Kadınlar neden yanlış erkekleri seçer?

Hikayemiz, ilkokul sıralarında saçımızı çeken, teneffüste sakızını alnımızın ortasına tüküren oğlana aşık olmamızla başlar. İyi çocuklar bilirler, kızlar kötü çocukları sever.

Kadınlar, romantik ilişkilerinde güven ve sadakat arzuladıklarını söylese de, bir çoğunun hayallerini James Bond, Daniel Cleaver, ve Don Draper süslüyor. Psikoloji Profesörü Peter Jonason’a göre bu tip erkeklerin cazibesine kapılmamızın nedeni, ‘karanlık üçlü’ olarak adlandırılan tehlikeli kişilik özelliklerinin güçlü bir karışımına sahip olmaları: Makyevelizm, narsisizm ve psikopati.

‘Karanlık üçlü’ kişilik özelliğinde, Makyevelist- hilekar, manipüle ederek kişisel çıkar sağlayan; narsist- kibirli, bencil, kendine takıntılı ve psikopat- heyecan arayan, adalet, vicdan ve empati duygularından yoksun davranış yapısı bir araya geliyor. Belli dozlarda hepimizde olduğu düşünülen bu üç özelliğin, başarılı bir yaşamsal stratejiyi temsil ettiğine dair kanıtlar var.

Gizemli, riskli ve heyecanlı tarzı ile bir ajanın yaşam biçimini andırdığı için ‘James Bond ruhu’ olarak da adlandırılan karanlık kişilik özellikleri, evrensel boyutta kadınların ilgisini çekiyor. Araştırmalar, bu üç karakter özelliğine sahip ve sıralamada yelpazenin uçlarında yer alan erkeklerin, daha fazla sayıda kadınla ilişkiye girdiğini ve kısa süreli ilişkileri tercih ettiğini gösteriyor. 57 ülkede 35.000 kişi üzerinde yapılan incelemelerde benzer bağlantılar bulunuyor. Prof. Jonason, karanlık üçlü yaklaşımının, erkeğin soyunu devam ettirmek ve üreme potansiyelini maksimize etmek için kullandığı bir yol olduğunu düşünüyor.

Bazı erkeklerin, sahip oldukları karanlık güçleri kullanarak, daha fazla kadını hayatlarına çekme isteği ve bu yolla doğal güdülerini tatmin etme ihtiyaçları anlaşılabilir, peki kadınların bu erkekleri seçme sebebi ne olabilir?

Yaygın kültürel bir mitolojiye göre, kadının kurtarıcı gücü, dönüştürücü kudreti vardır. Kibirli bir ‘Bay Yanlış’ karakteri, sadece özel bir kadın için tüm karanlık yönlerini, uygunsuz geçmişini geride bırakır ve değişir! Sayısız romantik hikayeye konu olan iyileştirme tutkumuz, dramatik bir Elizabeth Bennet & Mr. Darcy aşkının içinde düştüğümüz yanılgısına ve sonu meçhul ilişkilere uzun süre tahammül etmekte ısrarcı olmamıza neden olabilir.

Eski zamanlardan bu yana kadın, cesur, başarılı ve risk alan, lider ruhlu erkekleri takdir eder, çünkü bu özellikler güçlü genlerin işareti olagelmiştir. Basit bir mantıkla, sağlıklı yeni nesilleri hayata kazandırabilmenin yolu, iyi bir eş seçmekten geçer. James Bond erkeği bu amaç için ideal bir aday gibi görünerek kadınların kısa vadeli ilgisini kazanmayı başarsa da, uzun vadede kadının fedakarlık arayışı su yüzüne çıkar. Mutlu ve güvenli bir yuva kurma güdüsü, genetik yayılmacı planları ile sayısal üstünlük peşindeki bir erkeği seçmesini engelleyecektir. Slyvia Plath, ‘Her kadının gönlünde bir zorba yatar’ der bir şiirinde. Belki de haklıdır... Ancak yolun sonunda pek çok kadın, cesur ve fedakar bir erkeği, risk alan bir fırsatçıya tercih eder.

www.twitter.com/TugbaKirac