İstanbul kahve kokacak...

Türkiye Kahve Şampiyonası dört gün boyunca sürecek. Türkiye Milli takımı belirlenecek, o en iyiler, dünya şampiyonasına gidecekler
İstanbul kahve kokacak...

Alper ile kahve içiyoruz.

Nasıl girdin bu kahve işine, nereden aklına geldi? diye soruyorum.

“Çok sevdiğim bir arkadaşım, Türkiye’de büyük sanat projelerine imza atan, Zeynep Helvacı, geçen sene bana gelip Türkiye’de yavaş yavaş büyüyen bir dalga, dünyada oldukça büyük, bunu bir festivalini yapmak isterdim dedi. O tarihte bunu faaliyete aldık, uluslararası festivallere gitmeye başladık. Ve tamam Türkiye uyanıyor dedik. Yeni bir dalganın ön minik dalgaları gözüküyor deyip festivali planlamaya başladık.”

Alper Sesli, DSM GROUP’un kurucusu, başkanı ve hangi projeyi kafasına koyarsa, sonuna kadar en iyi şekilde götüren bir deli adam!

“Fakat işin içine girince bütününde inanılmaz farklı endüstri paydaşları olduğunu görmeye başladık.”

Endüstrinin bile kendine bu kadar yatırım yapmadığı bir zamanda, aylardır kahve festivalini tanıtmak için varını yoğunu ortaya koymuş durumda.

Bir çok cam duvar çıkmış karşılarına. Fuar ile festival arasındaki farkı anlatmakta oldukça zorlanmışlar. Konuştukça can damarına doğru geliyor konunun. Aslında çok ufak olan bu endüstride, zamanından önce gelişen, büyük rekabet ortamında bulmuş kendini.

Pazarlamacı gözüyle baktığı zaman, büyük egoların, halihazırdaki rekabeti yarattığını ve bu unsurların kahve piyasasının büyümesine engel olacağını söylüyor. Şu anda, Specialty Coffee -Özellikli Kahve diyelim- Third Wave Coffee -3. Dalga Kahve- Türkiye için çok yeni ve bu emekleme süresinde karşı karşıya durmak yerine yan yana yer alınması gerektiğini de hatırlatıyor.

Başka bir cam duvar ise, Galata Rum Okulu’ndaki yerleşim üzerine olmuş. O köşeyi isterim, onu almazsam gelmem, o katta olmazdan tutun da, o varsa ben gelmem, uluslararası zincir kahveciler gelmesine kadar bir dolu hikaye anlattı. Tabii bu festivali ilk günden duyup, varız deyip, Alper’e sonsuz güvenip onun işini kolaylaştıranları da.

Büyük zincir kahveciler olmasaydı, bugünkü kahve endüstrisi bu kadar tetiklenir miydi, oralet ve instant kahveden buralara gelebilir miydik? Ne bu kadar kahve dükkanı, marka olurdu, ne de bu kadar çok Türk kahvesi servis eden dükkan. Unutmamak lazım. “Önce bu işin girişi gerçekleşir, sonra işin gurme kısmı oluşur.”

Kahvesine güvenmediğini itiraf edebilecek kadar olgun firma sahipleri ile de tanışmış. Bir ben tanışamadım bu dürüst insanlarla, sorsan herkes kavurma üstadı, bebeklikten barista... Halbuki İstanbul’da iki üç kişi gerçekten kavurma yapabiliyor henüz! Henüz... Bir de havalı dükkanlar dizayn etmekle iyi kahve yapmak arasında fark var. Cafe değil, ‘kahve’ci olmak için. Neyse festivale dönelim.

“Aslında tüketicilerin hazır olduğunu ama kahvecilerin daha hazır olmadığını gördük. Tüketici, hadi bana iyi kahve ver, ben iyi bir kahve içmek istiyorum” diyor. Ama kahveciler hazır değil. Henüz emeklemeye yeni başlamış bir sektör var, endüstri paydaşlarının bu çatı organizasyonu altında, beraberce ilerlemesi gerekiyor. Dışarıdan birisi gelmiş yatırım yapılmadığı kadar medya ve sosyal medya, PR yatırımı yapıyor ve bu yatırımcının kahve işi yapmak gibi bir derdi yok.”

“Yurtdışından bile aldığımız destek inanılmaz, ne zaman ki Türkiye’de bunun dedikodusunu yapmayı bırakır kahveye odaklanırlar, o zaman ki bu iş yürüyecek...”

Peki neler oluyor festivalde... 25’i sektör paydaşları ve basının ağırlıklı katılacağı bir gün. 26-28 arası, herkese açık. Günler iki seans şeklinde yürüyor, ister ikisine de ister bir tanesine katılabiliyorsun. İki seans arası bir mola alıyor festival, tazeleniyor, kahve atıkları temizleniyor.

Her gün canlı müzik olacak, ve bu yayınların hepsi, okulun piyes sahnesinde sergilenecek, akustik.... Artizan bar da ufak ölçekli, makina problemi çeken, bir barista bir makinası olduğu için festivale katılamayacaklara bir fırsat doğurmuş, makina var, gel kahveni tattır, tadında! Soyuz, TAF eğitimleri, filmler, tadımlar, atölyeler, sohbetler, seminerler...

La Marzocco 8 makina desteği vermiş, Paşabahçe ne istersen gel al, kullan diyecek kadar benimsemiş, Promocup binlerce tadım bardağına sponsor olmuş, SCAE Türkiye Chapter başından beri destek vermiş.

SCAE Türkiye (Specailty Coffee Association of Europe) ile Alper’i Mert Soley tanıştırıyor ve büyük bir beraberlik doğuyor, ellerinden ne destek, ne yardım geliyorsa yapmışlar. Türkiye Kahve Şampiyonası, okulun en üst katında, dört gün boyunca sürecek. Ve Türkiye Milli takımı belirlenecek, o en iyiler, dünya şampiyonasına gidecekler.

Kahvesever genç, öğrenci okurlarıma, 26-27-28 tarihleri için toplam 100 davetiye benden. 23 Aralık Salı akşamına kadar bana mail atın, geleceğiniz günü de yazın, festivale gelin, öğrenin, tadın, sorun, kahveyi kutlayın!

Festivalin son günü ise, 2015’de düzenleyeceği kahve organizasyonlarını açıklayacak Alper.

“Ben sadece şunu bekliyorum sektörden, eleştirme, destek ol, bunun ucundan tut...”

Türkiye’de kahvenin gerçek yerini bulmaya başladığı bir döneme tanıklık ediyoruz...
4 gün nerede olacağım belli!

İstanbul Kahve Festivali
25-28 Aralık 2014
Galata Rum Okulu


Detaylı program için: http://www.istanbulcoffeefestival.com/


istanbulfood.com