Şiddet, saldırganlık ve terörün psikososyal boyutu

Bugün şiddet, saldırganlık ve terör eylemlerinin psikososyal boyutunu ele alan bir yazı dizisine başlıyoruz. Diğer konumuz ise farklı anaokulu felsefelerinden biri olan Waldorf.

Saldırganlık, şiddet ve terör olayları hem ülkemizde hem de dünyada her zamankinden daha fazla görülmeye başlandı.  Peki, tüm bunların psikolojik bir açıklaması var mı? İnsanoğlu şiddete neden yönelir?

Şiddet ve terör eylemlerinin psikososyal boyutunu inceleyen Oots and Wiegele, bireyi terör eylemi gerçekleştirmeye iten sebeplerin biyolojik, sosyal ve psikolojik açıdan çok yönlü incelenmesi gerektiğini dile getirirler. Şiddet temelde biyolojik, sosyal/bağlamsal, bilişsel ve duygusal faktörlerin karşılıklı kompleks ilişkisinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bazı bireysel ve sosyal özellikler şiddeti normalize ederek uygulanmasını daha da kolay hale getirebilir.

Psikolojik açıklamalar yaparken gözden kaçırılmaması gereken önemli bir nokta; şiddetin her türlüsünün ‘niyetli bir davranış’ olduğudur. Şiddet çoğunlukla bir amaç doğrultusunda gerçekleştirilen ve içinde strateji barındıran bir aksiyondur. Her ne kadar dürtüler ve bilinçdışı psikolojik faktörler, şiddet içeren davranışa bir eğilim yaratsa da son tahlilde şiddete başvurmak kişinin özgür iradesi ile yaptığı bir seçimdir. Birey bir takım koşulların etkisi altında kalarak, pasif bir şekilde uyum sağlayan bir varlık değildir. Elbette disinhibisyon ve disfonksiyona sebep olan beyin hasarı gibi durumlar bunların dışında tutulmalıdır. 

Bu başlıktaki terimlerin açıklamaları ile başlamak faydalı olacaktır:

Saldırganlık (Agresyon): Hakim olmak, yenmek yönetmek amacı ile güçlü, şiddetli, etkili bir hareket, fiil, işlem; bir işi bozma,  engelleme, boşa çıkarmaya karşı düşmanca, yaralayıcı, hırpalayıcı, yıkıcı, yok edici amaç taşıyan davranış biçimi.

Şiddet:  Kişi ya da kişilere psikolojik, fiziksel ya da sosyal açından zarar verme, zor kullanma, kanuna uymama, can acıtıcı ve hırpalayıcı davranışlar.

Terör: Dehşet, aşırı korku ve dehşet saçma ve bu amaçla yaralama, yıkma ce öldürme davranışları. Terörde amaçlananlar; heyecan ve şaşkınlık yaratmak yolu ile aşırı korku ve dehşet uyandırmak, cezalandırmak ve yıldırmak söz konusudur.

Bilişsel teori, bireylerin çevre ile olan etkileşiminin, çevreyi nasıl algıladıkları ve yorumladıkları üzerine geliştiğini söyler. Bireyin zihninde dış çevrenin bilişsel bir haritası vardır ve bu harita her zaman realite ile uyumlu olmayabilir. Kişinin karşı tarafın niyetine dair algısı provakasyon hissine yol açabilmekte ve agresif davranışa yol açabilmektedir Temel iki bilişsel süreç, yüksek derecede agresyona sebep olur:

Crenshaw, terör örgütleri ve üyelerinin dış dünyayı ve uyaranları yorumlama biçiminin, gerçeklikten çok kendi düşmanca algılama kalıplarına dayandığını söyler. Bu algılar politik ve sosyal çevre, inançlar ve ortak geçmiş yaşantılar ile şekillenir.

Şiddet, saldırganlık ve terörizmin psikolojik yaklaşımlar tarafından nasıl açıklandığı üzerinde durmaya bir sonraki yazımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz. 

Kaynakça:

1-    Borum, R. 2004 Psychology of Terrorism

2-    Erten, Y., Ardalı, C. 2014 Cogito Sayı 6- Şiddet

 

 

Farklı anaokulu modelleri: 2)Waldorf

Bugünkü yazının konusu, okul öncesi çağda çocuğu olan ebeveynlerin duymaya alıştığı farklı anaokulu felsefelerinden Waldorf. Avusturyalı eğitim bilimcisi Rudolf Steiner 1919 yılında ilk Waldorf okulunu Almanya’da açmış. O günden bugüne bu yaklaşımla eğitilen öğretmenler ve açılan okullar gitgide artıyor.

Odak noktasına oyunu koyan bu yaklaşım, rutinlerin çocukların yaşamına getirdiği güvenin de bilincinde. Haftanın aynı günleri belli aktivitelere ayrılıyor, örneğin salı hamur, cuma kurabiye pişirme günü. Bu yanıyla öngörülebilir olan Waldorf, çocukların büyük ihtiyacı olan istikrarın verdiği güven hissi pekiştiriyor ve içlerindeki yaratıcı gücün ortaya çıkmasına imkan sağlıyor. Öncelikli amaç çocuklara ne düşünmeleri gerektiğini değil, nasıl düşüneceklerini öğretmek. Bu amaçla çocuklar okulda teknolojik cihazlardan uzak, doğayla yakın ilişkide, şarkılar, oyunlar, doğal oyuncaklarla kendi tercihleri ön planda tutularak vakit geçiriyorlar. Waldorf okulları görünüş olarak okuldan çok eve benziyor. Bu samimi ve rahat ortam evlerinden ilk defa ayrılan çocuklar için güven verici. Hava nasıl olursa olsun günün bir kısmını bahçede geçirmenin, doğada yaşamın nasıl ilerlediğini fark etmenin önemi de vurgulanıyor. Çocukların yaratıcılıklarına ve öğrenme süreçlerine saygı gösterilen bu okullarda çocuklar doğal taklit yetenekleriyle pek çok beceri edinir.

Bir Waldorf okulunu tercih ettiyseniz, çocuğunuzun bireyselliğinin gelişmesini, okuldan keyif almasını, doğayla yakın ilişkide olmasını, gün içinde devamlı aktiviteden aktiviteye koşmak yerine serbest oyunla bolca vakit geçirmesini bekleyebilirsiniz.

 

Küçük Adımlar – Glenn Murphy

Küçük yaşta alınan kararlar dünyayı değiştirebilir. Gelecekteki dünyamızı korumanızda size ve çocuklarınıza yardımcı olacak pek çok yanıt bu kitapta. Çocuğunuz dünyayı, içinde yaşadığı çevreye nasıl iyi bakacağını Küçük Adımlar ile keşfederken siz de bilgilerinizi tazeleyebilirsiniz. Küçük Adımlar ile artık kâğıtları, camları ve pet şişeleri çöpe atmak yerine geri dönüşüm kutularına atarak ne kadar ağaç kurtardıklarının, çevreye nasıl bir yarar sağladıklarının bilincinde olacaklar.

 

THERAPIAGROUP PSİKOLOJİ&PSİKİYATRİ REHBERİ köşesi Psikiyatrist Dr. Alper Hasanoğlu öncülüğünde; Uzm. Psk. Burcu Gençer, Psk. Ceylan Özge Kunduz, Uzm. Psk. Şencan Taşkale tarafından hazırlanmaktadır.

SORULARINIZ İÇİN: info@therapiagroup.com

Facebook: facebook.com/TherapiaGroup

Twitter: TherapiaGroup

İnternet adresi: www.therapiagroup.com