AK devri

Maliye Bakanı Unakıtan kendisine ve AK Parti'ye yakışan biçimde bir seçim kampanyası yürütüyor. Geçen ayın 11'inde kampanya stratejisini açıkladı: "Ben Maliye Bakanıyım.

Maliye Bakanı Unakıtan kendisine ve AK Parti'ye yakışan biçimde bir seçim kampanyası yürütüyor. Geçen ayın 11'inde kampanya stratejisini açıkladı: "Ben Maliye Bakanıyım. Bakan arkadaşlarıma önceliği Eskişehir'e vermelerini söyledim. Vermezlerse ne olur? Maliye'den zırnık alamazlar!"
Ne zeki, akıllı, uzak görüşlü bir insan şu Unakıtan değil mi? Maliye Bakanlığı forsunu kullanarak seçim bölgesine yatırım yapıyor! Onun kadar zeki olanların dışında kim böyle bir hinliği düşünebilirdi ki? Kimse!
Vatan'da çıkan dünkü habere göre seçim yatırımı olarak Unakıtan şunları yapmış (yaptırmış): İstanbul'dan Eskişehir'e 49 YTL'den uçak seferi, Eskişehir Havaalanı'nın genişletilmesi, kent içindeki demiryolunun yeraltına alınması, çevreyolunun genişletilmesi, Bozüyük'e duble yol yapımı...
Unakıtan, bakan olduğundan beri buna benzer işlere adı karıştığı için eleştirildi. Ailesine ve kendisine çıkar sağladığı ileri sürüldü. Fakat Başbakan Erdoğan 'Abi' dediği Unakıtan'a toz kondurmadı.
Şimdi devlet parasıyla seçim yatırımı yapmasını ve bunu marifetmiş gibi ilan etmesini nasıl karşılamak gerekir dersiniz? Yaptığını o kadar 'doğal' ve 'sıradan' buluyor ki, bununla övünüyor!
'AK' Parti yönetiminde işlerin ne kadar 'AK' olduğunun bundan âlâ göstergesi olabilir mi? Maliye Bakanı kendisine emanet edilmiş olan devletin parasını böyle harcarsa, diğer sorumlular ne yapmaz?
Bu durumda neden yargı çalışmaz? Biliyorsunuz, milletvekillerinin dokunulmazlığı var. 'AK' Parti lideri ve Başbakan Erdoğan geçen seçimde söz vermişti, 'milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldıracaklardı.' Neden kaldırmadılar? AK bahane hazır: "Bürokratların da dokunulmazlığı var, onlar dururken sadece milletvekillerine bulaşmak ne kadar AK olur?"
Olmaz tabii, hiç AK olmaz!
O halde bürokratların da dokunulmazlığı kaldırılsın veya sınırlansın? Onu da 4.5 yıllık AK iktidarları döneminde yapmadılar!
Neden yapmadılar?
İşte nedeni.
Dünkü Milliyet'in haberi: Isparta Belediyesi'nin AK Belediye Başkanı Hasan Balaman için müfettişlerin 13 ayrı ihale dosyasıyla ilgili olarak soruşturma izni istediği, ancak İçişleri Bakanlığı'nın tüm dosyalar için soruşturma izni vermediği ortaya çıktı!
Bir tarafta Unakıtan gibi AK bakanlar, diğer taraftan Isparta Belediye Başkanı gibi bakanlıkça korunan AK başkanlar... Siz AK Parti'nin 100 kere de iktidara gelse dokunulmazlıklara dokunacağına inanıyor musunuz? Ben inanmıyorum!
Aziz Nesin AK değildi. Kırmızıydı. Yazdığı kitapların geliriyle kimsesiz çocukların sığındığı bir vakıf kurdu. Bir süre önce vakıfta bir genç kıza tecavüz edildiği haberi çıktı, iki genç suçlanarak hapse kondu, dayak yedi, işkence gördü. Olay aylarca basının diline düştü. Beş gün önce davanın ilk duruşması yapıldı. Şikâyetçi taraf tecavüz iddiasını kendiliğinden geri çekti. Basından ne bir ses, ne nefes! Ben de bu gelişmeyi Ali Nesin'in Melih Aşık'a yaptığı açıklamadan öğrendim!
Tabii, devir AK devri. Bir çeşit kirli çamaşırları temizleyen deterjan gibi bir şey işte.