine bile devlet büyüklerinin karar verdiği bir ülke olma yolunda tam gaz ilerliyoruz. 2023 Türkiyesi böyle bir ülke olacak. Üstelik AKP aslında yeni iktidar oldu. Yani bunlar daha "başlangıç"...