Altan'ın Kemalistleri

Neşe Düzel'in bu haftaki konuğu Prof. Mehmet Altan'dı. Doğrusu bazı söylediklerini anlamakta zorlandım. Sayın Altan, büyük bir özgüvenle cesur bir genelleme yapıyor örneğin: "Kemalistler hukuk ve kural tanımazlar!" diyor.

Neşe Düzel'in bu haftaki konuğu Prof. Mehmet Altan'dı. Doğrusu bazı söylediklerini anlamakta zorlandım. Sayın Altan, büyük bir özgüvenle cesur bir genelleme yapıyor örneğin: "Kemalistler hukuk ve kural tanımazlar!" diyor.
Bir bilim adamı olarak böyle bir yargıyı nasıl destekler, merak ediyorum. Ben Kemalistim, ama şimdiye kadar hukuka ve kurallara aykırı davrandığımı anımsamıyorum. Tanıdığım yüzlerce Kemalist için de aynı şeyi söyleyebilirim.
Ama Kemalist olmadığı halde hukuka ve kurallara aykırı davranan pek çok kişi tanıyoruz. 'Benim memurum işini bilir', 'Anayasa'yı bir kez delmekten ne çıkar?' diyen bir başbakan, cumhurbaşkanı. 'Gelişimiz kanlı da olabilir' diyen bir parti lideri. Bu lider ayrıca devlet yardımını usulsüz kullanmaktan ceza yedi! Hukuksuzluğun ve kuralsızlığın nicelerini gördük. Evrakta sahtecilikten ve usulsüzlükten haklarında dava açılmış bakanlar, başbakanlar dizi dizi! "Verdimse ben verdim, n'olmuş yani!" diyenleri de gördük. Daha iki gün oluyor, yapılan bir incelemede devletin verdiği ihalelerin yüzde 36'sının kurallara aykırı olduğu görüldü.
Bu ortamda Mehmet Altan bula bula Kemalistleri buluyor 'hukuk ve kural tanımazlar' olarak!
Altan'a göre bütün Kemalistler demokrasi düşmanı! Hepsi asker yolu gözlüyor! Bunun kanıtı da çok basit: Altı okta demokrasi ilkesi yer almıyor!
İlginç bir mantık. Üzerinden neredeyse bir asır geçmiş pragmatik bir ilkeler demeti içinde demokrasi yok diye tüm Atatürkçüleri demokrasi karşıtlığı ile suçlamak, tarihsel gelişim çizgisini göz ardı etmek anlamına gelmiyor mu? Elbette bugün devletçilik genel bir ilke olarak anlamını yitirmiştir. Demokrasi (İsmet Paşa'nın da katkısıyla) önem kazanmıştır. Atatürkçüleri tüm bu gelişmelerin dışında ve bunlara karşı sayanın mantığını anlamak zor.
Neşe Düzel, Cumhuriyet'i generallerin kurduğunu, bunun ne anlama geldiğini sorunca, Mehmet Altan, Birinci Dünya Savaşı'na katılan generaller yüzünden imparatorluğun parçalandığını söyleyerek Atatürk'ü de suçlu sandalyesine oturtuyor ki, insan 'el insaf!' diyor ister istemez!
Altan, Kemalisterin devleti kullanarak ulus yaratma işine giriştiğini ve bunun doğal gelişme çizgisine ters düştüğünü söylüyor ki, bu ancak kısmen doğrudur.
Genel kanı, Fransa'da devletin ulusu kurduğu, buna karşın Almanya'da ulusun devleti kurduğu yönündedir. Fakat, hangisi önde gelirse gelsin, çağdaş bir ulus-devletin varlığı, gelişmiş bir kapitalizm ile mümkündür. Bu olmadan demokrasi de hayaldir. Pek çok azgelişmiş ülke aynı sorunsalla boğuşmaktadır. 'Ulus' olmanın koşulları olmadan ulus-devletlerin dünyasında var olmaya çalışıyorlar. Türkiye bu sorunu Kemalizmle çözmeye çalıştı.
Kemalizm bir çağdaşlaşma projesidir.
Bu niteliği ile demokrasiye de karşı olamaz, AB'ye tam üyeliğe de karşı çıkmaz.