1483 sayılı karar

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, Türkiye'nin Irak'a asker göndermesi konusundaki görüşü, kısa bir süre önce tamamladığı...

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, Türkiye'nin Irak'a asker göndermesi konusundaki görüşü, kısa bir süre önce tamamladığı ABD ziyareti ertesinde yaptığı açıklamalar ışığında, Başkan Bush'un yorumuna paralel görünüyor. Başkan Bush, Irak'ta, kendileriyle askeri bir işbirliği içinde bulunmasını istediği ülkelere, bu konuda yeni bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına gerek olmadığı şeklinde telkinde bulunurken, Konsey'in 22 Mayıs 2003 tarihli ve 1483 sayılı kararını dayanak olarak gösteriyordu. Bu karar, Birleşmiş Milletler üyesi devletlere, acaba gerçekten böyle bir yetki veriyor mu?
Kısaca biçimsel bir konuya dikkat çekmekte yarar var: Konsey kararları, metin olarak iki kesimden oluşur: 'Başlangıç paragrafları' ve numaralandırılmış olan 'işlem paragrafları'. İlkinde, karara neden olan gelişmeler, kararın hukuki dayanakları, hangi siyasi anlayış içinde ve hangi amaçlara yönelik olarak uygulanması gerektiği gibi konulara yer verilir. İkincisindeyse, kararın muhatabı ya da muhataplarının somut olarak yapması gereken işler belirtilir.
1483 sayılı kararın başlangıç paragraflarında, Birleşmiş Milletler'in Irak'taki rolü bağlamında, bu karara hâkim olan anlayışı bulmak mümkündür. Bu, insani yardım, Irak'ın yeniden yapılandırılması ve temsili bir yönetişim amacıyla ulusal ve yerel kurumların yeniden inşasıyla sınırlı bir işlev olarak tanımlanıyor.
Birleşmiş Milletler hukuku terminolojisiyle ifade etmek gerekirse, bu çerçevede, 'barış ve güvenlik' konularına yer verilmiş değildir. Sadece, ileriye yönelik olarak, üye devletlerin, Irak'taki istikrar ve güvenliğe katkıda bulunmak amacıyla, personel, donatım ve diğer kaynakları sağlama arzusundan duyulan memnuniyete dikkat çekilmekle yetinilmiştir. Bunun da, bir işlem paragrafı değil, arzu, niyet, temenni belirtir nitelikte bir başlangıç paragrafı olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Kararın ilk işlem paragrafında, üye devletler, genel olarak imar ve inşa ve devlet aygıtlarının işlerliğinin sağlanması hedeflerinin yanı sıra, ülkedeki istikrar ve güvenliğe katkıda bulunmaya da çağırılıyor. Bu, diğer konularla birlikte anlam taşıyacaktır ve mutlaka askeri bir harekât olarak tanımlanmak zorunda da değildir. Bu genel çağrı paragrafının ardından, üye devletlerin özel olarak katkıda bulunmaya davet edildiği konular, tamamen insani yardım niteliğinde ve Irak'ın ekonomik altyapısının imarı ve iyileştirilmesiyle ilgili faaliyetlerden ibaret görünüyor.
Bütün bu faaliyetlerin odak noktasındaysa, ülkedeki geçici otorite bulunuyor. 1483 sayılı kararda, Irak halkının kendi siyasi geleceğini özgürce belirleyebilmesi için, bu otorite tarafından, ülkede etkili bir yönetimin gerçekleştirilmesi vurgulanıyor. Sonuçta, ülkedeki işgal yönetiminin etkili bir icraat ortaya koyması, diğer hedeflerle bütünleşiyor. Bu da, dolaylı olarak, mevcut yönetimin bu hedeflere varma konusunda yeterli bir güce sahip olmaktan uzak olduğu anlamına gelebilir.
Konsey kararında buraya kadar çizilen çerçeve, bittiği varsayılan bir uluslararası silahlı çatışmanın ardından o ülkede yapılması gereken imar ve yeniden inşa faaliyetleriyle ilgilidir. Bu, ABD ve Britanya'nın Irak'ta gerçekleştirdiği askeri müdahalenin veya benzeri müdahalelerin meşruiyetinin teyidi anlamına gelmez.
Bugün, 1483 sayılı karar bağlamında, Irak halkının ülkedeki çabalarına, insani yardım amacıyla değişik biçimlerde katkıda bulunmak mümkündür. Bunun, bu ülkeye askeri birliklerin gönderilmesi biçiminde icra edilmesini gerektiren bir zorunluluk söz konusu değildir. Eğer ülkedeki hâkim güç ABD, ancak askeri bir katkının kabul edilebilir olduğu görüşündeyse ve
bunun dışındaki bir katkıyı kabul etmiyorsa, bu, Irak halkına insani bir yardımda bulunmaktan çok, ancak ABD yönetiminin meçhul stratejik hedeflerine bir yardımda bulunmak anlamına gelebilir.